wolfgang loitzl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wolfgang loitzl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2014 Çarşamba

GARMISCH PARTENKIRCHEN: ELEMELER
 
File:Neue Große Olympiaschanze.jpg
 
File:Garmisch-Partenkirchen.JPG 
 
GAPA ayağı, benim en heyecan verici bulduğum 4 Tepe Turnuvası duraklarından birisidir. Bunda sanırım tepenin yani Gross Olympiaschanze'nin tasarımı ve heybeti(140m) önemli bir rol oynamakta, tepenin karşısındaki manzara da bir o kadar etkileyici!
Bununla birlikte, GAPA'da yarış seyredenlerin yarışla bütünleşmeleri, ondan maksimum keyif olmaları Turnuva'nın diğer tepeleri kadar mümkün değil, çünkü bu tepede seyirci koltukları sadece iniş alanında yer alıyor. Yani tepe boyunca herhangi bir tribün yok, dolayısıyla seyirciler, atlayışın sadece son aşamasına yani iniş anına, o da oldukça uzak bir mesafeden ve karşı cepheden tanıklık ediyorlar. Oysa Oberstdorf yarışını izleyenler hatırlayacaktır, Schattenbergschanze'de tribünler hem tepe boyunca hem tam tepenin kAarşısında yer alıyor. Böylelikle seyirci, sporcu rampadan ayrıldıktan sonra havada iken aldığı pozisyonu, süzülüşünü ve inişini tercih ettiği tribüne göre görme fırsatı buluyor. İşte GAPA'daki tek eksik bu, diye düşnüyorum ama kısmet olursa bir gün mutlaka orada bir yarış izlemeyi çok isterim:)
Gelelim elemelere, Avusturyalı sporcu Thomas Diethart, beklenmedik yükselişine devam ediyor. Kendisi de neler olduğunu pek anlamış gibi görünmüyor, özellikle kendisiyle yapılan röportajda da ifade ettiği üzere, şu an sporcu için bu atlayışları yapmak çok kolay! Tabi, ciddi anlamda bir gelgit yaşayan Schlieri, keza istikrar yakalamakta zorlanan bir Kofi, önce motivasyon sonra gelen bir düşüş ile dalgalanıp tekrardan kendine gelmekte olan bir Morgi'nin yanı sıra, Loiztl da pes etmiyor, Koch zaten yok, geçen sezon ümitlendiren Kraft bu sene beklentileri henüz karşılayamamışken, Diethart gibi bir sporcunun ortaya çıkması Avusturya için takım olarak kendine güveni tazeleyen ve bireysel anlamda da sporcuları motive edecek bir durum yarattı bence. Neler olacğını şimdiden kestirmek zor, çünkü aynı ümitleri yeşerten başka sporcular da olmuştu ancak gerisini getiremediler, ör. Alman Andreas Wellinger ya da Avusturyalı Stephan Kraft ya da Piotr Zyla'da da düşüş var, gibi.
Elemelerin ikincisi Polonyalı Kamil Stoch oldu. Oberstdorf için hissettikleri bence yapılan röportajda söyleyemediklerinden daha fazla! Şahsen şok oldum ve bu sarsıntıyı nasıl atlatacağını merak ediyorum. Bugün eğer bir podyum alamazsa her nekadar henüz Turnuvanın ortasında olsak da Kamil için geri dönüş yapmanın pek mümkün olamayacağı kanaatindeyim ama son iki ayakta da mucizelere her zaman yer vardır 4 Tepe Turnuvası'nda:)
Avusturyalı sporcu Morgi için 3.lük ciddi bir motivasyon etkisi yaratmıştır. Düşmenin ardından verdiği mücadele ve gösterdiği performanslar gerçekten takdire şayan! Deneyimi ve önceki başarıları dikkate alındığında, onun her zaman bu Turnuvada herkes için bir gözdağı teşkil ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
4. ve 5. sıralar iki Sloven sporcuya ait, Prevc ve Kranjec. Umarım GAPA, Slovenler için beklenen o uyanışın, dirilişin merkezi olur!
Bardal, 6. Simi 7. sırada tamamladılar elemeleri. Birbirlerini yakından takip ediyorlar. Simi Oberstdorf galibiyeti ile oldukça mutluydu, kendine güveni artmış ve tabirim caizse, gaza gelmiş görünüyor. Bardal, daha temkinli ve sakin konuşuyor, Simi'nin ensesinde adeta:)
Eşleşmelerle ilgili olarak, Damjan-Ahonen, Tepes-Loitzl, Deschwanden-Wank, Kot-Ziobro, Hvala-Matura, Neumayer-Schlierenzauher, Freund-Takeuchi, Wellinger-Hayboeck eşleşmelerinden şanslı kaybedenlerin çıkabileceğini düşünüyorum. Freitag-Stoch eşleşmesi için şanslı kaybedeb bir Freitag'a pek ihtimal vermiyorum. Bakalım, hep beraber görücez.
Bu vesileyle herkesin Yeni Yılını en içten dileklerimle kutlarım. 2014, herkes için güzel anılar ve anlar ile dolu olsun:)

22 Aralık 2013 Pazar

ENGELBERG'DE İKİNCİ GÜN: POLONYA TAKIMINDA BAYRAM HAVASI VAR!
 
Podium_2_engelberg_13_kopie
 

Bu akşam gerçekten Polonya'da olmayı çok isterdim. Şu anda mutluluktan çıldırmış durumda olan Lehler yüzünden ortalık ellialtıya gitmiş olsa gerek!
 
Şaka bir yana, Engelberg'de tadına doyum olmayan iki muhteşem bireysel yarışa tanık olduk. Dünkü ikinciliğin ardından bugün Kamil, Jan ile yer değiştirdi ve birinci oldu ve sarı mayoyu giydi. 132 ve 130 m.lik atlayışları onu kaçınılmaz zafer ile ödüllendirdi. Kamil, sarı mayoyu Adam Malysz'den sonra giyen ikinci Polonyalı olmaktan gurur duyduğunu, onun çok büyük bir kayakla atlamacı ve atlet olduğunu, kendisinin şimdiden 4 Tepe Turnuvası'nın favorileri arasında gösterildiğini ancak bunun kendisi için yeni bir şey olmadığını söylerken oldukça kendinden emin görünüyor. Kamil, ayrıca, Noel için eve gidiyor olmaktan mutluluk duyduğunu ve Turnuvaya çok iyi bir şekilde hazırlanarak geleceklerini de ekliyor.
 
Günün sürprizi Andreas Wellinger oldu bence. Dün gösterdiği kötü performanstan sonra genç Alman bugün 129.5 ve 131 m.lik atlayışları ile yeniden ortalığı kızıştırmayı başardı. Üstelik Almanya adına 4 Tepe Turnuvası öncesinde moral ve güven kaynağı oldu diyebiliriz. Andi Wank da yarışı 10.sırada tamamlayarak bu morale katkı sağlamış oldu. Öte yandan Severin Freund dünkü düşüşünden sonra bugün ilk turda oldukça kötü bir atlayış(121 m.) yaptıktan finalde 131.5 m.'ye giderek işleri toparlamaya gayret ettiyse de yarışı ancak 22.sırada tamamlayabildi. 
 
Ve sevgili Jan Ziobro, dünün kahramanı, bugün de büyük bir işe imza atarak Engelberg'de Polonya'nın hakimiyetini bir kez daha ilân etmesini sağladı. İlk atlayışında 133 m.'ye giden Jan, Schlieri ve Kofi ile günün en uzun atlayışını yapan sporcu oldu. Jan, bugün üzerinde fazla baskı hissetmediğini, dün zaferinden sonra annesini aradığını ve Polonya'da ortalığın karıştığını öğrendiğini söylüyor. Bu ikinci güzel hediye ile onun da harika bir Noel tatili geçireceği şüphesiz!
 
Schlieri, tam da dün dediğim gibi, bir anda 133 m.lik bir atlayış yaparak ilk turu 1.sırada kapatıverdi. Bu adamın ne yapabileceğini kestirmek gerçekten çok zor! O anda kimbilir bahisler ne hale geldi? İkinci turdaki 128.5 m.lik atlayışı maalesef yeterli olmadı ve podyumu 1.6 puan farkla kaçırarak yarışı 4.sırada tamamladı. 4 Tepe'ye doğru bu iniş ve çıkışlar neye alamet acaba?
 
Anders Bardal, 0.9 puan farkla hemen Schlieri'nin arkasında kaldı ve günün en iyi Norveçli sporcusu oldu. Onun başarısına Anders Fannamel, aldığı 7.sıra ile önemli bir katkı sağladı.
 
Avusturya cephesindeki diğer gelişmeler; Diethart, 6.; Loitzl, 9.; Kraft, 13. ve Kofi, 14. oldular.
 
Sloven Peter Prevc ve Jaka Hvala, aldıkları 8. ve 12. lik ile gelişme göstererek beklentileri yükselttiler.
 
Çek sporcu Jakup Janda, Rus sporcu Kornilov ile birlikte 15. sırayı paylaştılar. Kornilov'un 131 m.lik atlayışı göz doldurdu gerçekten!
 
Evsahibi Simi ise, ilk turu 6.sırada tamamlayarak umutları yeşertse de yarışı ancak 20.sırada tamamlayabildi ve tam anlamıyla hayalkırıklığı yaşadı. 4 Tepe öncesinde bu sonuçların onu nasıl etkileyeceğini tahmin etmek zor, ancak 4 Tepe, kesinlikle hiçbir yarış ile karşılaştırılamayacak derecede apayrı bir tecrübe, bir motivasyon, bir olay! O nedenle, bu kez herşey çok farklı olabilir ve İsviçreli veteran, altın kartalına kavuşabilir:)
 
Dünya Kupası sıralamasında, Stoch 410 puanla 1., Schlieri 352 puanla 2., Bardal 311 puanla 3., Freund 267 puanla 4. ve Wellinger 259 puanla 5., Taku Takeuchi 255 puanla 6., Simi 244 puanla 7, Noriaki Kasai 225 puanla 8., Morgi 221 puanla 9. ve Piotr Zyla 200 puanla 10., Jan Ziobro 189 puanla 11.  sıradalar. Bakalım, 4 Tepe Turnuvası, sen nelere kadirsin?

ENGELBERG'DE BİRİNCİ GÜN: POLONYA'NIN MÜTHİŞ BAŞARISI
 
Tm__2738 
 
Engelberg'deki birinci bireysel yarış gerçekten harikaydı. İlk on içerisinde 4 Polonyalı ve 3 tane Norveçli sporcu yer aldı.
Jan Ziobro, 1.turdaki 134 m.'lik atlayışının ardından 2.turda 141 m.'lik muhteşem bir atlayış gerçekleştirdi ve böylece Dünya Kupası'ndaki ilk galibiyetini elde etmiş oldu. Bu başarı gerçekten müthiş! Jan'dan, böylesine bir patlama yapabileceğini açıkçası pek beklemiyordum, ama bu başarısının da tesadüf olabileceğini söylemek sanırım kendisine haksızlık etmek olacaktır. 
Günün ikinci adamı ise şüphesiz Kamil Stoch idi. Polonyalı sporcu, artık formuna kavuştu ve sanırım istikrarı da buldu. Artık Kamil'i tutabilene aşkolsun! 137.5 m.'lik atlayışı ile 1.turu zirvede tamamlayan Kamil, ikinci tursa 129 m.'ye gitti ve yarışı ikinci sırada tamamladı. Puanı açıklandıktan sonra Jan'ı ilk kutlayan da o oldu.
Gerçekten hem her iki sporcu hem Polonya takımı adına muhteşem bir gün oldu Engelberg'de! Jan, mutluluğunu, 'bu günü kesinlikle hayatım boyunca unutmayacam' şeklinde ifade etmiş:) Kamil de, takımın çok iyi hazırlandığını ve bu günün Polonya takımı için iyi bir gün olacağını hissettiğini, ama bu derece iyi bir sonuç alabileceklerini ummadığını, çok mutlu olduğunu söylemiş.
Piotr Zyla ve Klemens Muranka da yarışı 6. ve 7.sırada tamamlayarak Polonya takımının göz dolduran başarısına büyük bir katkı sağladılar. Özellikle Klemens seyircilerin büyük beğenisini kazandı. Takım koçu Lukasz Krucjek ve tüm teknik ekibini ve Polonyalı sporcuları tebrik ediyoruz! Ne yalan söyleyeyim Polonya kazanınca çok mutlu oluyorum, galiba hala Adam Malsyz'in etkisi var üzerimde, sanki o kazanıyormuş gibi geliyor:)
Polonya'nın yanı sıra Norveçli sporcu Anders Bardal'in de başarısı takdire şayandı. Performansından pek memnun olmayan sporcu, sanırım arkadan gelen rüzgara maruz kalmış, iniş konusunda çalışması gerektiğini ifade etmiş. Bir de, 'Umarım Polonya takımı sabaha kadar parti yapar da yarın geçilirler' diye esprili bir temennide bulunmuş:) Bardal dışında, Ingvaldsen ve Fannemel yarışı 9. ve 10.sırada tamamladılar. Dolayısıyla Norveç adına fena sonuçların alınmadığı bir ayak olduğu denilebilir.
Avusturya'dan Thomas Diethart 129.5 m. ve 135.5 m.'lik atlayışları neticesinde podyumu sadece 0.3'lük bir farkla kaçırdı. Atlayışlarında istikrar devam ediyor ve Avusturya adına güzel işler yapıyor Thomas. Avusturya'nın ikinci adamı ise kıdemli sporcu Wolfgang Loitzl idi. Elemeleri kazanan Wolfgang'ın atlayışları müthişti ve yarışı sekizinci sırada tamamlayarak Dünya Kupası sıralamasında bu sezon ilk kez ilk on içerisine girdi. Morgi ile ilgili sanırım yeni bir haber yok, ama dileğimiz bir an önce iyileşip 4 Tepe Turnuvası'nda yerini alması!
Jakub Janda yarışmayı 5.sırada tamamlayarak sezonda şimdiye kadarki en iyi sonucu almış oldu.
Simi evinde ikinci turda inanılmazdı! Uzun süre birinci sırada kaldı ama son on sporcuda podyum her atlayıştan sonra değişti. Öylesine büyük bir heyecan ve rekabet yaşandı ki, herkes iyiydi ama hep daha iyi atlayan birisi çıkageldi ve sonunda Simi yarışı 11.sırada tamalayabildi. Sanırım yarıştaki son on atlayışı seyreden tüm kayakla atlama severler heyecandan yerine oturamamıştır, gerçekten müthişti.
Alman sporcular umduklarını bulamadılar. Severin Freund ilk turda düşerek final turuna kalamadı.
Slovenyalı sporcular Peter Prevc ve Rok Justin kendilerini biraz geliştirerek 15. ve 16. sırada günü tamamladılar ve 4 Tepe Turnuvası öncesinde moral buldular.
Janne Ahonen istediğini yapamadı ve 23. sırada yarışı tamamladı.
Schlieri ise gerçekten formdan çok uzak bir performans sergiledi ve sezondaki en kötü sonucu(27.sıra) aldı. 4 Tepe öncesindeki son yarışta(Engelberg) kendine güvenini tazeleyecek bir sonuç alması iyi olacaktır. Gerçi 4 Tepe'nin motivasyonu hiç bir yarışa benzemiyor, o nedenle Schlieri'nin ne yapabileceğini kestirebilmek o kadar da kolay değil!
  
 



25 Aralık 2012 Salı

61. DÖRT TEPE TURNUVASI YAKLAŞIRKEN

TURNUVA İSTATİSTİKLERİ 

28 Aralık 2012 Cuma günü Açılış Özel Programı ile başlayacak olan 61. Dört Tepe Turnuvası, kayakla atlama sporunun en prestijli organizasyonlarından birisi, hatta bence en prestijlisi! Son derece heyecanlı, uzun soluklu, istikrarın ve baskıyı kontrol edebilmenin en fazla en plana çıktığı, sürprizlere en açık turnuva diyebiliriz Dört Tepe için. Dolayısıyla da kayakla atlama severlerin her zaman merak ve heyecanla beklediği spor olaylarından birisi olma özelliğine sahip!

Böylesine önem taşıyan bu organizasyona ilişkin olarak, şimdiye kadar yapılmış olan tüm Dört Tepe Turnuvaları'nın sonuçlarını dikkate alan ilginç bir istatistik hazırlamaya çalıştım. Açıkçası bu vesileyle, ben de pek çok yeni şey öğrenmiş oldum.

* Bir kere, bu turnuvayı 5 kez(1998-99, 2002-03, 2004-05, 2005-06, 2007-08) kazanan Fin Janne Ahonen gibi bir ilahi sporcu var ve bu rekorun tek sahibi! 1998-99 sezonunda tek bir yarışı dahi kazanmadan toplamda elde ettiği puanla 1. gelerek Dört Tepe Şampiyonu olmuştur. Tıpkı 1986-87 sezonunda Avusturyalı Ernst Vettori ile 1988-89 sezonunda vatandaşı Risto Laakonen gibi.

* Alman Jens Weissflog, Dört Tepe Turnuvası'nı farklı tarihlerde 4 kez kazanan tek sporcudur. O da inanılmaz bir yetenekmiş. 1983-84 sezonunda daha 19 yaşında iken hem Dört Tepe, hem Dünya Kupası, hem de Normal Tepe Yarışı Olimpiyat Şampiyonu olmuş! İnanılmaz değil mi?

* Dört Tepe Turnuvası'nı 3 kez(1966-67, 1967-68, 1968-69) üst üste kazanan sporcu Norveçli Bjorn Wirkola ve bu rekor halen kırılmış ya da egale edilmiş değil!

* 2001-02 sezonunda Dört Tepe Turnuvası'nın 4 yarışını birden kazanarak Turnuva Şampiyonu olan tek sporcu efsane isim Alman Sven Hannawald!

* Dört Tepe Turnuvası'nı farklı tarihlerde 3 kez kazanan sporcular:
- Norveçli Bjorn Wirkola(üst üste)(1966-67, 1967-68, 1968-69)
- Doğu Alman Helmut Recknagel(1957-58, 1958-59, 1960-61)

* Tek bir yarışı kazanıp Dört Tepe Şampiyonu olan isimler, sondan başa doğru gidecek olursak:
- Avusturyalı Andreas Kofler, 2009-10 sezonu, Oberstdorf yarışı
- Norveçli Anders Jacobsen, 2006-07 sezonu, Innsbruck yarışı
- Çek Jakub Janda, 2005-06 sezonu, GAPA yarışı
- Fin Janne Ahonen, 2002-03, Innsbruck yarışı
- Sloven Primoz Peterka, 1996-97, GAPA yarışı
-  Alman Jens Weissflog, 1984-85, GAPA yarışı
- Avusturyalı Anders Goldberger, 1994-95, Bischofshofen yarışı
- Fin Matti Nykaenen- 1982-83, Innsbruck yarışı
- Norveçli Bjorn Wirkola, 1967-68, GAPA yarışı
- Doğu Alman Helmut Recknagel, 1960-61, Bischofshofen yarışı

* Dört Tepe Turnuvaları'nda en fazla yarış kazanan sporcular ve yarış sayıları:
- Alman Jens Weissflog, 10 yarış
- Norveçli Bjorn Wirkola, 10 yarış
- Fin Janne Ahonen, 9 yarış
- Fin Matti Nykaenen, 7 yarış

* Dört Tepe Turnuvası'nı en çok kazanan ülke: FİNLANDİYA(16 kez) ve
   Birleşik Almanya ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'ni birleştirirsek ALMANYA da (16 kez)
   Üçüncü sırada AVUSTURYA(13 kez)
   Dördüncü sırada NORVEÇ(10 kez)

* Dört Tepe Turnuvası yarışlarına ve madalyalara göre bir dağılım yapıcak olursak:

Tepe                            En fazla altın           En fazla gümüş           En fazla bronz alan ülke

Oberstdorf                  Finlandiya (13)           Avusturya(17)               Avusturya (16)

Garmisch                    Avusturya(13)            Finlandiya(17)               Finlandiya ve Doğu
Partenkirchen                                                                                     Almanya (11)

Innsbruck                   Finlandiya(13)            Avusturya ve                 Avusturya (14)
                                                                     Finlandiya (10)

Bischofshofen            Avusturya (20)            Avusturya (13)               Norveç (11)

* Toplamda en fazla podyum yapan ülke: AVUSTURYA(154)
                                                        İkinci: FİNLANDİYA(131)
                                                     Üçüncü: NORVEÇ(96)
                                                 Dördüncü: DOĞU ALMANYA CUMHURİYETİ(89)
                                                     Beşinci: ALMANYA(47)

* 61. Dört Tepe Turnuvası'na katılan ve favori olarak gösterilen aktif sporculara göz atacak olursak:
- Avusturyalı Gregor Schlierenzauer, geçen sezon bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2011-12 sezonunda ise yine Avusturyalı Thomas Morgenstern bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2010-11 sezonunda da yine Avusturyalı Anders Kofler bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2009-2010 sezonunda ise yine Avusturyalı Wolfgang Loitzl bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2006-2007 sezonunda Norveçli Anders Jacobsen bu turnuvayı ilk kez kazandı.

* Üst üste en çok kez Dört Tepe Turnuvası'nı kazanan ülke ise Avusturya, 4 kez(2008-09, 2009-10, 2010-11, 2011-12). İkinci sırada  üst üste 3 kez kazanan Norveç yer alıyor(1966-67, 1967-68, 1968-69).

* Dört Tepe Turnuvası'nı en çok kazanan ülke: FİNLANDİYA(16 kez) ve
Birleşik Almanya ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'ni birleştirirsek ALMANYA da (16 kez)
Üçüncü sırada AVUSTURYA(13 kez)
Dördüncü sırada NORVEÇ(10 kez)

* Dört Tepe Turnuvası yarışlarına ve madalyalara göre bir dağılım yapıcak olursak:

Tepe                    En fazla altın       En fazla gümüş       En fazla bronz alan takım

Oberstdorf             Finlandiya (13)   Avusturya(17)         Avusturya (16)

Garmisch               Avusturya(13)    Finlandiya(17)        Finlandiya ve Doğu  Almanya (11)
Partenkirchen                                                            

Innsbruck               Finlandiya(13)    Avusturya ve          Avusturya (14)
                                                     Finlandiya (10)

Bischofshofen        Avusturya (20)    Avusturya (13)       Norveç (11)

* Toplamda en fazla podyum yapan ülke: AVUSTURYA(154)
İkinci: FİNLANDİYA(131)
Üçüncü: NORVEÇ(96)
Dördüncü: DOĞU ALMANYA CUMHURİYETİ(89)
Beşinci: ALMANYA(47)

* 61. Dört Tepe Turnuvası'na katılan ve favori olarak gösterilen aktif sporculara göz atacak olursak:
- Avusturyalı Gregor Schlierenzauer, geçen sezon bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2011-12 sezonunda ise yine Avusturyalı Thomas Morgenstern bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2010-11 sezonunda da yine Avusturyalı Anders Kofler bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2009-2010 sezonunda ise yine Avusturyalı Wolfgang Loitzl bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2006-2007 sezonunda Norveçli Anders Jacobsen bu turnuvayı ilk kez kazandı.

* Emekliye ayrılmış olsa da büyük efsane Polonyalı sporcu Adam Malysz'i söylemeden geçemeyiz. Malysz de 2000-01 sezonunda bu turnuvayı kazanmayı başardı.

* Üst üste en çok kez Dört Tepe Turnuvası'nı kazanan ülke ise Avusturya, 4 kez(2008-09, 2009-10, 2010-11, 2011-12). İkinci sırada üst üste 3 kez kazanan Norveç yer alıyor(1966-67, 1967-68, 1968-69).

Eminim daha gözümden kaçan pek çok istatistik vardır çünkü öyle böyle bir turnuva değil Dört Tepe. Her yarışın, hatta elemenin olay olduğu bir organizasyon! Öyle olunca, ilk elemelere kalan dakikaları sabırsızlıkla beklediğimi ifade etmeliyim. Anlı şanlı bir turnuva olması dileklerimle...

19 Aralık 2012 Çarşamba

Avusturya’nın Dört Tepe Kadrosunda Sürpriz Yok





Aralık sonunda başlayacak olan Dört Tepe Turnuvası için Avusturya takımında sürpriz yok

Baş antrenör Alexander Pointner şimdiye kadar bu sezonda Dünya Kupası’nda yer almış, öne çıkan yedi atletin isimlerini Dört Tepe Turnuvası için belirledi.

 Gregor Schlierenzauer, Andreas Kofler, Thomas Morgenstern, Wolfgang Loitzl, Martin Koch, Michael Hayböck ve Manuel Fettner Oberstdorf ve Garmisch-Partenkirchen’de yapılacak yarışmalarda Avusturya Kayak Federasyonu’nu temsil edecekler. Innsbruck ve Bischofshofen’de yapılacak yarışmalarda ilaveten bir de ulusal grup yer alacak.

 
Pointner: "Çok iyi bir takımımız var"

 "Herkes çok iyi performans gösterdi. Kazanabilecek beş atletimiz var. Şimdiye kadar güzel sonuçlar elde etmiş olan Manuel Fettner ve Engelberg’i 15. bitiren ve hala gelişme potansiyeli olan Michael Hayböck’le beraber çok iyi bir takımımız var.” diyerek kararını anlattı Alexander Pointner.

İki Kıtalar Kupası yarışması kazanan ve halihazırda genel klasman lideri olan 19 yaşındaki Stefan Kraft da Innsbruck ve Bischofshofen’de yeteneklerini sergileme şansı elde edecek. Daha sonrasında da kendini Gençler Dünya Şampiyonasına hazırlayacak.

 28 Aralıkta, Avusturya takımı iki favorisi Schlierenzauer ve Kofler’le beraber, Erdinger Arena’da elemelerin bir gün ardından 61.si başlayacak olan Dört Tepe Turnuvası için Oberstdorf’a gidecekler.



Kaynak: http://berkutschi.com/

30 Kasım 2012 Cuma

KUUSAMO Takım Yarışı



Bugün, uzun zamandır izlemediğimiz kadar keyifli ve heyecanlı bir takım yarışı izlediğimiz kanaatindeyim. Özellikle 1. turda Polonya takımı sezon başındaki kötü gidişatını sürdürürken, Finlandiya ve Rusya takımları sonu gelmeyen sakatlıklara, şanssızlıklara rağmen yine de kayakla atlama severleri ümitlendirecek işler yapabileceklerini gösterdiler.  Özellikle Lauri Asikainen muazzam atlayışlar yaparak Fin takımının yeni gözdesi olabileceğinin sinyallerini verdi.
Keza Dmitry Vassiliev ilerleyen yaşına rağmen hâlâ parlak işler çıkarabileceğini gösterdi.
Slo_hvala


Bunun yanısıra, Sloven takımı Jaka Hvala'nın, Peter Prevc'in muhteşem atlayışları ile 1. turu ilk sırada tamamladıktan sonra 2. turda Robert Kranjec'in korkunç atlayışlarına rağmen yarışı 3. sırada tamamlamayı başarabildi.
Japon takımının formu beklediğim kadar iyi değildi ve yarışı 5. sırada bitirdiler. En iyi atlayış, yine tecrübeli sporcu Noriaki Kasai'den geldi. Bir kez daha kendisine hayran kaldığımı söylemeden geçemeyecem.

301112__135

Bana göre yarışın en heyecanlı kısmı son bölüm oldu. Alman takımı ile Avusturya takımı arasındaki rekabetten galip çıkan taraf, Almanya oldu. Richard Freitag, Andreas Wellinger, Severin Freund güçlü performanslar sergilediler. Açıkçası, takım yarışlarının yenilmez Avusturyası'nın uzun zamandır hüküm süren bu üstünlüğünün en azından ilk kez bozulması hoşuma gitti. Ne de olsa sonucun daha ilk turda belli olduğu yarışları izlemek o kadar da heyecanlı olmuyordu. Üstelik sadece ikisi arasındaki rekabet değil, yarışın genelindeki sürprizler(Jaka Hvala, Andreas Wellinger'in süper atlayışları) de bugünkü yarışı bence özel kıldı. Öte yandan, Avusturya takımının Manuel Fettner haricinde oldukça güçlü atlayışlar sergilediğini de gözardı edersem haksızlık etmiş olurum. Özellikle Schlieri Lillehammer'daki geniş tepe yarışındakine benzer performansını tekrarlarken, Wolfgang Loitzl göz doldurdu.
Norveç takımı bu sefer 4.lük ile yetindi. Bu sonuca ciddi katkıda bulunan isimler Anders Bardal ve Anders Fannamel oldu. Öte yandan Tom Hilde bu yarışta beklenileni veremedi. Bıyıkları mı şans getirmedi ne?
Uzun lafın kısası, sezonun ilk takım yarışı(karışık olmayan) bence güzel bir rekabete sahne oldu ve heyecanı boldu. Umarım yarınki bireysel yarış daha da heyecanlı geçer! Benim gönlümden sürpriz isimlerden birisi geçiyor, ne de olsa bu kapasiteye sahip pekçok aday var:)
Şimdiden iyi seyirler diliyorum herkese!

12 Ağustos 2012 Pazar

WISLA 2012'DEN ÖZEL ANILAR

                                     Ve işte Wisla 2012'den asla unutamayacağım iki kare! 

         Yarış Direktörü Walter Hofer ve kayakla atlamanın efsane ismi Simi! Gerçekten üç gün boyunca Wisla Malinka'da sadece gazeteci akreditasyonu ile ulaşamayacağım pek çok imkana beni kavuşturan Walter Hofer'e, ilgisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bundan sonra da, inşallah, Erzurum'da ve diğer yarışmalarda kendisi ile tekrardan bir araya gelme fırsatım olur. 


          Walter Hofer, bana, Aralık ayında düzenlenecek Kuzey Kombine Kıtalar Kupası için Erzurum/Kiremitliktepe'yi tepeyi kendisinin önerdiğini ve tepenin gerçekten de çok güzel olduğunu söyledi. Ayrıca şimdiye kadar gerçekleştirilen tüm yarışmaların oldukça başarılı olduğunu da ekledi. Bence, ileride çok daha büyük organizasyonlara evsahipliği yapma yolunda düzgün adımlarla ilerliyoruz.
           Zaten Wisla'da Basın Merkezi'nde görevli olan arkadaşlardan birisi, Hofer ve ekibinin yarışmadan sadece 2 gün önce geldiklerini ve tepenin teknik donanım, vs. açısından hazırlanması için bu kadar zamanın yeterli olduğunu, evsahibi ekiplerin de catering, Basın Merkezi, Fotoğraf Odası, yarış alanının güvenliği gibi konuları daha önceden ayarladığını anlattı. Dolayısıyla bu işin ilk seferini sağsalim atlattıktan sonra gerisi geliyor gibi!

 
           Ve işte Simi! Her zaman olduğu gibi basın toplantısında da cok sempatikti. Kendisi ile resim çektirmek isteyen kimseyi geri çevirmedi. Kesinlikle fiziksel ve zihinsel olarak zindeydi. Acaba bu sezon da bizleri şaşırmaya devam edecek mi?
            Aslında basın toplantısında onu videoya da aldım, ama dosya çok büyük olduğundan buraya yükleyemedim. Simi, tepedeki atmosferi çok beğendiğini, pek çok kayakla atlama severin geldiğini ve çoğunun da genç olduğunu, bu nedenle muhtemelen kendisi için değil Maciej için geldiklerini söyledi espriyle. Ayrıca, ortamın çok samimi olduğunu, hayranlarla fotoğraf çektirmeye, imza dağıtmaya imkan bulduklarını, ancak belki izleyici kısmının daha da büyütülebileceğini ve böylece daha fazla seyircinin gelebileceğini ekledi.
            Simi'ye yeni formalar da soruldu. Simi, bu değişikliğin oldukça büyük ve zorlu olduğunu belirtti. Formanın çok dar olduğunu, vücudu sardığını, alışana kadar bu yaz pek çok komik atlayış yaptığını, özellikle take-off kısmının zorlayıcı olduğunu, ama mutlaka atlayışları daha da iyi hale getireceğine inandığını ifade etti. Genç sporcular gibi daha deneyimli ve yaşça daha büyük olan sporcuların, kendisi gibi, zamanla bu yeniliğe de ayak uyduracağını söyledi.
             Ben de sabırsızlıkla Simi ve Wolfgang gibi tecrübeli sporcuların bu sezon neler yapacaklarını izlemek için bekliyorum.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

WISLA 2012 GRAND PRIX YARIŞMASI(2. GÜN DEVAM)


          Bireysel yarış muhteşemdi! Hava koşulları sporculardan ve tabii ki seyircilerden yana oldu. İki tur sonunda yarışmanın birincisi Maciej Kot, ikincisi Simon Ammann ve üçüncüsü Wolfgang Loitzl oldu. Wolfgang'ın sonuçtan oldukça memnun olduğu belliydi, kendisi birazcık havalara girdi:) Maciej ise oldukça sakindi. Bence başta inanamadı gibi, ama yine de, podyumun ona çok yakıştığını söylemeliyim. Tepedeki atmosfer inanılmazdı, tüm Polonyalılar ve kayakla atlama severler coştular!
          İşte bu günden geriye kalan anlardan bazıları...



Maciej gururlu!


Simi 'iyi bir başlangıç' diye düşünüyor sanki...


Wolfgang iddialı...


Gülen yüzler, herkes aldığı sonuçtan memnun...




Martin Künzle mixed zone'da...


Yarış sonrasında yapılan basın toplantısında Maciej ve Wolfgang bir arada...


Yarış sonrası yapılan basın toplantısından...


Freitag'ın o kocaman saçları...


Wolfgang ve Lukas Mueller


İşte Simi ve o kocaman gülüşü!


       


9 Haziran 2012 Cumartesi

Avusturya Son Sürat Antrenman Yapıyor

Bugünlerde,Avusturya kayakla atlama takımı gelecek sezon için çalışmalarına,kuzey kombinecilerle birlikte Villach ve Faak'da devam ediyor.Bu cumaya kadar atlayışlar Villach'taki K60 ve K90 tepelerinde gerçekleşti.35'den fazla atlet Villach'taki Ulusal Spor Merkezi'nin özel olarak yapılmış kondüsyon aletlerinden faydalandılar.


Sporcular Villach'da çok farklı yönlerini geliştirdiler.Altyapıları olarak güçlendiler ve tekniklerindeki hataları antrenörlerle birlikte fark edip düzeltmeye çalıştılar.


Wolfgang Loitzl "Bu aralar en güçlü kayakla atlamacılarla karşılaşmadan önce,2. grupla çalışarak hazırlanıyorum.Faak'da tüm Avusturya takımı biraraya geliyor ve bu gerçekten harika bir şey,altyapı eşsiz.Yeni kıyafetler benim için çok büyük bir değişiklik değil,sadece havadayken kendimizi alışana kadar daha farklı hissetmemize yol açacak,o kadar." dedi.


Schlierenzauer:"Konu çok enteresan..."


Yeni kıyafetlerle test atlayışlarını yeni tamamlayan Schlieri de bu aralar benzer şeyler üzerinde çalışmakla meşgul."Doğru tecrübe,antrenmanın gelecek bir iki haftasında ortaya çıkacak." diyor Tirollü."Fakat denebilir ki konu çok enteresan.Burada ana soru ağırlık kazanıyor.Kesinlikle söyleyebilirim ki bu yıl zirve için büyük çekişmeler yaşanacak.Ve bu pek çok kişi için köklü bir dönüm noktası olabilir..."
Hatta antrenör Alexander Pointner da bu yeni değişimleri  düşünüyor ama buna karşın, olayda Avusturya'nın tahtına tehdit olacak pek tehlike görmüyor : "Tabii ki her değişim bizim için bir mücadeledir ama bazı değişiklikler bazen avantaja da dönüşebilir.Biz çok iyi hazırlanmış durumdayız ve belki de bu yüzden bu değişiklikler bize deneyim olarak geri dönebilir."


Bischofshofen ve Ramsau'daki Gelecek Antrenmanlar


Avusturya Milli Takımı,Temmuz başından itibaren, çalışmalarını sürdürmek için Bischofshofen ve Ramsau'ya gidecek.


www.skijumping.de