Antrenman atlayışlarına bir saat kala yazmaya karar verdiğimden, fazla uzatmamak elzem olacak.
Elemeleri Norveçli Fannemel kazandı. İkinci sırayı da turnuva liderimiz Diethart aldı. Buraya kadar gerçekten çok ilginç, ancak bundan sonrası daha da renkli: Fannemel, 2000 € kazandı kazanmasına amma velakin eleme atlayışı yapmayan ve ev sahibi avantajı da bulunan Thomas Morgenstern ile eşleşti. Keza, Diethart da kendisini eşleşmeye saklayan bir Simi ile karşı karşıya gelecek.
Fannemel, Morgi ile eşleştiğini öğrenmeden hemen önce.
Sürpriz turnuva lideri bu sefer sağlam bir baskı yiyecek. Aklında öncelikle yarış birinciliği değil, ilk turu kazasız belasız aşabilmek olacak, buna şüphe yok. Eğer Innsbruck'ü kan kaybetmeden aşarsa, işte o zaman şampiyonluk adaylığından ciddi olarak bahsedebiliriz.
Ve Şimdi Jokullstrada istatistikleri:
* 2006-2007 sezonundan bu yana toplamda otuz Dört Tepe ayağı yapıldı ve bunların yirmi (20) tanesi Avusturyalı bir sporcunun birinciliği ile tamamlandı. (Schlieri 9, Morgi 5, Loitzl 3, Kofler 2, Diethart 1)
* Innsbruck'te son beş sezondur zirvede bir Avusturyalı bulunuyor. (Almanların o dönemki müthiş isimleri olan Schmitt ve Hannawald'ın 98-99 / 02-03 Oberstdorf serisi ile egale durumda. Bugün bir Avusturya galibiyeti, yeni bir rekor olacak).
* 1999 - 2000 sezonundan bu yana Innsbruck'te birincilik alan isimlerden 9 tanesi, turnuvayı da birincilikle bitirmeyi başarmış. (Bu sayı Oberstdorf için 7, Ga - Pa için 7, B'hofen için ise işe bakın ki yine 7). (Bu istatistikte 07-08 sezonunu dikkate almadım, çünkü o yıl Innsbruck ayağı kötü hava şartları nedeniyle B'hofen'e alınmıştı) Turnuvanın teoride en az puan veren ayağının daha belirleyici olduğu gerçeğini aklımızın bir köşesinde tutuyoruz.
* Simi'nin Dört Tepe Turnuvası'nda Avusturya topraklarında şu ana dek kazandığı birincilik sayısı: 0 (Yazı ile Sıfır)
Diethart bugün çok önemli bir sınav verecek. Kağıt üzerinde en şanslı isim Morgi olarak gözükse de, işin pratiğinin her türlü sürprize gebe olduğu bir sezonda gibiyiz. Bekleyip görelim.
Innsbruck öncesi bir sorum vardı, okumuş olanlar hatırlayacaktır:
"2006-2007 sezonuna dönelim, tam da bugüne. Ga-Pa sonrası puan durumunu yazıyorum: Schlieri: 425 - Jacobsen: 407. Fark 18 puan.
O sezon Dört Tepe'yi kim kazanmıştı derseniz: 17 puan farkla Jacobsen.
Schlieri kendi evinde o sezonun rövanşını alabilir mi?"
4 Ocak 2013 tarihinde Schlieri, bunun için çok sağlam bir adım attı ve avantajı tam tersine çeviriverdi; tıpkı 2007'de Jacobsen'in yaptığı gibi. İzlemiş olanlar hatırlar, o sene B'hofen ayağında Schlieri'ye birincilik dahi yetmemiş, Jacobsen'in Innsbruck'te oluşturduğu dev farkı kapatamamıştı. Şimdi o zamanki kadar açık bir fark bulunmuyor iki sporcu arasında. Jacobsen'in hala ciddi bir şansı olduğunu düşünüyorum. ANCAK;
* Schlieri Bergisel'de, yani kendi evinde özellikle ilk tur atlayışında ciddi bir karakter gösterisi yaptı. (kendi evi derken Avusturya'dan bahsetmiyorum, Schlieri direkt olarak SV Innsbruck-Bergisel takımı sporcusu) Şu ana kadar üç tepedeki performansı şu şekilde:
Obestdorf ilk tur: 2., ikinci tur: 2.
Ga-Pa ilk tur: 1., ikinci tur: 2.
Innsbruck ilk tur: 1., ikinci tur: 1.
Eğer bu müthiş performans B'hofen semalarında da sürerse, Jacobsen'in ikinciliğe razı olmaktan başka şansı kalmıyor. Schlieri'den bir rekor dahi bile gelebilir, vatandaşı Loitzl'ın ellerinde olan ve B'hofen'da "mükemmel atlayış"* yaparak elde ettiği "Dört Tepe Turnuvası'nı en yüksek puan ile tamamlama" başarısını kapıp kaçabilir. (*Mükemmel atlayış: 5 jürinin tamamından 20 tam stil puanı almak)
* Innsbruck'ta Stoch büyük bir iş başardı. Malysz'ten başka Dört Tepe podyumu gören bir Leh olmamıştı uzun yıllardır. (Piotr Fijas, 1985) İşte Stoch bu talihsiz seriyi kırdı ve Malysz sonrası bocalayan Polonya takımına anlamlı bir ikincilik kazandırmış oldu.
* Jacobsen'in işi pek çok açıdan çok zorlaştı. Birincisi, adam deplasmanda bir kere... Karşısında onbinlerce bağıran, yer yer yuhalayan, envai çeşit evrensel ve yerel üflemeli aleti kullanarak rakibi bozmaya çalışan Avusturyalı var. Üst üste yarış kazanmanın getirdiği başarı baskısı da bunlara eklenince, Innsbruck'te bocalaması doğal bir reaksiyondu bana göre. Biraz önce bahsettiğim istikrarından ötürü, benzer bir bocalamayı Schlieri'den beklememiz zor.
* Schlieri demişken, bir istatistik daha vereyim: Biliyorsunuz kayakla atlamada kapı değişimi işi can sıkıcı bir boyuta geldi. Artık uzun atlayışlar ve tepe rekorları görmemiz maalesef eskiye nazaran daha zor, çünkü performansına güvenilen sporcular atlayış yapmak için geldiğinde şartları gözüne kestiren koçlar kapı düşerek sporcularına en azından birkaç puanlık avantaj yaratmaya çalışıyorlar. Eğer 2002 yılındaki dörtlemenin esas oğlanı Hannawald gibi 15. kapıdan atlama şansı bulmuş olsaydı, Bergisel'in onbir yıllık tepe rekorunu tarihe gömebilirdi Schlieri. 12. Kapıdan 131,5 metre atladı, rekor ise az önce de belirttiğim gibi 3 kapı yukarıdan 134,5 metreydi.
* Avusturya fabrikası yeni bir genci daha piyasaya sürmeye hazır görünüyor. Kraft'tan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Innsbruck'te zayıf bir ilk tur atlayışından sonra öyle bir ikinci tur atlayışı yaptı ki, yalnızca ikinci tur atlayışlarını dikkate almış olsaydık podyumun 3. sırasını alacaktı. B'hofen elemelerinde de sağlam bir atlayış ile beşinci sırayı kazandı ve takım arkadaşı Unterberger'i karşısına aldı. Bu akşam yine iyi bir performans bekliyorum 93 doğumlu gencimizden.
* B'hofen elemeleri ilginç oldu. Schlieri, Bardal ve Freund döküldü. Jacobsen iddiasını ortaya koyamadı. Loitzl, Stoch ve Hilde ilk üç sırayı aldı. Jacobsen altıncı sırayı elde etti ve Slovenlerin genç yıldızı Hvala'yı karşısına aldı. Schlieri ancak 37. olabildi ve tecrübeli Sloven Kranjec ile eşleşti. Slovenlerin performansı belirleyici olacakmış gibi duruyor; ancak ben hem Schlieri'nin, hem de Jacobsen'in rakiplerine geçileceğini düşünmüyorum. Hvala Dört Tepe'nin başında daha iyi bir görüntü veriyordu, ancak son atlayışları vasatı zor bela aşıyor. Kranjec form tuttu, lakin Schlieri iki gün üst üste hata yapar mı; o da zor... Yine de zorlayıcı eşleşmeler olduğu su götürmez. Bedava şampiyonluk yok iki adayımıza da!
* Sara Takanaşi'ye ufak bir parantez: Müthiş.
* Son olarak, bugünkü B'hofen elemelerinde yerle yeksan olan Fettner'de birkaç yara bere varmış, Kornilov ise gayet iyiymiş. Kornilov hadi neyse, nispeten iyi düşmüş de; Fettner de bir yerini kırmadığına acilen şükretmeli diyorum ben. Çok tehlikeli bir düşüşü ucuz atlatmış Avusturyalı sporcu... Kaçıranlar için:
Bu akşam herkes ekran başında olsun. 17.30'da dananın kuyruğu Eurosport ekranlarında Ozan Sülüm'ün anlatımıyla kopacak!
BMW'nin merkez binası, Guangzhou Opera Binası, London 2012 için yapılan London Aquatics Centre, Haydar Aliyev Kültür Merkezi... Dünyaca ünlü pek çok tasarımda imzası olan Zaha Hadid'in bazı işlerini sayarak konuya gireyim dedim, ne de olsa bu değerli mimarın çıraklık eserinde, Bergiselschanze'de Dört Tepe Turnuvası'nın üçüncü şovuna tanıklık edeceğiz...
Haydar Aliyev Kültür Merkezi, güzel bir rampa gibi değil mi?
* Anders Jacobsen çok güçlü. Psikolojik olarak bundan daha iyi olamazdı. Ga-Pa'da 131'den sonra 143 metreye uçabilmek, hele de ensesinde Schlieri gibi anormal bir sporcu varken, mükemmel bir iş. Tüm Norveç medyası, hatta diğer İskandinav ülkeleri halihazırda medyatik bir isim olan Jacobsen'i iyice öne çıkartmış durumda. Svendsen, Moan, Svindal gibi Norveç sporunun önde gelen isimleri sosyal medyada "JACOBSEEEN" çığlıkları atıyor. Bu sezonun flaş takımı olan Almanya'nın evinde ikide iki, şampiyonluk için gerçekten de büyük bir adım.
* İstatistiklere bakarsak, işler biraz karışıyor. Dört Tepe tarihinde ilk iki ayağı da kazanmış olan atlamacı sayısı 17, bunların kaçı turnuvayı birinci bitirmiş derseniz: 12. Beş isim ilk iki ayağı kazandığı halde turnuvayı kazanamamış. Dörtte dört geliyor mu sorusu her zamanki gibi gündemde, ancak birincilik dahi henüz aslanın ağzında...
* Şu anda Jacobsen ile Schlieri arasındaki puan farkı 12.
2006-2007 sezonuna dönelim, tam da bugüne. Ga-Pa sonrası puan durumunu yazıyorum: Schlieri: 425 - Jacobsen: 407. Fark 18 puan.
O sezon Dört Tepe'yi kim kazanmıştı derseniz: 17 puan farkla Jacobsen.
Schlieri kendi evinde o sezonun rövanşını alabilir mi?
* Innsbruck iki sporcunun da dengesiz sonuçlar aldığı bir tepe. Birincilikleri de var geçmişte, birinci sıradan metrelerce fark yemişlikleri de... Yine de Schlieri'nin hem kendi evinde olduğu için, hem de geçmişte nispeten daha iyi sonuçlar aldığından ötürü yarım adım önde olduğunu iddia edebiliriz. Norveç'in takım olarak Avusturya'yı darmadağın ettiği ilk iki ayak sonrasında ulusal takımdan alacakları destek kuvvetleri ile takımı da toparlayacaklardır. Schlieri baskıya göğüs gerebilirse, heyecan son ayağa taşınır, yürekler ağızlara gelir, Ozan Sülüm ses tellerini B'hofen semalarında bırakır, acayip bir finale şahit oluruz.
