21 Aralık 2010 Salı

Yüksek Yüksek Tepeler

Geç Bir Merhaba

Bu sezon diğer sporlar gibi kayakla atlamayı da eskisi gibi takip edemiyorum.  Bu nedenle blogada yazı yazamadım, röportajlarda Eren ve Ozan’a eşlik edemedim, hatta Sertan’a hoşgeldin bile diyemedim. En azından geç olsa da Dört Tepe Turnuvası ile merhaba diyorum bloga.

Dört Tepe

Her yeni yıl yaklaşırken insanları ne yapsak telaşı sarar; ama bir grup insanın telaşı ve heyecanı farklıdır. Almanya ve Avusturya’da dört farklı tepede yapılacak atlayışları beklerler. Kayakla Atlama Dünya Kupası’nın dört ayağıdır aslında bu dört tepe. Dört Tepe Turnuvası olarak bilinen, sezonun en prestijli turnuvasını oluşturular. 1952-1953’ten beri tüm gözler sene sonunda bu dört tepeye çevrilir. Sporcular ve takımlar bu dört tepe sonunda podyumda yer almak, zafer elde etmek için atlayışlarını yaparlar, onbinlerce insan tepelerde hazır bulunur, milyonlarcası televizyondan takip eder atlayışları.

2010 - 2011 Dört Tepe Turnuvası’na sekiz gün kaldı, hemen hemen bir hafta. Dünya Kupası takviminde önümüzdeki ilk durak Dört Tepe Turnuvası’nın ilk ayağı zaten. Heyecanın yavaş yavaş daha da arttığı günler başladı.

Geç merhaba ile beraber ufak bir açılış notuyla blogda da Dört Tepe heyecanını başlatmış olalım. Önümüzdeki günlerde turnuvanın tarihi, programı, tepeler ile ilgili yazılar ile coşkuyu arttıracağız. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder