Kamil Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kamil Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2014 Çarşamba

Kamil Stoch Kuusamo’da Yarışamayacak

Çift Olimpiyat Şampiyonu Kamil Stoch, ayak bileğindeki yaralanmadan dolayı, Dünya Kupasının bir sonraki ayağı olan Kuusamo’da yer alamayacak.



Bu yaralanma Cuma günü Klingenthal’de ortaya çıktı ve 27 yaşındaki Leh sporcu, geçen hafta Dünya Kupası açılışında daha şimdiden iki yarışı da kaçırdı.

Salı günü yapılan ileri tıbbi testler sonrasında, Stoch’un Finlandiya’da yapılacak iki yarışta daha yer alamayacağı duyuruldu. “Şimdiden çok daha iyi durumda, ama Kamil hala bileğinde ağrı duyuyor. Doktorun söylediğine göre 3-5 gün sonra tekrar antrenman yapmaya başlayabiliecek.” diyerek açıkladı baş antrenör Lukasz Kruczek’in, Leh Kayak Derneği’nin internet sitesinde.




Kaynak:  http://www.fis-ski.com

22 Aralık 2013 Pazar

ENGELBERG'DE İKİNCİ GÜN: POLONYA TAKIMINDA BAYRAM HAVASI VAR!
 
Podium_2_engelberg_13_kopie
 

Bu akşam gerçekten Polonya'da olmayı çok isterdim. Şu anda mutluluktan çıldırmış durumda olan Lehler yüzünden ortalık ellialtıya gitmiş olsa gerek!
 
Şaka bir yana, Engelberg'de tadına doyum olmayan iki muhteşem bireysel yarışa tanık olduk. Dünkü ikinciliğin ardından bugün Kamil, Jan ile yer değiştirdi ve birinci oldu ve sarı mayoyu giydi. 132 ve 130 m.lik atlayışları onu kaçınılmaz zafer ile ödüllendirdi. Kamil, sarı mayoyu Adam Malysz'den sonra giyen ikinci Polonyalı olmaktan gurur duyduğunu, onun çok büyük bir kayakla atlamacı ve atlet olduğunu, kendisinin şimdiden 4 Tepe Turnuvası'nın favorileri arasında gösterildiğini ancak bunun kendisi için yeni bir şey olmadığını söylerken oldukça kendinden emin görünüyor. Kamil, ayrıca, Noel için eve gidiyor olmaktan mutluluk duyduğunu ve Turnuvaya çok iyi bir şekilde hazırlanarak geleceklerini de ekliyor.
 
Günün sürprizi Andreas Wellinger oldu bence. Dün gösterdiği kötü performanstan sonra genç Alman bugün 129.5 ve 131 m.lik atlayışları ile yeniden ortalığı kızıştırmayı başardı. Üstelik Almanya adına 4 Tepe Turnuvası öncesinde moral ve güven kaynağı oldu diyebiliriz. Andi Wank da yarışı 10.sırada tamamlayarak bu morale katkı sağlamış oldu. Öte yandan Severin Freund dünkü düşüşünden sonra bugün ilk turda oldukça kötü bir atlayış(121 m.) yaptıktan finalde 131.5 m.'ye giderek işleri toparlamaya gayret ettiyse de yarışı ancak 22.sırada tamamlayabildi. 
 
Ve sevgili Jan Ziobro, dünün kahramanı, bugün de büyük bir işe imza atarak Engelberg'de Polonya'nın hakimiyetini bir kez daha ilân etmesini sağladı. İlk atlayışında 133 m.'ye giden Jan, Schlieri ve Kofi ile günün en uzun atlayışını yapan sporcu oldu. Jan, bugün üzerinde fazla baskı hissetmediğini, dün zaferinden sonra annesini aradığını ve Polonya'da ortalığın karıştığını öğrendiğini söylüyor. Bu ikinci güzel hediye ile onun da harika bir Noel tatili geçireceği şüphesiz!
 
Schlieri, tam da dün dediğim gibi, bir anda 133 m.lik bir atlayış yaparak ilk turu 1.sırada kapatıverdi. Bu adamın ne yapabileceğini kestirmek gerçekten çok zor! O anda kimbilir bahisler ne hale geldi? İkinci turdaki 128.5 m.lik atlayışı maalesef yeterli olmadı ve podyumu 1.6 puan farkla kaçırarak yarışı 4.sırada tamamladı. 4 Tepe'ye doğru bu iniş ve çıkışlar neye alamet acaba?
 
Anders Bardal, 0.9 puan farkla hemen Schlieri'nin arkasında kaldı ve günün en iyi Norveçli sporcusu oldu. Onun başarısına Anders Fannamel, aldığı 7.sıra ile önemli bir katkı sağladı.
 
Avusturya cephesindeki diğer gelişmeler; Diethart, 6.; Loitzl, 9.; Kraft, 13. ve Kofi, 14. oldular.
 
Sloven Peter Prevc ve Jaka Hvala, aldıkları 8. ve 12. lik ile gelişme göstererek beklentileri yükselttiler.
 
Çek sporcu Jakup Janda, Rus sporcu Kornilov ile birlikte 15. sırayı paylaştılar. Kornilov'un 131 m.lik atlayışı göz doldurdu gerçekten!
 