* Björn Wirkola dışında Dört Tepe'yi birden fazla kazanmış bir Norveç vatandaşı bulunmuyor. Geçen senenin Kayakla Uçma Dünya Şampiyonası test atlayıcısı bunu başarabilir. Ne kariyer ama!
* Schuster'e birazcık kırgınım. Wank iyi, hoş; ama Queck'inki de can değil mi? Kağıt üzerinde şampiyonluk şansı (!) bile vardı hala çocuğun, Avusturya semalarını da bir tecrübe etse olmaz mıydı?
* Schmitt haklıymış beyler. Ataları Japonya'dan Germen İmparatorluğu'na sığınmış olabilir. İhtiyarlamaz mı hiç insan... Bazı atlayışları, özellikle yazlıkçılar dizisinin esas oğlanı Wank'ın canını yaktığı ustalık eseriydi.
* Fantasy Ski Jumping işi güzel oldu mu? (Evet yazın)
61.
Dört Tepe Turnuvası’nın heyecan verici ilk yarışlarının ardından, Innsbruck ve
Bischofshofen’de yapılacak ayaklarda yarışacak yarışmacılarda bir takım
değişiklikler yapılacak.
Alman
takımının baş antrenörü Werner Schuster’in, yeni yıl yarışının ardından zor bir
karar vermesi gerekiyor. Ulusal takımın da eklenmesiyle beraber Oberstdorf ve
Garmisch-Partenkirchen’de 12 Alman yarışabilmişti, şimdi takımın önümüzdeki
yarışlar için altı sporcuya indirilmesi gerekiyor. Daha
önceden belirlenen atletler Severin Freund, Andreas Wellinger, Richard Freitag
ve Michael Neumayer’in haricinde, koç kararını Andreas Wank ve Martin Schmitt’ten
yana kullandı. "Andreas
Wank yine çok iyi bir yarış çıkardı ve bana göre takımın beşinci adamı.
Onurlandırılması gereken performansından dolayı altıncı sporcu da Martin
Schmitt.” Schuster kararını Skisprung TV’ye anlattı. Avusturya’nın ulusal grubu Innsbruck ve
Bischofshofen’deki yarışlarda Avusturya’nın ulusal grubunu açıklamasına izin
verilecek. Dünya Kupası takımının yanı sıra, Kıtalar Kupası lideri Stefan
Kraft, Lukas Mueller, David Unterberger, Thomas Diethart, Markus Schiffner ve
Manuel Poppinger de kendi evlerindeki kalabalığın karşısında yarışma şansı
yakalayacaklar. Innsbruck
ve Bischofshofen sadece bir Fin sporcu yarışacak Dört Tepe
Turnuvası’nın ilk iki yarışında aldıkları kötü sonuçlar sebebiyle Finlandiya’nın
baş antrenörü Pekka Niemelae, Ville Larinto, Olli Muotka ve Sami Niemi’nin eve
dönüp Kuopio ve Lahti de antrenman yapmalarına karar verdi. Bu atletlerin üçü
de her iki yarışta da kalifiye olamamışlardı. Innsbruck
ve Bischofshofen’de yarışacak tek Fin sporcu ise, Oberstdorf ve
Garmisch-Partenkirchen’deki yarışlarda 49. ve 27. olan 23 yaşındaki Lauri
Asikainen olacak. Genel klasmanda 38. olarak şu anda en iyi Fin sporcu da
kendisi. Aynı
zamanda Finlandiya’dan iyi haberler de geliyor: Anssi Koivuranta dizindeki
sakatlıktan sonra iyileşme devam ediyor ve yakın zamanda tekrardan atlama
antrenmanlarına başlayabilecek.
28 Aralık 2012 Cuma günü Açılış Özel Programı ile başlayacak olan 61. Dört Tepe Turnuvası, kayakla atlama sporunun en prestijli organizasyonlarından birisi, hatta bence en prestijlisi! Son derece heyecanlı, uzun soluklu, istikrarın ve baskıyı kontrol edebilmenin en fazla en plana çıktığı, sürprizlere en açık turnuva diyebiliriz Dört Tepe için. Dolayısıyla da kayakla atlama severlerin her zaman merak ve heyecanla beklediği spor olaylarından birisi olma özelliğine sahip!
Böylesine önem taşıyan bu organizasyona ilişkin olarak, şimdiye kadar yapılmış olan tüm Dört Tepe Turnuvaları'nın sonuçlarını dikkate alan ilginç bir istatistik hazırlamaya çalıştım. Açıkçası bu vesileyle, ben de pek çok yeni şey öğrenmiş oldum.
* Bir kere, bu turnuvayı 5 kez(1998-99, 2002-03, 2004-05, 2005-06, 2007-08) kazanan Fin Janne Ahonen gibi bir ilahi sporcu var ve bu rekorun tek sahibi! 1998-99 sezonunda tek bir yarışı dahi kazanmadan toplamda elde ettiği puanla 1. gelerek Dört Tepe Şampiyonu olmuştur. Tıpkı 1986-87 sezonunda Avusturyalı Ernst Vettori ile 1988-89 sezonunda vatandaşı Risto Laakonen gibi.
* Alman Jens Weissflog, Dört Tepe Turnuvası'nı farklı tarihlerde 4 kez kazanan tek sporcudur. O da inanılmaz bir yetenekmiş. 1983-84 sezonunda daha 19 yaşında iken hem Dört Tepe, hem Dünya Kupası, hem de Normal Tepe Yarışı Olimpiyat Şampiyonu olmuş! İnanılmaz değil mi?
* Dört Tepe Turnuvası'nı 3 kez(1966-67, 1967-68, 1968-69) üst üste kazanan sporcu Norveçli Bjorn Wirkola ve bu rekor halen kırılmış ya da egale edilmiş değil!
* 2001-02 sezonunda Dört Tepe Turnuvası'nın 4 yarışını birden kazanarak Turnuva Şampiyonu olan tek sporcu efsane isim Alman Sven Hannawald!
* Dört Tepe Turnuvası'nı farklı tarihlerde 3 kez kazanan sporcular:
- Norveçli Bjorn Wirkola(üst üste)(1966-67, 1967-68, 1968-69)
- Doğu Alman Helmut Recknagel(1957-58, 1958-59, 1960-61)
* Tek bir yarışı kazanıp Dört Tepe Şampiyonu olan isimler, sondan başa doğru gidecek olursak:
- Avusturyalı Andreas Kofler, 2009-10 sezonu, Oberstdorf yarışı
- Norveçli Anders Jacobsen, 2006-07 sezonu, Innsbruck yarışı
- Çek Jakub Janda, 2005-06 sezonu, GAPA yarışı
- Fin Janne Ahonen, 2002-03, Innsbruck yarışı
- Sloven Primoz Peterka, 1996-97, GAPA yarışı
- Alman Jens Weissflog, 1984-85, GAPA yarışı
- Avusturyalı Anders Goldberger, 1994-95, Bischofshofen yarışı
- Fin Matti Nykaenen- 1982-83, Innsbruck yarışı
- Norveçli Bjorn Wirkola, 1967-68, GAPA yarışı
- Doğu Alman Helmut Recknagel, 1960-61, Bischofshofen yarışı
* Dört Tepe Turnuvaları'nda en fazla yarış kazanan sporcular ve yarış sayıları:
- Alman Jens Weissflog, 10 yarış
- Norveçli Bjorn Wirkola, 10 yarış
- Fin Janne Ahonen, 9 yarış
- Fin Matti Nykaenen, 7 yarış
* Dört Tepe Turnuvası'nı en çok kazanan ülke: FİNLANDİYA(16 kez) ve
Birleşik Almanya ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'ni birleştirirsek ALMANYA da (16 kez)
Üçüncü sırada AVUSTURYA(13 kez)
Dördüncü sırada NORVEÇ(10 kez)
* Dört Tepe Turnuvası yarışlarına ve madalyalara göre bir dağılım yapıcak olursak:
TepeEn fazla altınEn fazla gümüşEn fazla bronz alan ülke
Oberstdorf Finlandiya (13) Avusturya(17) Avusturya (16)
Garmisch Avusturya(13) Finlandiya(17) Finlandiya ve Doğu
Partenkirchen Almanya (11)
Innsbruck Finlandiya(13) Avusturya ve Avusturya (14)
Finlandiya (10)
Bischofshofen Avusturya (20) Avusturya (13) Norveç (11)
* Toplamda en fazla podyum yapan ülke: AVUSTURYA(154)
İkinci: FİNLANDİYA(131)
Üçüncü: NORVEÇ(96)
Dördüncü: DOĞU ALMANYA CUMHURİYETİ(89)
Beşinci: ALMANYA(47)
* 61. Dört Tepe Turnuvası'na katılan ve favori olarak gösterilen aktif sporculara göz atacak olursak:
- Avusturyalı Gregor Schlierenzauer, geçen sezon bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2011-12 sezonunda ise yine Avusturyalı Thomas Morgenstern bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2010-11 sezonunda da yine Avusturyalı Anders Kofler bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2009-2010 sezonunda ise yine Avusturyalı Wolfgang Loitzl bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2006-2007 sezonunda Norveçli Anders Jacobsen bu turnuvayı ilk kez kazandı.
* Üst üste en çok kez Dört Tepe Turnuvası'nı kazanan ülke ise Avusturya, 4 kez(2008-09, 2009-10, 2010-11, 2011-12). İkinci sırada üst üste 3 kez kazanan Norveç yer alıyor(1966-67, 1967-68, 1968-69).
* Dört Tepe Turnuvası'nı en çok kazanan ülke: FİNLANDİYA(16 kez) ve
Birleşik Almanya ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'ni birleştirirsek ALMANYA da (16 kez)
Üçüncü sırada AVUSTURYA(13 kez)
Dördüncü sırada NORVEÇ(10 kez)
* Dört Tepe Turnuvası yarışlarına ve madalyalara göre bir dağılım yapıcak olursak:
TepeEn fazla altınEn fazla gümüşEn fazla bronz alan takım
Oberstdorf Finlandiya (13) Avusturya(17) Avusturya (16)
Garmisch Avusturya(13) Finlandiya(17) Finlandiya ve Doğu
Almanya (11)
Partenkirchen
Innsbruck Finlandiya(13) Avusturya ve Avusturya (14)
Finlandiya (10)
Bischofshofen Avusturya (20) Avusturya (13) Norveç (11)
* Toplamda en fazla podyum yapan ülke: AVUSTURYA(154)
İkinci: FİNLANDİYA(131)
Üçüncü: NORVEÇ(96)
Dördüncü: DOĞU ALMANYA CUMHURİYETİ(89)
Beşinci: ALMANYA(47)
* 61. Dört Tepe Turnuvası'na katılan ve favori olarak gösterilen aktif sporculara göz atacak olursak:
- Avusturyalı Gregor Schlierenzauer, geçen sezon bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2011-12 sezonunda ise yine Avusturyalı Thomas Morgenstern bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2010-11 sezonunda da yine Avusturyalı Anders Kofler bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2009-2010 sezonunda ise yine Avusturyalı Wolfgang Loitzl bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2006-2007 sezonunda Norveçli Anders Jacobsen bu turnuvayı ilk kez kazandı.
* Emekliye ayrılmış olsa da büyük efsane Polonyalı sporcu Adam Malysz'i söylemeden geçemeyiz. Malysz de 2000-01 sezonunda bu turnuvayı kazanmayı başardı.
* Üst üste en çok kez Dört Tepe Turnuvası'nı kazanan ülke ise Avusturya, 4 kez(2008-09, 2009-10, 2010-11, 2011-12). İkinci sırada üst üste 3 kez kazanan Norveç yer alıyor(1966-67, 1967-68, 1968-69).
