30 Kasım 2012 Cuma

KUUSAMO Takım Yarışı



Bugün, uzun zamandır izlemediğimiz kadar keyifli ve heyecanlı bir takım yarışı izlediğimiz kanaatindeyim. Özellikle 1. turda Polonya takımı sezon başındaki kötü gidişatını sürdürürken, Finlandiya ve Rusya takımları sonu gelmeyen sakatlıklara, şanssızlıklara rağmen yine de kayakla atlama severleri ümitlendirecek işler yapabileceklerini gösterdiler.  Özellikle Lauri Asikainen muazzam atlayışlar yaparak Fin takımının yeni gözdesi olabileceğinin sinyallerini verdi.
Keza Dmitry Vassiliev ilerleyen yaşına rağmen hâlâ parlak işler çıkarabileceğini gösterdi.
Slo_hvala


Bunun yanısıra, Sloven takımı Jaka Hvala'nın, Peter Prevc'in muhteşem atlayışları ile 1. turu ilk sırada tamamladıktan sonra 2. turda Robert Kranjec'in korkunç atlayışlarına rağmen yarışı 3. sırada tamamlamayı başarabildi.
Japon takımının formu beklediğim kadar iyi değildi ve yarışı 5. sırada bitirdiler. En iyi atlayış, yine tecrübeli sporcu Noriaki Kasai'den geldi. Bir kez daha kendisine hayran kaldığımı söylemeden geçemeyecem.

301112__135

Bana göre yarışın en heyecanlı kısmı son bölüm oldu. Alman takımı ile Avusturya takımı arasındaki rekabetten galip çıkan taraf, Almanya oldu. Richard Freitag, Andreas Wellinger, Severin Freund güçlü performanslar sergilediler. Açıkçası, takım yarışlarının yenilmez Avusturyası'nın uzun zamandır hüküm süren bu üstünlüğünün en azından ilk kez bozulması hoşuma gitti. Ne de olsa sonucun daha ilk turda belli olduğu yarışları izlemek o kadar da heyecanlı olmuyordu. Üstelik sadece ikisi arasındaki rekabet değil, yarışın genelindeki sürprizler(Jaka Hvala, Andreas Wellinger'in süper atlayışları) de bugünkü yarışı bence özel kıldı. Öte yandan, Avusturya takımının Manuel Fettner haricinde oldukça güçlü atlayışlar sergilediğini de gözardı edersem haksızlık etmiş olurum. Özellikle Schlieri Lillehammer'daki geniş tepe yarışındakine benzer performansını tekrarlarken, Wolfgang Loitzl göz doldurdu.
Norveç takımı bu sefer 4.lük ile yetindi. Bu sonuca ciddi katkıda bulunan isimler Anders Bardal ve Anders Fannamel oldu. Öte yandan Tom Hilde bu yarışta beklenileni veremedi. Bıyıkları mı şans getirmedi ne?
Uzun lafın kısası, sezonun ilk takım yarışı(karışık olmayan) bence güzel bir rekabete sahne oldu ve heyecanı boldu. Umarım yarınki bireysel yarış daha da heyecanlı geçer! Benim gönlümden sürpriz isimlerden birisi geçiyor, ne de olsa bu kapasiteye sahip pekçok aday var:)
Şimdiden iyi seyirler diliyorum herkese!

Kamil Stoch Röportajı

FIS, Kamil Stoch’la güzel, uzun ve dolu dolu bir röportaj yapmış. Adam Malysz sonrası Polonya’nın en büyük umudu olan Stoch, geçen sezonu beşinci sırada tamamlamış ve oldukça iyi bir sezonu geride bırakmıştı. Ancak bu sene işler en azından Lillehammer’da istediği gibi gitmedi. Lysgardsbakken’daki haftasonunda elde ettiği en iyi derece 30.luktu. Röportajda yeni kıyafetlerin performansı üzerine etkilerinden yaz döneminde fazla rahatlamasına kadar pek çok şeyden sohbet etmişler Kamil Stoch’la. Buyursunlar;

FISskijumping: Geçtiğimiz üç senede yaz sezonunda kendini çok zorlamadığını, hafif geçirdiğini gördük. Bunun anlamı Yaz Grand Prix’sini Dünya Kupası kadar önemli görmüyor olman mı?