Evsahibi Simi ise, ilk turu 6.sırada tamamlayarak umutları yeşertse de yarışı ancak 20.sırada tamamlayabildi ve tam anlamıyla hayalkırıklığı yaşadı. 4 Tepe öncesinde bu sonuçların onu nasıl etkileyeceğini tahmin etmek zor, ancak 4 Tepe, kesinlikle hiçbir yarış ile karşılaştırılamayacak derecede apayrı bir tecrübe, bir motivasyon, bir olay! O nedenle, bu kez herşey çok farklı olabilir ve İsviçreli veteran, altın kartalına kavuşabilir:)
 
Dünya Kupası sıralamasında, Stoch 410 puanla 1., Schlieri 352 puanla 2., Bardal 311 puanla 3., Freund 267 puanla 4. ve Wellinger 259 puanla 5., Taku Takeuchi 255 puanla 6., Simi 244 puanla 7, Noriaki Kasai 225 puanla 8., Morgi 221 puanla 9. ve Piotr Zyla 200 puanla 10., Jan Ziobro 189 puanla 11.  sıradalar. Bakalım, 4 Tepe Turnuvası, sen nelere kadirsin?

ENGELBERG'DE BİRİNCİ GÜN: POLONYA'NIN MÜTHİŞ BAŞARISI
 
Tm__2738 
 
Engelberg'deki birinci bireysel yarış gerçekten harikaydı. İlk on içerisinde 4 Polonyalı ve 3 tane Norveçli sporcu yer aldı.
Jan Ziobro, 1.turdaki 134 m.'lik atlayışının ardından 2.turda 141 m.'lik muhteşem bir atlayış gerçekleştirdi ve böylece Dünya Kupası'ndaki ilk galibiyetini elde etmiş oldu. Bu başarı gerçekten müthiş! Jan'dan, böylesine bir patlama yapabileceğini açıkçası pek beklemiyordum, ama bu başarısının da tesadüf olabileceğini söylemek sanırım kendisine haksızlık etmek olacaktır. 
Günün ikinci adamı ise şüphesiz Kamil Stoch idi. Polonyalı sporcu, artık formuna kavuştu ve sanırım istikrarı da buldu. Artık Kamil'i tutabilene aşkolsun! 137.5 m.'lik atlayışı ile 1.turu zirvede tamamlayan Kamil, ikinci tursa 129 m.'ye gitti ve yarışı ikinci sırada tamamladı. Puanı açıklandıktan sonra Jan'ı ilk kutlayan da o oldu.
Gerçekten hem her iki sporcu hem Polonya takımı adına muhteşem bir gün oldu Engelberg'de! Jan, mutluluğunu, 'bu günü kesinlikle hayatım boyunca unutmayacam' şeklinde ifade etmiş:) Kamil de, takımın çok iyi hazırlandığını ve bu günün Polonya takımı için iyi bir gün olacağını hissettiğini, ama bu derece iyi bir sonuç alabileceklerini ummadığını, çok mutlu olduğunu söylemiş.
Piotr Zyla ve Klemens Muranka da yarışı 6. ve 7.sırada tamamlayarak Polonya takımının göz dolduran başarısına büyük bir katkı sağladılar. Özellikle Klemens seyircilerin büyük beğenisini kazandı. Takım koçu Lukasz Krucjek ve tüm teknik ekibini ve Polonyalı sporcuları tebrik ediyoruz! Ne yalan söyleyeyim Polonya kazanınca çok mutlu oluyorum, galiba hala Adam Malsyz'in etkisi var üzerimde, sanki o kazanıyormuş gibi geliyor:)
Polonya'nın yanı sıra Norveçli sporcu Anders Bardal'in de başarısı takdire şayandı. Performansından pek memnun olmayan sporcu, sanırım arkadan gelen rüzgara maruz kalmış, iniş konusunda çalışması gerektiğini ifade etmiş. Bir de, 'Umarım Polonya takımı sabaha kadar parti yapar da yarın geçilirler' diye esprili bir temennide bulunmuş:) Bardal dışında, Ingvaldsen ve Fannemel yarışı 9. ve 10.sırada tamamladılar. Dolayısıyla Norveç adına fena sonuçların alınmadığı bir ayak olduğu denilebilir.
Avusturya'dan Thomas Diethart 129.5 m. ve 135.5 m.'lik atlayışları neticesinde podyumu sadece 0.3'lük bir farkla kaçırdı. Atlayışlarında istikrar devam ediyor ve Avusturya adına güzel işler yapıyor Thomas. Avusturya'nın ikinci adamı ise kıdemli sporcu Wolfgang Loitzl idi. Elemeleri kazanan Wolfgang'ın atlayışları müthişti ve yarışı sekizinci sırada tamamlayarak Dünya Kupası sıralamasında bu sezon ilk kez ilk on içerisine girdi. Morgi ile ilgili sanırım yeni bir haber yok, ama dileğimiz bir an önce iyileşip 4 Tepe Turnuvası'nda yerini alması!
Jakub Janda yarışmayı 5.sırada tamamlayarak sezonda şimdiye kadarki en iyi sonucu almış oldu.
Simi evinde ikinci turda inanılmazdı! Uzun süre birinci sırada kaldı ama son on sporcuda podyum her atlayıştan sonra değişti. Öylesine büyük bir heyecan ve rekabet yaşandı ki, herkes iyiydi ama hep daha iyi atlayan birisi çıkageldi ve sonunda Simi yarışı 11.sırada tamalayabildi. Sanırım yarıştaki son on atlayışı seyreden tüm kayakla atlama severler heyecandan yerine oturamamıştır, gerçekten müthişti.
Alman sporcular umduklarını bulamadılar. Severin Freund ilk turda düşerek final turuna kalamadı.
Slovenyalı sporcular Peter Prevc ve Rok Justin kendilerini biraz geliştirerek 15. ve 16. sırada günü tamamladılar ve 4 Tepe Turnuvası öncesinde moral buldular.
Janne Ahonen istediğini yapamadı ve 23. sırada yarışı tamamladı.
Schlieri ise gerçekten formdan çok uzak bir performans sergiledi ve sezondaki en kötü sonucu(27.sıra) aldı. 4 Tepe öncesindeki son yarışta(Engelberg) kendine güvenini tazeleyecek bir sonuç alması iyi olacaktır. Gerçi 4 Tepe'nin motivasyonu hiç bir yarışa benzemiyor, o nedenle Schlieri'nin ne yapabileceğini kestirebilmek o kadar da kolay değil!
  
 



14 Aralık 2013 Cumartesi

Thomas Morgenstern Titisee-Neustadt’da Zafere Ulaştı



Neredeyse iki yıl sonra Dünya Kupası’nda aldığı ilk galibiyetiyle Thomas Morgenstern dünya sıralamasında elit sporcular arasına geri döndüğünü kesinlikle gösterdi.  Avusturyalı, Polonyalı Dünya Şampiyonu Kamil Stoch ve İsviçreli dört defa Olimpiyat Şampiyonu Simon Ammann’ın önünde, 143.5 ve 139 metrelik atlayışlarda aldığı toplam 284.1 puanla Titisee-Neustadt’da kazandı.

İlk tur sonunda Morgenstern liderliği eline alırken, ilk turda 137m atlayan Stoch final turunda sekizincilikten ikinciliğe yükseldi. 141.5m ile liderin 3.3 puan arkadaşında kaldı. Ammann günün en uzun atlayışı olan 144 ve 138 metreye giderek, 277.6 puan aldı ve Stoch gibi sezonun ilk podyumuna ulaştı.


Galip Thomas Morgenstern, yarışmanın sonunda çok mutluydu: “Bu benim için harika bir gün ve bunun tadını çıkaracağım. Yarın başka bir gün ve yeni bir yarışma ve ben yine elimden gelenin en iyisini yapacağım. Şimdiye kadar Titisee-Neustadt’da kaç tane yarış geçirdiğimi bilmiyorum, ama bunun gibi bir yarışma da hatırlamıyorum. Tepenin biraz eski olduğunu söyleyebiliriz ve ben bunu seviyorum. Burada olmaktan çok keyif alıyorum.

Kamil Stoch memnundu: "Atlayışlarımın hepsi güzeldi, şimdiye kadarki altı atlayışımın en kısası 136m idi. 141.5 metrelik son atlayışım benim ne kadar formda olduğumu gösterdi. Şu anda takımımızın en iyilerden biri olduğunu ve Sochi’de madalya şansı olduğunu düşünüyorum. Hala Olimpiyat için çok zaman var ve biz ondan önce daha çok yarışmalara konsantre olduk.”

Simon Ammann tamamen tatmin olmamış: “Kamil’in final turunda çok uzun atlayacağını ve jürinin de bunun üstüne kapıyı düşüreceğini umuyordum. Maalesef öyle olmadı ve böylece uçuşum kısa bir mesafede bitti. Sochi’yle iligli olarak: Bu kış sadece Sochi’ye odaklanabilirsiniz. Birçok yarışma var ve sonunda bir yada iki kazanan olacak, bu planlanamaz.”  


Dünya Kupası galibiyet rekortmeni Gregor Schlierenzauer dördüncü oldu. İlk turun sonunda 135.5m ile on üçüncü oldu. Final turunda takım arkadaşı Morgenstern podyum görmesine engel oldu. “Schlieri” podyumu 5.8 puanla kaçırdı.

Schlierenzauer’in sadece 0.9 puan gerisinde kalan Severin Freund en iyi Alman oldu, ve istikrarla ne kadar formda olduğunu gösterdi. Bu deneyimli Noriaki Kasai için de geçerli. 269.5 puanla altıncı olan 41 yaşındaki sporcu, dördüncü kez arka arkaya ilk ona girmiş oldu. Aynı zamanda yarışmadaki en iyi Japon da oydu. Daiki Ito sekizinci ve Taku Takeuchi on birinci bitirdi yarışı. Jurij Tepes ilk turu ikinci bitirerek Sloven takımına iyi bir sonuç için umut verdi, fakat final turunda sadece 127.5 metreye giderek on dördüncü oldu. Robert Kranjec en iyi Sloven oldu, yedinci bitirdi yarışı.  Richard Freitag dokuzuncu ve Dünya Şampiyonu Anders Bardal da ilk onda bitirdi.

Japon takımının yanı sıra, hiçbirinin podyumda olmamasına rağmen Alman takı mı iyi bir takım performansı sergiledi. Marinus Kraus ve Michael Neumayer on beşinci ve on altıncı, Andreas Wank ve Karl Geiger ise yirmi üçüncü ve yirmi dokuzuncu oldu.

Polonya takımı yükselen bir grafik sergiledi. Stoch’un dışında, Piotr Zyla ve Maciej Kot on ikinci ve on üçüncü olarak iyi sonuçlar elde ettiler. Dawid Kubacki (17.) ve Klemens Muranka (24) da puan almayı başardılar. Avusturya’nın da final turunda dört atleti vardı. Ama Wolfgang Loitzl (18.) ve Stefan Kraft (25) üst basamaklar için savaşamadılar. Norveçliler için gün o kadar da iyi değildi. Bardal dışında sadece Rune Velta final turuna kalabildi ve 28. oldu. Anders Fannemel 31. olarak final turunu sadece 0.1 puanla kaçırdı.

Titisee-Neustadt’da Dünya Kupası Pazar günkü ikinci bireysel yarışla devam edecek.



Kaynak:   http://www.fis-ski.com

23 Mayıs 2013 Perşembe

2013-2014 İçin Polonya Takımı

Yaz grand prix'sine doğru giderken tüm takımlar şekillenmeye başladı. Son olarak Polonya da A Takım ve genç takım kadrolarını belirledi. Genç takım iki alt gruba ayrılıyor, ikinci kategorideki kadroda yalnızca 1994 ve daha sonraki yıllarda doğmuş sporcular bulunuyor.

A Takım:
Kamil Stoch
Piotr Żyła
Maciej Kot
Dawid Kubacki
Krzysztof Miętus


Genç Takım: 

I. Grup:

Klemens Murańka
Stefan Hula
Jan Ziobro
Bartłomiej Kłusek
Grzegorz Miętus
Łukasz Rutkowski


II. Grup:
Aleksander Zniszczoł
Krzysztof Biegun
Stanisław Biela
Jakub Wolny
Przemysław Kantyka
Adam Ruda
Krzysztof Leja


Kaynak: skijumping.pl

24 Mart 2013 Pazar

PLANICA


Her güzel şey gibi kayakla atlamanın da sonuna geldik. Bu kayakla atlama dönemi boyunca sporculardan  düşenler oldu, gülenler, sevinenler oldu, ağlayanlar, tek ayağı ile telemark yapanlar, ilk podyumunu görenler ilk madalyalarını alanlar ve 50. galibiyetine ulaşanlar. Bu güzel dönem boyunca bize sonsuz keyif yaşatan değerli sporculara ev sahipliği yapan ülkelere, kayakla atlamanın en büyük unsurlarından olan mükemmel seyircilere teşekkür etmek lazım. Ve son yolculuk Planica'ya geçersek inanılmaz bir atmosferin olduğunu söylüyor sporcular, hava gayet iyiydi Planica'da ve bu havanın iyiliği Schlieri'ye yaradı.50. galibiyeti alıp sezonu mutlu bir şekilde bitirecek olan bu adama saygı duymak lazım.

Ve bu Planica fotoğrafları için Joanna Chmara'ya teşekkürler..

                                     














1 Mart 2013 Cuma

Kamil Stoch: "Harika Bir Gün"





Son anına kadar heyecanın devam ettiği Predazzo’daki Dünya Şampiyonası geniş tepe yarışında Kamil Stoch altın madalya kazandı.

"Başlangıçta hislerim coştu ve her şey patladı. Şimdi normale döndü, ayaklarım yere basıyor. Harika bir his, bu çok güzel bir gün.” Kamil keyifle anlattı.

“Sonuçlar ekrana yansıtıldığı anda madalya aldığımdan emindim. İyi atlamıştım ama hangi sırayı alacağımı bilemiyordum, çünkü diğer atletlerin daha ileriye gittiklerini duydum, ama normal bir atlayışla her şeyin iyi olacağını biliyordum” dedi Leh sporcu.




"İlk başta heyecandan mideme kramplar girerdi, ama normal tepedeki birçok yarışta bununla nasıl başa çıkmam gerektiğini öğrendim. Şimdi de buna yoğunlaşarak üstesinden geldim.” diye ekledi.

"Aynı kişilerle aynı oranda yarıştığımız için, iki yarışma da eşit derecede önemli. Normal tepede başarılı olamadım. Bu madalyayı alacağıma inanan ve zor zamanlarımda yanımda olup beni destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Bugün hepimizin ortak başarısı.” destekçilerine teşekkür etti atlamacı.

"Sonuna kadar savaştım. Çok şey yapabileceğimi biliyordum, hiçbir şey için moralimi bozmadım ve gidip yapmam gereken şeyi yaptım.” şeklinde bitirdi Kamil Stoch.


Kaynak:     http://www.skijumping.pl

12 Ocak 2013 Cumartesi

Zakopane'de 'Anders'lerin Dublesi

Takım yarışında alınan yedincilikten sonra Norveç, bugünkü duble zaferle taraftarlarını sevindirdi. Anders Jacobsen (128.5 ve 131.5 m, 273.3 puan) ve Anders Bardal (132.5 ve 132 m, 271.6 puan) Wielka Krokiew Arena'daki 25 000 izleyiciyi büyüledi. Yerel kahraman Kamil Stoch (133 ve 127 m, 268.7 puan) podyumun son basamağının sahibi oldu.



"Zakopane'deki atmosfer inanılmaz, izleyiciler olağanüstü. Kendi evinde Kamil'e karşı zor bir mücadele oldu. Burada kazandığım için çok şanslıyım." dedi Jacobsen. Bu zafer Norveçli atletin toplamda dokuzuncu, bu sezonki üçüncü zaferi.

Bardal Wisla'daki zaferinden sonra Zakopane'deki podyumla formda olduğunu gösterdi. Geçen sezonun şampiyonu, ikinci sırayı almış olmaktan çok memnun: "Takımımız çok iyi bir yolda ve iyi bir seviyeye ulaştık. Şu andan itibaren Val di Fiemme'deki Dünya Şampiyonası'na odaklanıyoruz."

İlk turda lider olan Kamil Stoch, ikinci turda 127 metreye uçtu ve bu atlayış Norveçlileri yakalamasına yetmedi. "Her şeye rağmen bu haftasonundan memnunum. Şu anda gayet formdayım ve Val di Fiemme'ye konstantre olacağım. Takım yarışını kazanamadığımız için tüm seyircilerimizden özür diliyorum ama gelecek yıl daha güçlü olacağız."

Richard Freitag, 262 puanla (130 ve 127.5 m) dördüncü olarak ilk 10'daki tek Alman sporcu oldu. Severin Freund ve Andreas Wank 22. ve 24. sırayı aldılar. Andreas Wellinger (31.) ve Maximilian Mechler (50.) finale kalamadılar. Dünkü takım yarışında dördüncü sırayı alan Werner Schuster'in ekibi (Polonya'da takımın başında Stefan Hochgacher vardı) bu sonuçlarla hayal kırıklığı yaşattı. Freund, genel klasmanda dördüncü sıraya düştü. Alman takımı Çarşamba günü Sapporo'ya hareket edecek.

Çek Jan Matura'nın performansı gitgide iyileşiyor. 33 yaşındaki atlet önümüzdeki haftalarda ilk podyumunu alabilir. Lukas Hlava ise elemelerde kurallara uymayan tulumu sebebiyle diskalifiye edildi.

Gregor Schlierenauer, soğuk algınlığına rağmen yarışa katılmayı tercih etti ve sekizinci sıra ile mutlu olduğunu dile getirdi. "Kendimi 90 yaşında hissediyorum, yine de atlamak istedim." 90 yaşındaki Dört Tepe şampiyonu, hastalığını da göz önünde bulundurursak günün en iyi performanslarından birini sergiledi. Schlierenzauer'in bu performansı Avusturya takımının Schlieri üzerine kurulu olduğunu gösterdi. Stefan Kraft 11., Michael Hayböck 15., Wolfgang Loitzl 25. ve aklı evinde kalan Morgenstern 27. oldu. Anders Kofler'in 35. sırası, final atlayışlarına yetmedi.

Genel klasmanda Schlierenzauer 840 puanla ilk sırada. Anders Bardal (655 puan) ve Anders Jacobsen (578 puan) Avusturyalı'yı takip ediyor.

Berkutschi.com

5 Ocak 2013 Cumartesi

Şampi...

Innsbruck öncesi bir sorum vardı, okumuş olanlar hatırlayacaktır:

"2006-2007 sezonuna dönelim, tam da bugüne. Ga-Pa sonrası puan durumunu yazıyorum: Schlieri: 425 - Jacobsen: 407. Fark 18 puan.

O sezon Dört Tepe'yi kim kazanmıştı derseniz: 17 puan farkla Jacobsen.

 Schlieri kendi evinde o sezonun rövanşını alabilir mi?"


4 Ocak 2013 tarihinde Schlieri, bunun için çok sağlam bir adım attı ve avantajı tam tersine çeviriverdi; tıpkı 2007'de Jacobsen'in yaptığı gibi. İzlemiş olanlar hatırlar, o sene B'hofen ayağında Schlieri'ye birincilik dahi yetmemiş, Jacobsen'in Innsbruck'te oluşturduğu dev farkı kapatamamıştı. Şimdi o zamanki kadar açık bir fark bulunmuyor iki sporcu arasında. Jacobsen'in hala ciddi bir şansı olduğunu düşünüyorum. ANCAK;


* Schlieri Bergisel'de, yani kendi evinde özellikle ilk tur atlayışında ciddi bir karakter gösterisi yaptı. (kendi evi derken Avusturya'dan bahsetmiyorum, Schlieri direkt olarak SV Innsbruck-Bergisel takımı sporcusu) Şu ana kadar üç tepedeki performansı şu şekilde:

Obestdorf ilk tur: 2., ikinci tur: 2.
Ga-Pa ilk tur: 1., ikinci tur: 2.
Innsbruck ilk tur: 1., ikinci tur: 1.

Eğer bu müthiş performans B'hofen semalarında da sürerse, Jacobsen'in ikinciliğe razı olmaktan başka şansı kalmıyor. Schlieri'den bir rekor dahi bile gelebilir, vatandaşı Loitzl'ın ellerinde olan ve B'hofen'da "mükemmel atlayış"* yaparak elde ettiği "Dört Tepe Turnuvası'nı en yüksek puan ile tamamlama" başarısını kapıp kaçabilir. (*Mükemmel atlayış: 5 jürinin tamamından 20 tam stil puanı almak)

* Innsbruck'ta Stoch büyük bir iş başardı. Malysz'ten başka Dört Tepe podyumu gören bir Leh olmamıştı uzun yıllardır. (Piotr Fijas, 1985) İşte Stoch bu talihsiz seriyi kırdı ve Malysz sonrası bocalayan Polonya takımına anlamlı bir ikincilik kazandırmış oldu.

* Jacobsen'in işi pek çok açıdan çok zorlaştı. Birincisi, adam deplasmanda bir kere... Karşısında onbinlerce bağıran, yer yer yuhalayan, envai çeşit evrensel ve yerel üflemeli aleti kullanarak rakibi bozmaya çalışan Avusturyalı var. Üst üste yarış kazanmanın getirdiği başarı baskısı da bunlara eklenince, Innsbruck'te bocalaması doğal bir reaksiyondu bana göre. Biraz önce bahsettiğim istikrarından ötürü, benzer bir bocalamayı Schlieri'den beklememiz zor.

* Schlieri demişken, bir istatistik daha vereyim: Biliyorsunuz kayakla atlamada kapı değişimi işi can sıkıcı bir boyuta geldi. Artık uzun atlayışlar ve tepe rekorları görmemiz maalesef eskiye nazaran daha zor, çünkü performansına güvenilen sporcular atlayış yapmak için geldiğinde şartları gözüne kestiren koçlar kapı düşerek sporcularına en azından birkaç puanlık avantaj yaratmaya çalışıyorlar. Eğer 2002 yılındaki dörtlemenin esas oğlanı Hannawald gibi 15. kapıdan atlama şansı bulmuş olsaydı, Bergisel'in onbir yıllık tepe rekorunu tarihe gömebilirdi Schlieri. 12. Kapıdan 131,5 metre atladı, rekor ise az önce de belirttiğim gibi 3 kapı yukarıdan 134,5 metreydi.

* Avusturya fabrikası yeni bir genci daha piyasaya sürmeye hazır görünüyor. Kraft'tan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Innsbruck'te zayıf bir ilk tur atlayışından sonra öyle bir ikinci tur atlayışı yaptı ki, yalnızca ikinci tur atlayışlarını dikkate almış olsaydık podyumun 3. sırasını alacaktı. B'hofen elemelerinde de sağlam bir atlayış ile beşinci sırayı kazandı ve takım arkadaşı Unterberger'i karşısına aldı. Bu akşam yine iyi bir performans bekliyorum 93 doğumlu gencimizden.

* B'hofen elemeleri ilginç oldu. Schlieri, Bardal ve Freund döküldü. Jacobsen iddiasını ortaya koyamadı. Loitzl, Stoch ve Hilde ilk üç sırayı aldı. Jacobsen altıncı sırayı elde etti ve Slovenlerin genç yıldızı Hvala'yı karşısına aldı. Schlieri ancak 37. olabildi ve tecrübeli Sloven Kranjec ile eşleşti. Slovenlerin performansı belirleyici olacakmış gibi duruyor; ancak ben hem Schlieri'nin, hem de Jacobsen'in rakiplerine geçileceğini düşünmüyorum. Hvala Dört Tepe'nin başında daha iyi bir görüntü veriyordu, ancak son atlayışları vasatı zor bela aşıyor. Kranjec form tuttu, lakin Schlieri iki gün üst üste hata yapar mı; o da zor... Yine de zorlayıcı eşleşmeler olduğu su götürmez. Bedava şampiyonluk yok iki adayımıza da!

* Sara Takanaşi'ye ufak bir parantez: Müthiş.

* Son olarak, bugünkü B'hofen elemelerinde yerle yeksan olan Fettner'de birkaç yara bere varmış, Kornilov ise gayet iyiymiş. Kornilov hadi neyse, nispeten iyi düşmüş de; Fettner de bir yerini kırmadığına acilen şükretmeli diyorum ben. Çok tehlikeli bir düşüşü ucuz atlatmış Avusturyalı sporcu... Kaçıranlar için:




Bu akşam herkes ekran başında olsun. 17.30'da dananın kuyruğu Eurosport ekranlarında Ozan Sülüm'ün anlatımıyla kopacak!


30 Kasım 2012 Cuma

Kamil Stoch Röportajı

FIS, Kamil Stoch’la güzel, uzun ve dolu dolu bir röportaj yapmış. Adam Malysz sonrası Polonya’nın en büyük umudu olan Stoch, geçen sezonu beşinci sırada tamamlamış ve oldukça iyi bir sezonu geride bırakmıştı. Ancak bu sene işler en azından Lillehammer’da istediği gibi gitmedi. Lysgardsbakken’daki haftasonunda elde ettiği en iyi derece 30.luktu. Röportajda yeni kıyafetlerin performansı üzerine etkilerinden yaz döneminde fazla rahatlamasına kadar pek çok şeyden sohbet etmişler Kamil Stoch’la. Buyursunlar;

FISskijumping: Geçtiğimiz üç senede yaz sezonunda kendini çok zorlamadığını, hafif geçirdiğini gördük. Bunun anlamı Yaz Grand Prix’sini Dünya Kupası kadar önemli görmüyor olman mı?

Kamil Stoch: Hayır, öyle değil. Dört sene önce bütün organizasyonlar yarıştım ve oldukça da iyi sonuçlar elde ettim. Yaz yarışlarına katılmadığım ilk senede hayatımdaki bazı değişiklikler beni buna itmişti (2010 yazındaki evliliğini kastediyor). Ama bu o yarışlara diğerlerinden daha farklı bir gözle baktığım anlamına gelmiyor çünkü yer aldığım her yarışa aynı yoğunlukla kendimi vermeye çalışıyorum, en iyimi ortaya koymaya çalışıyorum. Geçtiğimiz yaz sezonunda da bazı şeyler beni Yaz Grand Prix’sinden uzak tuttu. Bu sene ben kendim biraz uzak kalmak ve rahatlamak istedim çünkü önümdeki iki sene oldukça zorlu olacak benim açımdan.

FISskijumping: Bunu sorduk çünkü FIS sezon takvimini genişletmeyi düşünüyor yakın zamanda. Sonbaharın sonlarına doğru başlayacak bir sezon, çok daha fazla organizasyon anlamına geliyor.

Stoch: Artık hemen her sene yeni organizasyonlar ekleniyor, daha geniş bir takvime doğru yol aldığımızı görebiliyorum. Ama bu sene kış sezonu hazırlıklarımı yaparken bunları düşünmedim. Sadece biraz dinlenmek istedim çünkü bu sene Dünya Şampiyonası seneye ise Kış Olimpiyatları var. Dolayısıyla önümüzdeki iki yıl benim için çok yorucu geçecek. Bu yüzden de kafamı biraz rahatlatırken aynı zamanda içimdeki mücadele açlığını yeniden uyandırmak istedim.

FISskijumping: Yazın gündemin bir numaralı konusu yeni kıyafetlerdi. Sen de pek çok defa bu değişime adapte olmakta zorluk çektiğini dile getirdin.

Stoch: Başlangıçta oldukça zordu ve pek çok kimse ayak uyduramadı. Bazıları kolayca adapte olurken bir kısmı zorlandı – Ben büyük sıkıntılar çeken gruptaydım. Kural değişimi beni çok etkiledi ve kendimi toparlamam vakit aldı. Performansımdaki düşüşün ve dinlenmek istememin sebeplerinden biri de kıyafet değişimiydi. Pratikteki teknik değişime alışamadım, asıl zor olan buydu. Ama şimdi görece daha iyi durumdayım. Atlayışlarım geçen sezonki formuma yaklaşıyor ve önümüzdeki yarışlarda bunu gösterebilmek istiyorum.

FISskijumping: Sezon başlamadan evvel biraz ara verip kafanı dağıtmak istediğinden bahsettin. Pek çok sporcu da bu arayı diğer tutkularına ayırmayı seçti; helikopter pilotu lisansı alan da oldu motorsporları yapan da. Senin de kafanı kayakla atlamadan uzaklaştırmanı sağlayan başka tutkuların var mı?

Stoch: Evet benim de var bu tip sevdiğim işler. Ama bu sene daha çok kişisel işlerimi yoluna koymayı tercih ettim; gecikmiş bir balayı ve üniversite mezuniyetim gibi. Sonunda master diplomamı alabildim ve oldukça memnunum durumdan. Ama seneye kendim için bir şeyler yapmayı planlıyorum; planör için lisans alacağım.

FISskijumping: Bir planörü uçururken duyduğun heyecanı kayakla atlamadaki heyecanla kıyaslayabilir misin?

Stoch: Uçma işinde çok fazla adrenalin olduğuna inanmıyorum. Ama planör uçurmakla, kayakla atlamanın pek çok ortak noktası var; hava akımından faydanlanmayı bilmelisiniz, rüzgardaki en küçük değişimi bile kontrol edebilmelisiniz. Ama hepsinden ötesi hız. Bu yüzden tutuldum bu işe; bu yüzden istiyorum lisanslı bir pilot olmayı.

FISskijumping: Yaz sezonunda verdiğin arada “Future City” adında bir oyunun prodüktörüyle çalıştın. Neydi bu iş?

Stoch: BASF’in projesiydi. Benden oyunun elçisi olmamı istediler ve ben de kabul ettim. Çok güzel bir deneyim oldu benim için, hem yepyeni bir şey denedim hem de kendimi çok farklı bir açıdan gösterme şansı yakaladım, biraz da kâr elde ettim. Oyunun amacı bir şehir kurup onu temiz tutmak. Böyle bir oyun yapmaktaki asıl neden ise gençlere bir şehrin düzenini korumanın ve ürettiği atıklardan doğru şekilde kurtulmanın ne kadar zor bir iş olduğunu göstermekti. Oyunun tanıtımında yer alırken Varşova’daki Kopernik Bilim Merkezi’ni ziyaret etme fırsatı yakaladım; unutulmaz bir etki bıraktı üzerimde.

FISskijumping: BASF’le çalışmanın yanında modellikte de denedin kendini. Strubai’de, 4F’in bir fotoğraf çekiminde yer aldın.

Stoch: Sponsora sahip olmak gerçekleştirmek zorunda olduğunuz pek çok yükümlülük de getiriyor beraberinde. Sponsorlar sadece destek vermiyorlar, aynı zamanda diğer projelerde de yer almanızı, reklam kampanyalarına katılmanızı bekliyorlar. Fotoğraflara gelince, kendimi model olarak görmüyorum. Sadece işler o yönde gelişti.

FISskijumping: Fan kulübün bir takvim yaptı ve buradan gelecek olan parayı üyelerinin senin yarışlarını izlemek için yapacaklar masraflara kullanılacak. Sen de bu çabalarına katkıda bulundun. 

Stoch: Bence çok güzel bir fikir. Fan kulübüm büyümek ve daha fazla yarışa gelebilmek istiyor. Ama onlar sporun içinde profesyonel olarak yer alan insanlar değil, sadece keyif için yapıyorlar bunu. Herkes cebinden ödüyor organizasyon masraflarını, dolayısıyla sürekli olarak maddi destek arıyorlar.

FISskijumping: Fotoğraflar Stubaital’de çekilmişti. Senin kayak yapmayı da çok sevdiğini biliyoruz; buzullarda kayma fırsatı yakayalabildin mi?

Stoch: Maalesef, hiç vakit yoktu. Oldukça sıkışık bir programımız vardı. Her ne kadar sadece iki sürse de oldukça yoğundu.

FISskijumping: Bu sene Val di Fiemme’de Dünya Şampiyonası düzenlenecek. Pek çok kişi için sezonun bir numaralı hedefi bu. Sen kendisi için koyduğu hedeflerden sezon öncesinde bahseden bir sporcusun. Son şampiyona senin için pek iyi geçmemişti. Bu sefer mental olarak daha iyi hazırlandığını düşünüyor musun?

Stoch: Dünya Şampiyonası’ndan önce hala daha biraz vakit var, yani daha hazır olabilmek için zamanım var. Dünya Şampiyonası, evet, bu sezonun asıl hedefi. Açık ara en önemli organizasyon. Orada neler yapabileceğimize dair bir şey söylemek istemiyorum çünkü kimse bilmiyor neler olabileceğini. Ama hepimiz her şeyimizi ortaya koyup elimizden gelenin en iyisini  yapacağız.

FISskijumping: Val di Fiemme’de Predazzo’daki tepede yapılacak şampiyona. Orası Adam Malysz’in altın madalyalarını kazandığı tepe. Bu durum üzerinde ekstra bir baskı yaratıyor mu?

Stoch: Predazzo’dayken “burası Polonya’nın tepesi, burada kazanmak zorundayız” yazan bir tabela görmedim. Sadece Adam Malysz’in altın madalyalar kazandığı tepede bu sene Dünya Şampiyonası düzenlenecek, bu kadar. Adam’la kıyaslanmamın önüne geçemeyiz, ama önemli olan bu kıyaslarla nasıl başa çıktığımız. Ben Adam’ın başardığı her şeyi başarmak zorunda değilim. Ki böyle bir şeyi başarmak istesem de benim için çok çok zor olurdu.

Kaynak

19 Kasım 2012 Pazartesi

Yeni Sezona Girerken Takım Koçlarından Bazı Değerlendirmeler: Lukasz Kruczek

Kruczek_2
 
Fisskijumpingcom yetkilileri 2012-2013 Kayakla Atlama Dünya Kupası Şampiyonası başlamadan önce baş antrenörlerle röportajlar yapıp onlara takımlarının mevcut durumunu, yaklaşan kış sezonuna yönelik hedeflerini ve beklentilerini sormuşlar. Ben de sizlere bu röportajlardan derlediğim kısa bölümler sunmak istedim, böylece hep birlikte yeni sezona da ısınmış oluruz diye düşündüm.

Röportajlardan ilki Polonya Milli Takım Baş Antrenörü Lukasz Kruczek ile yapılmış. Bu göreve atandığı 2008 yılından bu yana Kruczek büyük başarılara tanıklık etmiş, örneğin, 2010 Olimpiyat Oyunları’nda (artık emekli olan) Adam Malysz’in aldığı iki gümüş madalya gibi. Malysz’in emekli olmasından sonra Krucjek, dünya çapında bir takım ve genç sporcular yetiştirdi. Bu sporcular arasında, Maciej Kot, FIS Yaz Grand Prix’sinde elde ettiği iki zafer ile başarılı performanslar gerçekleştirdi.

Kruczek ve takımı Oberstdorf, Klingenthal’deki kamplarda yeni sezona hazırlanmışlar. Maciej Kot’tan ilk Dünya Kupası yarışması galibiyetini ya da daha fazlasını umabilir miyiz sorusuna Kruczek, Maciej’nin artık formu ve performansı açısından istikrarı yakaladığı, geçen kışın ortalarından itibaren performansının ileriye gittiği ve bu yazdan beri de istikrar içinde atladığı, o nedenle bu kış kariyeri açısından büyük bir adım atabileceği şeklinde cevaplamış. Maciej dışında, Kamil’in de üst düzey bir sporcu olduğunu, onu da Piotr Zyla ve Dawid Kubacki’nin izleyeceğini eklemiş.

Kruczek, Val di Fiemme’de düzenlenecek olan Dünya Şampiyonası’nın Polonya takımı için çok önemli olduğunu ve madalya savaşında hesaba katılması gereken bir takıma sahip olduklarını ve uzun vadede podyumda yer almayı hedeflediklerini ifade etmiş.

Yeni kıyafet uygulamasının hem iyi hem heyecanlı olacağını düşünüyor Kruczek. Bu kış, sporcuların üst düzeyde sonuçlar elde edeceklerine inanıyor. Kıyafetler nedeniyle yarışma sonuçlarının birbirine yakın olacağını, çünkü hataların eskisine oranla şimdi daha fazla etkili olduğunu ifade ediyor.

Kruczek’e toplam puanda Dünya Kupası Şampiyonu olarak kimi favori gördüğü de sorulmuş. Kruczek, favorisi olduğunu itiraf etmekle birlikte, kim olduğu hakkında bir şey söylememiş. Sizce aklından kimi geçiriyor acaba?

Son olarak, Avusturya takımının bu sezona da hükmedip hükmetmeyeceği sorulmuş. Kruczek, Avusturya takımının, kuşkusuz uzun zamandır çok iyi işleyen bir sisteme sahip olduğunu, ancak diğer takımların da her geçen gün onlara biraz daha yaklaştıklarını ifade etmiş.

Yaz Grand Prix’sinde yanlış hatırlamıyorsam Kamil Stoch, Piotr Zyla, Dawid Kubacki ve Krzystof Mietus pek bir iz bırakamadılar. Öte yandan bu, kış sezonunda da böyle devam edeceği anlamına gelmiyor elbette. Kruczek’in bahsettiği ekip(Stoch, Kot, Zyla ve Kubacki) istikrarı yakalayabilirse bence Polonya çok güzel işler çıkarabilir bu sezonda. Şimdiye kadar en azından Kot bu hedef için gerekli kıvılcımı çaktı diye düşünüyorum.

Bir sonraki röportaj: Japon Takımı Baş Antrenörü Tomoharu Yokokawa

5 Ağustos 2012 Pazar

WISLA 2012 YAZ GRAND PRIX YARIŞMASI:

2. GÜN(DEVAM)




           Kayakla atlamalara doyamadığımız bir yarışın ardından ertesi sabah Wisla Malinka'da sisli bir güne uyandık. Neyse ki, öğlene doğru sis dağıldı ve güneş açtı. Anladığım kadarıyla bazı sporcular(Simi gibi) sabahleyin Szczyrk'de antrenman yapmışlar ama benim sonradan haberim oldu:(


            Deneme atlayışları için fotoğrafçı arkadaşlarım ile tepeye tırmanmaya karar verdik. Tepenin yanındaki merdivenleri yukarıya doğru tırmanmaya başladık. Ara ara belli bir noktada durup resimler çektik. O kadar yukarıya tırmandık ki bir ara gözümüzü sporculardan ve atlayışlardan ayırıp aşağıya baktığımda itiraf edeyim başım döner gibi oldu! Yükseklik inanılmazdı! Bir o kadar da müthişti!



          Daha sonra aşağıya inip 'mixed zone' denen bölgede sporcuların fotoğraflarını çekmeye koyulduk. Bütün sporcular tabiri caizse burnumun dibindeydiler! Atlayış yaptıktan sonra önümden geçip gidiyorlardı. Gerçekten inanılmazdı!




Tom Hilde, fotoğraf makinasını gördüğü her an poz veriyordu. Yüzünde kocaman bir gülümseme oluşuyordu! Adam, şüphesiz çok medyatik, bir o kadar da halinden memnun!




           Robert Kranjec ise bir o kadar kameralar karşısında sıkılgan ve çoğu zaman bu resimde olduğu gibi yere bakmayı tercih ediyor! Kranjec, bireysel yarışta büyük bir tehlike de atlattı. Bir anda havada öylece asılı kaldı ve dengeyi güçlükle toparlayıp yere indi. Yüreğimin ağzıma geldi valla!


           Ve günün en önemli anlarından birisi, Adam Malysz tepede! İnsanlar onun resmini çekebilmek, imzasını alabilmek için deliye döndüler. Korumalara rağmen kalabalık arasında zar zor yürüyordu ama yine de yüzünde sürekli olarak bir gülümseme vardı.




Ve Slovenler bir arada, merakla atlayışları izliyorlar!