Eminim daha gözümden kaçan pek çok istatistik vardır çünkü öyle böyle bir turnuva değil Dört Tepe. Her yarışın, hatta elemenin olay olduğu bir organizasyon! Öyle olunca, ilk elemelere kalan dakikaları sabırsızlıkla beklediğimi ifade etmeliyim. Anlı şanlı bir turnuva olması dileklerimle...
Innsbruck, Dört Tepe'nin üçüncü ayağına ev sahipliği yaparken büyük bir heyecan yaşattı izleyenlere. Schlierenzauer'in puan farkını açıp Dört Tepe Şampiyonluğu'na doğru giderken FIS'in para ödülü sayesinde heyecanımız hiç azalmamıştı.
Bir kere son dönemin en güzel birinci turlarından birini izledik. Seyircinin gazıyla Walter Hofer kapıyı düşürmedi ve tepe rekorunun kıyısından döndük, ki biraz daha dayanabilseydi rekor çok rahat bir şekilde kırılabilirdi (Dimitry Vassiliev 1,5 metre ile rekoru kaçırdı, o derece yani).
Kamil Stoch ilk tur sonunda yarışı kazanmak için kocaman bir adım atmıştı en yakın rakibine 6 puanlık fark yaparak. Ama işler ikinci turda rüzgarın etkisiyle ters döndü ve epik bir final turuyla karşılaştık. Eurosport'un harika rüzgar gösterimleri işin kötüye gittiğini gösterdikten sonra, ilk defa kullanılan jüri telsizi konuşmasında " kar geliyor" haberinden sonra heyecan çok arttı.
İkinci tura Şanslı Kaybeden olarak girmeyi başaran Andreas Kofler ise rüzgarı en iyi kullanan isim oldu ve Innsbruck'da ilk defa podyum gördü, hem de en üst sırada. Schlierenzauer'in ağlayan annesi eşliğinde izlediğimiz kısa atlayışı sonrası, Stoch'tan da felaket ötesi atlayış geldi. Günün Adamı seçilen Taku Takeuchi ise iki iyi atlayış sonrası kariyerinin ilk podyumunu tattı.
Dört Tepe'nin bahtsız adamı Daiki Ito ise çok iyi ilk atlayış sonrası, biraz jüri kurbanı oldu ve neredeyse fırtınada ikinci atlayışını gerçekleştirerek son sıralarda yer aldı (Ito'nun rüzgardan gelen puanı +15'ti).
Bu arada tartışmasız Innsbruck seyircisi sezonun en iyi seyircisi ödülünü de bizlerden aldı. Dört Tepe Turnuvası'nda son tepe öncesi genel klasman şu şekilde oluştu;
Almanya'yı bitirdikten sonra Avusturya'ya geçiliyor, Avusturya'daki ilk durak ise Innsbruck'teki Bergiselschanze.
1964 ve 1976 yıllarında Kış Olimpiyatları'na evsahipliği yapan Innsbruck kış sporlarının en önemli merkezlerindendir. Dört Tepe Turnuvası'nı ağırladığından kayakla atlama için daha da önemlidir. Kayakla atlama tarihi 20ler'e kadar giden Innsbruck'ün ilk resmi performansı 1927 yılında yapılan 47.5m'lik performanstı.
Tabii o dönemki rampa ve kule tahtadan. 1933'te yenilenen tepenin yeni rekoru 74m'ye çekilmişti. 1942 yılında her ne kadar sadece 5 sene geçmiş olsa da yenilemenin ardından, atlama kulesi tesisi ziyarete gelen bir futbol takımının üzerine yıkıldı ve 4 kişi hayatını kaybetti.
Sonrasında 1949 yılında tekrar yenilenen Berg Isel, 1953 yılında ilk Dört Tepe Turnuvası'na ev sahipliği yaptı. (1952 yılında başlayan turnuva) 1964 ve 1976 yıllarında Kış Olimpiyatlar'ını ağırlayan Berg Isel 2001 yılında bir kez daha restore edildi ve 2002'nin Eylül ayında tekrar yarışları ağırlamaya başladı.