Kamil Stoch: Hayır, öyle değil. Dört sene önce bütün organizasyonlar yarıştım ve oldukça da iyi sonuçlar elde ettim. Yaz yarışlarına katılmadığım ilk senede hayatımdaki bazı değişiklikler beni buna itmişti (2010 yazındaki evliliğini kastediyor). Ama bu o yarışlara diğerlerinden daha farklı bir gözle baktığım anlamına gelmiyor çünkü yer aldığım her yarışa aynı yoğunlukla kendimi vermeye çalışıyorum, en iyimi ortaya koymaya çalışıyorum. Geçtiğimiz yaz sezonunda da bazı şeyler beni Yaz Grand Prix’sinden uzak tuttu. Bu sene ben kendim biraz uzak kalmak ve rahatlamak istedim çünkü önümdeki iki sene oldukça zorlu olacak benim açımdan.

FISskijumping: Bunu sorduk çünkü FIS sezon takvimini genişletmeyi düşünüyor yakın zamanda. Sonbaharın sonlarına doğru başlayacak bir sezon, çok daha fazla organizasyon anlamına geliyor.

Stoch: Artık hemen her sene yeni organizasyonlar ekleniyor, daha geniş bir takvime doğru yol aldığımızı görebiliyorum. Ama bu sene kış sezonu hazırlıklarımı yaparken bunları düşünmedim. Sadece biraz dinlenmek istedim çünkü bu sene Dünya Şampiyonası seneye ise Kış Olimpiyatları var. Dolayısıyla önümüzdeki iki yıl benim için çok yorucu geçecek. Bu yüzden de kafamı biraz rahatlatırken aynı zamanda içimdeki mücadele açlığını yeniden uyandırmak istedim.

FISskijumping: Yazın gündemin bir numaralı konusu yeni kıyafetlerdi. Sen de pek çok defa bu değişime adapte olmakta zorluk çektiğini dile getirdin.

Stoch: Başlangıçta oldukça zordu ve pek çok kimse ayak uyduramadı. Bazıları kolayca adapte olurken bir kısmı zorlandı – Ben büyük sıkıntılar çeken gruptaydım. Kural değişimi beni çok etkiledi ve kendimi toparlamam vakit aldı. Performansımdaki düşüşün ve dinlenmek istememin sebeplerinden biri de kıyafet değişimiydi. Pratikteki teknik değişime alışamadım, asıl zor olan buydu. Ama şimdi görece daha iyi durumdayım. Atlayışlarım geçen sezonki formuma yaklaşıyor ve önümüzdeki yarışlarda bunu gösterebilmek istiyorum.

FISskijumping: Sezon başlamadan evvel biraz ara verip kafanı dağıtmak istediğinden bahsettin. Pek çok sporcu da bu arayı diğer tutkularına ayırmayı seçti; helikopter pilotu lisansı alan da oldu motorsporları yapan da. Senin de kafanı kayakla atlamadan uzaklaştırmanı sağlayan başka tutkuların var mı?

Stoch: Evet benim de var bu tip sevdiğim işler. Ama bu sene daha çok kişisel işlerimi yoluna koymayı tercih ettim; gecikmiş bir balayı ve üniversite mezuniyetim gibi. Sonunda master diplomamı alabildim ve oldukça memnunum durumdan. Ama seneye kendim için bir şeyler yapmayı planlıyorum; planör için lisans alacağım.

FISskijumping: Bir planörü uçururken duyduğun heyecanı kayakla atlamadaki heyecanla kıyaslayabilir misin?

Stoch: Uçma işinde çok fazla adrenalin olduğuna inanmıyorum. Ama planör uçurmakla, kayakla atlamanın pek çok ortak noktası var; hava akımından faydanlanmayı bilmelisiniz, rüzgardaki en küçük değişimi bile kontrol edebilmelisiniz. Ama hepsinden ötesi hız. Bu yüzden tutuldum bu işe; bu yüzden istiyorum lisanslı bir pilot olmayı.

FISskijumping: Yaz sezonunda verdiğin arada “Future City” adında bir oyunun prodüktörüyle çalıştın. Neydi bu iş?

Stoch: BASF’in projesiydi. Benden oyunun elçisi olmamı istediler ve ben de kabul ettim. Çok güzel bir deneyim oldu benim için, hem yepyeni bir şey denedim hem de kendimi çok farklı bir açıdan gösterme şansı yakaladım, biraz da kâr elde ettim. Oyunun amacı bir şehir kurup onu temiz tutmak. Böyle bir oyun yapmaktaki asıl neden ise gençlere bir şehrin düzenini korumanın ve ürettiği atıklardan doğru şekilde kurtulmanın ne kadar zor bir iş olduğunu göstermekti. Oyunun tanıtımında yer alırken Varşova’daki Kopernik Bilim Merkezi’ni ziyaret etme fırsatı yakaladım; unutulmaz bir etki bıraktı üzerimde.

FISskijumping: BASF’le çalışmanın yanında modellikte de denedin kendini. Strubai’de, 4F’in bir fotoğraf çekiminde yer aldın.

Stoch: Sponsora sahip olmak gerçekleştirmek zorunda olduğunuz pek çok yükümlülük de getiriyor beraberinde. Sponsorlar sadece destek vermiyorlar, aynı zamanda diğer projelerde de yer almanızı, reklam kampanyalarına katılmanızı bekliyorlar. Fotoğraflara gelince, kendimi model olarak görmüyorum. Sadece işler o yönde gelişti.

FISskijumping: Fan kulübün bir takvim yaptı ve buradan gelecek olan parayı üyelerinin senin yarışlarını izlemek için yapacaklar masraflara kullanılacak. Sen de bu çabalarına katkıda bulundun. 

Stoch: Bence çok güzel bir fikir. Fan kulübüm büyümek ve daha fazla yarışa gelebilmek istiyor. Ama onlar sporun içinde profesyonel olarak yer alan insanlar değil, sadece keyif için yapıyorlar bunu. Herkes cebinden ödüyor organizasyon masraflarını, dolayısıyla sürekli olarak maddi destek arıyorlar.

FISskijumping: Fotoğraflar Stubaital’de çekilmişti. Senin kayak yapmayı da çok sevdiğini biliyoruz; buzullarda kayma fırsatı yakayalabildin mi?

Stoch: Maalesef, hiç vakit yoktu. Oldukça sıkışık bir programımız vardı. Her ne kadar sadece iki sürse de oldukça yoğundu.

FISskijumping: Bu sene Val di Fiemme’de Dünya Şampiyonası düzenlenecek. Pek çok kişi için sezonun bir numaralı hedefi bu. Sen kendisi için koyduğu hedeflerden sezon öncesinde bahseden bir sporcusun. Son şampiyona senin için pek iyi geçmemişti. Bu sefer mental olarak daha iyi hazırlandığını düşünüyor musun?

Stoch: Dünya Şampiyonası’ndan önce hala daha biraz vakit var, yani daha hazır olabilmek için zamanım var. Dünya Şampiyonası, evet, bu sezonun asıl hedefi. Açık ara en önemli organizasyon. Orada neler yapabileceğimize dair bir şey söylemek istemiyorum çünkü kimse bilmiyor neler olabileceğini. Ama hepimiz her şeyimizi ortaya koyup elimizden gelenin en iyisini  yapacağız.

FISskijumping: Val di Fiemme’de Predazzo’daki tepede yapılacak şampiyona. Orası Adam Malysz’in altın madalyalarını kazandığı tepe. Bu durum üzerinde ekstra bir baskı yaratıyor mu?

Stoch: Predazzo’dayken “burası Polonya’nın tepesi, burada kazanmak zorundayız” yazan bir tabela görmedim. Sadece Adam Malysz’in altın madalyalar kazandığı tepede bu sene Dünya Şampiyonası düzenlenecek, bu kadar. Adam’la kıyaslanmamın önüne geçemeyiz, ama önemli olan bu kıyaslarla nasıl başa çıktığımız. Ben Adam’ın başardığı her şeyi başarmak zorunda değilim. Ki böyle bir şeyi başarmak istesem de benim için çok çok zor olurdu.

Kaynak

Kojonkoski Finlandiya'ya İnanıyor


Geçtiğimiz sezon Norveç’teki görevinden ayrılarak takıma ve kendisini sevenlere hüzünlü anlar yaşatan Mika Kojonkoski, ülkesi Finlandiya’nın spordaki geleceğinin aydınlık olduğunu söylemiş. 

“Kayakla atlama takımımızın kamuoyunun gözündeki değeri son yıllarda çeşitli nedenlerden zarar gördü; üst üste gelen başarısız sezonlar ve ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi çok büyük sakatlık problemleri de yaşandı.”

Ülkesinde düzenlenecek olan ikinci ayak öncesinde açıklamalarda bulunan Mika, takımın çok da uzak olmayan bir gelecekte tekrar yükselişe geçeceğini söylemiş;

“As sporcularımızın arkasından gelen çok büyük potansiyellerimiz var ve yakın zamanda bu potansiyellerine ulaşacaklarına inanıyorum. Birkaç hafta önce başlatılan kampanyalardan da yeni sponsorlar bulmak adına oldukça ümitliyim. Yeniden en iyi yıllarımıza dönmek için ciddi adımlar atmaya başladığımızı görmek çok güzel.”

Kuusamo || Rukakunturi

Dünya Kupası'nın ikinci ayağında sporcular Finlandiya semalarında uçacaklar. Biz de istedik ki tıpkı Lillehammer'da olduğu gibi asıl yarışlardan evvel sporcuları ağırlayacak tepeyle ilgili üç beş detay verelim.

Aslında yapım yılı 1996 olsa da bölgedeki ilk tepenin tarihi 1964'e kadar gidiyor. Ancak yıllar içerisinde gelişen sporun gereklerini sağlayamaz hale geldiğinde hesaplama çizgisinin 120m'de bulunduğu yeni bir tepe inşa ediliyor Kuusamo'ya. Rukakunturi yapıldığı ilk zamanlarda dünyadaki en büyük tepe ünvanını almıştı ama sonradan yitirdi bunu. Ayrıca bulunduğu konum sebebiyle uzunca bir süre Dünya Kupası'nın açılış ayaklarına ev sahipliği yaptı. Finlandiya'nın en soğuk bölgelerinden birinde olması itibariyle Kasım ayında -20'ye varan hava sıcaklıkları görülüyor burada. 

Ekstra bir not daha; her ne kadar tepenin resmi rekoru 147m ile Gregor Schlierenzauer'e ait olsa da 2000 senesinden kalma daha uzun bir mesafe var; 148m. Finlandiya Ulusal Şampiyonası'nda Veli-Matti Lindström tarafından. 2002 Salt Lake'te geniş tepede gümüş alan Finalndiya takımının da üyesiydi.

Yer:                                Kuusamo
Tepenin adı:                    Rukatunturi
Tepe genişliği:                 142.0m
Hesaplama çizgisi:          120.0m 
Tepe Rekoru:                  147.0m Gregor Schlierenzauer, 2007
Takeoff yüksekliği:            3.5m 
Takeoff açısı:                   11.5° 
İniş alanının eğimi:           36.9° 
Yapım yılı:                      1996

27 Kasım 2012 Salı

Happonen Sezonu Kapattı







Fin kayakla atlamacıların sakatlıklarla ilgili kötü şansı yeni sezonda da devam ediyor. Bu sefer, Fin medyasına göre uzun bir süre yarışlardan uzakta kalacak olan Janne Happonen’de tekrardan sıra.  

Daha önce de kariyerinde ciddi sakatlıklardan dolayı çeşitli aksilikler yaşamış olan 28 yaşındaki sporcu, pazar günü Lillehammer’da yapılan Dünya Kupası yarışının eleme turunda düşerek dizinden sakatlandı.

Pazartesi günü yapılan ilk MRI’dan sonra menisküs tehşisi konuldu ve salı günü Kuopio’da yapılan ameliyatta ön çapraz bağ kopmalarının koptuğu teyit edildi.


Sezon Happonen için Şimdiden Kapandı

Baş antrenör Pekka Niemelae YLE.fi’ye durumu değerlendirdi: "Ön çapraz bağlar neredeyse tamamen yırtılmış. Ameliyat iyi geçti, fakat bu tip yaralanmaların ardından yaklaşık altı aylık bir iyileşme süreci gerekir.” Bu da Fin sporcu için 2012/13 sezonunun şimdiden kapandığı anlamına geliyor.




kaynak: http://berkutschi.com/

Jan Szturc: Lukasz Kruczek Hata Yaptı





Beskids’deki bir çok atletin öğretmeni ve Adam Malysz’in ilk koçu olan Jan Szturc’ın, Lillehammer’daki açılışta Polonyalı atletlerin kötü performanslarının sebebiyle ilgili bir teorisi var.

- Express Illustrated’le yaptığı röportajda “Lillehammer’da yapılan Dünya Kupası açılış yarışlarında Polonyalı kayakla atlamacıların kötü performanslarının trajediyle bir alakası yok.” dedi. “Bence, ulusal takımımızın koçu Lukasz Kruczek, İskandinavya’daki kampın son bir kaç gününde eve dönemye karar vererek hata yaptı. Yorucu yolculuklarda kazanılan formu da kaybetmek yerine, dünya Kupası yarışları başlayana kadar Lillehammer’da kalmalı ve form tutmalıydık. İleride ders alınması gereken, hatalı bir taktik sonucu üzücü bir tecrübe yaşandı.”

“Lillehammer’daki tepede Polonya kayakla atlaması kesinlikle yara aldı. Şahsen, bir kaç gün içinde Kuusamo’da gerçekeşecek dünya Kupası yarışı için, bu sefer kayakla atlamacılarımızın çok daha iyi bir antrenmanlarla hazırlanıp, ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını ve bizi utandırmayacaklarını umuyorum.” diyerek umutla sözlerini bitirdi Jan Szturc.



kaynak: http://www.skijumping.pl/

Yeni Sezona Girerken Takım Koçlarından Bazı Değerlendirmeler: David Jiroutek




David Jiroutek, 2009 yılından beri Çek Kayakla Atlama Milli Takımının baş antrenörü ve 2009'dan bu yana takım giderek yükselen bir başarı grafiği çiziyor. 39 yaşındaki antrenörün, Roman Koudelka ve Lukas Hlava gibi her zaman üst düzey sonuçlar elde edebilecek yetenekte iki genç sporcusu, ayrıca Jakub Janda ve Jan Matura gibi takımı her zaman istikrarlı performansları ile güçlü kılan iki deneyimli ve kıdemli sporcusu var.
 
Çek takımının bu yaz düzenlenen Grand Prix serisinde aldığı en iyi sonuç, Lukas Hlava'nın Hinterzarten'daki müthiş üçüncülüğü oldu.
 
Uluslar Kupası'nda elde ettikleri 7.lik, Çek takımının son 6 yılda elde ettiği en iyi sonuç oldu. Keza, Roman Koudelka, Dünya Kupası'nda geçen sene kılpayı ilk galibiyetini kaçırdı. Lukas Hlava, Lahti'de podyumdaydı ve bu yaz oldukça güçlüydü. Jan Matura genel klasmanda Kıtalar Kupası'nı kazandı. Kısacası, Çek takımı giderek daha da güçleniyor. Bu sezonda Çek sporculardan neler bekleyebiliriz sorusuna Jiroutek, hepsinin çok iyi hazırlandığı ve en üst seviye sonuçlar elde etmek için savaşmak istedikleri şeklinde cevap veriyor. Jiroutek, pekçok şeyin, hazırlıkların son evresine bağlı olduğunu, çünkü bu bölümün takıma iyimserlik ve kendine güven kazandırdığını, o nedenle çok önemli olduğunu ekliyor. Geçen sezon sporcularının, en iyiler arasında olduklarının farkına vardıklarını ve bu sezona hazırlanırken kazanma isteği ile dolu olduklarını gördüğünü belirtiyor.
 
Çek antrenör, önceliklerinin takım yarışlarında en iyi sonuçları elde etmek olduğunu, bu anlamda 2013 Dünya Şampiyonası'nda en azından 5. olmayı hedeflediklerini ve bunu başaracaklarını ifade ediyor.
 
Gerek Koudelka'nın gerek Hlava'nın Dünya Kupası şampiyonu olabileceklerine inandığını belirtiyor Jiroutek.
 
Yeni formalara gelince, Jiroutek, formaların daha dar olması neticesinde kötü bir atlayışın ve hava koşullarının şimdi daha büyük etkisinin olacağını düşünüyor ama bunun herkes için geçerli olduğunu da ekliyor. FIS'in bu yaz uyguladığı adil denetim sistemine devam etmesi durumunda sezonun oldukça ilginç bir hale gelebileceğini düşünüyor Çek antrenör. Aynı sebepten, pekçok ülkeden pekçok sporcunun Dünya Kupası Şampiyonu olabileceğini, o nedenle bu sezonun geçen yıllardan daha da heyecanlı geçeceğini umuyor.
 
Jiroutek, Avusturyalı sporcuların bu sezon da yarışlara hükmedip hükmetmeyeceği sorusuna, Avusturyalı sporcuların bunun için ellerinden gelen herşeyi yapacaklarını ve bu güçte olduklarını, dolayısıyla böylesi bir dominasyonun tamamen sporcuların performanslarına bağlı olduğunu söylüyor.
 
Çek takımı, ilk ayakta Jiroutek'in beklentilerine pek karşılık veremedi diyebilirz. Karışık Takım Yarışı'nı 6. sırada, iki bireysel yarışı ise Lukas Hlava'nın 14.lüğü ve 32.liği ile noktaladı. Koudelka 33.lük ve 49.luk elde etti. Jan Matura ise, 35.lik ve 47.lik elde etti. Jakub Janda ve Borek Sedlak varlık gösteremediler.
 
Umarız bundan sonraki yarışlar, Çek takımı için daha iyi geçer. 

26 Kasım 2012 Pazartesi

Happonen Ameliyat Olacak

Lillehammer'daki eleme atlayışları sırasında geniş tepede düşüş yaşayan Janne Happonen, salı günü bıçak altına yatacak. Kuopio'daki hastanede kontrolleri yapılan Happonen'in menisküsünde yırtık oluştuğu tespit edildi. Ayrıca doktorlar, çapraz bağlarda oluşabilecek sakatlıkları önlemeyi amaçlıyor.

"Şu an en önemlisi soğukkanlı olmak. Menisküs sakatlığı sebebiyle Janne altı hafta tepelerden uzak kalacak." diyor Pekka Niemelä. 

Happonen, geçmiş yıllarda iki kez sol dizinden sakatlanmıştı. Fin atlet bu sefer ucuz kurtulmayı umuyor.

Kaynak: www.skispringen-news.de

Alexander Pointner'in 100. Zaferi



Gregor Schlierenzauer’in  Lillehammer’daki erkekler geniş tepe yarışını kazanması, Avusturya antrenörü Alexander Pointner için de özel bir anlam taşıyor. Lillehammer’daki bu zafer, Pointner dönemi boyunca Avusturyalı sporcuların kazandığı 100.Dünya Kupası birinciliği olarak kayıtlara geçti.




 Avusturya Takımının başında 9.sezonuna başlayan 41 yaşındaki Pointner “9.senemize başladığımız ve geride kalan 8 sene boyunca aralıksız şekilde benimle çalışmış olan tüm takıma teşekkür ediyorum.Sonunda hep birlikte 100.Dünya Kupası zaferimizi kutluyoruz.Çalışmalarımızın ödülünü almış olmamız kesinlikle harika bir his ve ayrıcalık.” şeklinde konuştu.

Sezonun açılış haftasından sonra pozitif bir tablo çizen Pointner, Andreas Kofler’in cuma günü diskalifiye olması üzerine “ Karışık takım yarışındaki hatalarımız, ‘Beraber kazanır,beraber kaybederiz’ sloganımızı kanıtladı.” dedi ve şöyle devam etti “ Ertesi gün Thomas Morgenstern ile sezonun ilk podyumunu, bugün ise kazanılan ilk birinciliği kutluyoruz.Biliyoruz ki mutlu olmamız gereken başka şeyler de var."
Schlieri'nin birinciliği ile artık Pointner’in hanesinde 83 bireysel, 17 takım birinciliği bulunuyor.

                Kaynak: http://www.skispringen.com/