Martin Koch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Martin Koch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2014 Çarşamba

GARMISCH PARTENKIRCHEN: ELEMELER
 
File:Neue Große Olympiaschanze.jpg
 
File:Garmisch-Partenkirchen.JPG 
 
GAPA ayağı, benim en heyecan verici bulduğum 4 Tepe Turnuvası duraklarından birisidir. Bunda sanırım tepenin yani Gross Olympiaschanze'nin tasarımı ve heybeti(140m) önemli bir rol oynamakta, tepenin karşısındaki manzara da bir o kadar etkileyici!
Bununla birlikte, GAPA'da yarış seyredenlerin yarışla bütünleşmeleri, ondan maksimum keyif olmaları Turnuva'nın diğer tepeleri kadar mümkün değil, çünkü bu tepede seyirci koltukları sadece iniş alanında yer alıyor. Yani tepe boyunca herhangi bir tribün yok, dolayısıyla seyirciler, atlayışın sadece son aşamasına yani iniş anına, o da oldukça uzak bir mesafeden ve karşı cepheden tanıklık ediyorlar. Oysa Oberstdorf yarışını izleyenler hatırlayacaktır, Schattenbergschanze'de tribünler hem tepe boyunca hem tam tepenin kAarşısında yer alıyor. Böylelikle seyirci, sporcu rampadan ayrıldıktan sonra havada iken aldığı pozisyonu, süzülüşünü ve inişini tercih ettiği tribüne göre görme fırsatı buluyor. İşte GAPA'daki tek eksik bu, diye düşnüyorum ama kısmet olursa bir gün mutlaka orada bir yarış izlemeyi çok isterim:)
Gelelim elemelere, Avusturyalı sporcu Thomas Diethart, beklenmedik yükselişine devam ediyor. Kendisi de neler olduğunu pek anlamış gibi görünmüyor, özellikle kendisiyle yapılan röportajda da ifade ettiği üzere, şu an sporcu için bu atlayışları yapmak çok kolay! Tabi, ciddi anlamda bir gelgit yaşayan Schlieri, keza istikrar yakalamakta zorlanan bir Kofi, önce motivasyon sonra gelen bir düşüş ile dalgalanıp tekrardan kendine gelmekte olan bir Morgi'nin yanı sıra, Loiztl da pes etmiyor, Koch zaten yok, geçen sezon ümitlendiren Kraft bu sene beklentileri henüz karşılayamamışken, Diethart gibi bir sporcunun ortaya çıkması Avusturya için takım olarak kendine güveni tazeleyen ve bireysel anlamda da sporcuları motive edecek bir durum yarattı bence. Neler olacğını şimdiden kestirmek zor, çünkü aynı ümitleri yeşerten başka sporcular da olmuştu ancak gerisini getiremediler, ör. Alman Andreas Wellinger ya da Avusturyalı Stephan Kraft ya da Piotr Zyla'da da düşüş var, gibi.
Elemelerin ikincisi Polonyalı Kamil Stoch oldu. Oberstdorf için hissettikleri bence yapılan röportajda söyleyemediklerinden daha fazla! Şahsen şok oldum ve bu sarsıntıyı nasıl atlatacağını merak ediyorum. Bugün eğer bir podyum alamazsa her nekadar henüz Turnuvanın ortasında olsak da Kamil için geri dönüş yapmanın pek mümkün olamayacağı kanaatindeyim ama son iki ayakta da mucizelere her zaman yer vardır 4 Tepe Turnuvası'nda:)
Avusturyalı sporcu Morgi için 3.lük ciddi bir motivasyon etkisi yaratmıştır. Düşmenin ardından verdiği mücadele ve gösterdiği performanslar gerçekten takdire şayan! Deneyimi ve önceki başarıları dikkate alındığında, onun her zaman bu Turnuvada herkes için bir gözdağı teşkil ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
4. ve 5. sıralar iki Sloven sporcuya ait, Prevc ve Kranjec. Umarım GAPA, Slovenler için beklenen o uyanışın, dirilişin merkezi olur!
Bardal, 6. Simi 7. sırada tamamladılar elemeleri. Birbirlerini yakından takip ediyorlar. Simi Oberstdorf galibiyeti ile oldukça mutluydu, kendine güveni artmış ve tabirim caizse, gaza gelmiş görünüyor. Bardal, daha temkinli ve sakin konuşuyor, Simi'nin ensesinde adeta:)
Eşleşmelerle ilgili olarak, Damjan-Ahonen, Tepes-Loitzl, Deschwanden-Wank, Kot-Ziobro, Hvala-Matura, Neumayer-Schlierenzauher, Freund-Takeuchi, Wellinger-Hayboeck eşleşmelerinden şanslı kaybedenlerin çıkabileceğini düşünüyorum. Freitag-Stoch eşleşmesi için şanslı kaybedeb bir Freitag'a pek ihtimal vermiyorum. Bakalım, hep beraber görücez.
Bu vesileyle herkesin Yeni Yılını en içten dileklerimle kutlarım. 2014, herkes için güzel anılar ve anlar ile dolu olsun:)

19 Aralık 2012 Çarşamba

Avusturya’nın Dört Tepe Kadrosunda Sürpriz Yok





Aralık sonunda başlayacak olan Dört Tepe Turnuvası için Avusturya takımında sürpriz yok

Baş antrenör Alexander Pointner şimdiye kadar bu sezonda Dünya Kupası’nda yer almış, öne çıkan yedi atletin isimlerini Dört Tepe Turnuvası için belirledi.

 Gregor Schlierenzauer, Andreas Kofler, Thomas Morgenstern, Wolfgang Loitzl, Martin Koch, Michael Hayböck ve Manuel Fettner Oberstdorf ve Garmisch-Partenkirchen’de yapılacak yarışmalarda Avusturya Kayak Federasyonu’nu temsil edecekler. Innsbruck ve Bischofshofen’de yapılacak yarışmalarda ilaveten bir de ulusal grup yer alacak.

 
Pointner: "Çok iyi bir takımımız var"

 "Herkes çok iyi performans gösterdi. Kazanabilecek beş atletimiz var. Şimdiye kadar güzel sonuçlar elde etmiş olan Manuel Fettner ve Engelberg’i 15. bitiren ve hala gelişme potansiyeli olan Michael Hayböck’le beraber çok iyi bir takımımız var.” diyerek kararını anlattı Alexander Pointner.

İki Kıtalar Kupası yarışması kazanan ve halihazırda genel klasman lideri olan 19 yaşındaki Stefan Kraft da Innsbruck ve Bischofshofen’de yeteneklerini sergileme şansı elde edecek. Daha sonrasında da kendini Gençler Dünya Şampiyonasına hazırlayacak.

 28 Aralıkta, Avusturya takımı iki favorisi Schlierenzauer ve Kofler’le beraber, Erdinger Arena’da elemelerin bir gün ardından 61.si başlayacak olan Dört Tepe Turnuvası için Oberstdorf’a gidecekler.



Kaynak: http://berkutschi.com/

3 Mart 2012 Cumartesi

Norveç Güncesi 8 | Halkla İlişkiler


Evet, bugün de Lahti’de atlayamadık.  Oradaki yel hakkındaki yorumu emekli olimpiyat şampiyonu Lars Bystöl çok güzel bir şekilde yapmış, üzerine başka bir söz söylemeye gerek dahi yok: "Must be a hard job to be a flagstick in Finland!" (Finlandiya’da gönder olmak zor bir iş olmalı)

Madem eleme haberi yok, Vikersund malzemeleriyle devam edelim isterseniz. Öncelikle bireysel yarış sonrası Martin Koch röportajım:

Ben: Favorilerden biriydin. Hayal kırıklığına uğradın mı?
Koch: Biraz, elbette. Altın için gereken her şeye sahip olduğumu düşünüyordum. İlk anda biraz hayal kırıklığı yaşadım, fakat giderek daha iyi hissediyorum.
Ben: Takım yarışı için beklentilerin ne yönde?
Koch: Norveç ve Slovenya ile savaşacağımızı düşünüyorum. Altın için mücadele edeceğiz.
Ben: Düşüşünden sonra herhangi bir ağrı, ya da acı hissettin mi? (Reha Muhtar ekolünden bir sual)
Koch: Şu anda bir ağrım yok, belki yarına olabilir fakat şu anda yok.
Ben: Neden düştüğünü anlayabildin mi peki?
Koch: Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum.
Ben: Vikersundbakken hakkında ne düşünüyorsun?
Koch: Güzel. Burada atlayış yapmak gerçekten keyifli. Rüzgarlı hava şartları vardı, onu saymazsak tepe harika. 



Şimdi de bireysel yarış basın toplantısı:

Tore Fossen: Martin, bronz madalya sahibi. İkinci turda neler oldu?
Koch: Gerçekten bilmiyorum. Rakiplerim uzun atlayışlar yapmıştı, dolayısıyla benim de mesafeyi bulmam gerekiyordu. Bunu yaptım da. Normalde bu tip bir atlayışta ayakta kalırdım, fakat bugün dengem biraz yana doğru bozuldu. Bu uzunlukta bir atlayışta böyle bir hatanın telafisi olmuyor.

Tore Fossen: Rune, şu ana dek çok başarılı bir sezon geçiriyorsun. Burada da bu başarını bir gümüş madalya ile taçlandırdın. Neler söyleyeceksin?
Velta: Teşekkürler. Benim için gerçekten de harika bir sezon oluyor.  Bugünkü de mükemmel bir sonuç.

Tore Fossen: Robert, Dünya Şampiyonası tarihinde ilk kez podyumdasın ve zirveyi kapmayı başardın. Bugün şartlar nasıldı? Halinden memnun olduğunu düşünüyorum.
Kranjec: Şampiyon oldum, elbette mutluyum. (gülüşmeler) Şartlar çok iyi değildi, daha iyi olabilirdi. İlk atlayışta rampa içi hızım yeteri kadar yüksek olmadığı için çok uzun bir mesafe bulamayacağımı biliyordum. İkinci atlayışta uzağa gideceğimin farkındaydım, ancak 244 metreye ulaşabileceğimi de düşünmemiştim. Uygun koşullar olursa burada 250 metre atlanabileceğini düşünüyorum.

Tore Fossen: Diğer iki atlete de aynı soruyu yöneltmek istiyorum. Robert burada 250 metre atlamanın mümkün olduğunu söylüyor. Bu görüşe katılıyor musunuz? Martin?
Koch: Evet, mümkün. Ancak şartların mükemmel olması gerekiyor. Zor, ama mümkün.

Tore Fossen: Peki Rune, sen ne düşünüyorsun?
Velta: Doğru şartlar ve doğru sürat yakalanırsa bence de mümkün.

Basın: Rune, rampadan çıkarkenki düşüncelerin ve hislerin nelerdi?  Son atlayışı sen yaptın.
Velta: Sadece yapmam gerekenlere odaklanmıştım. O kadar.

Basın: Rune, atlayışını yapmadan önce Robert’in 244 metre atladığını biliyor muydun?
Velta: Evet, en azından uzun bir atlayış yaptığını biliyordum. Martin’in de düştüğünü gördüm. Yine de uzun bir atlayış yapmak zorunda olduğumun farkındaydım.

Basın: Robert, bir Slovenyalı olarak Vikersund benim favori tepem diyebilir misin bugünden sonra?
Kranjec: Hayır. (gülüşmeler)

Basın: Neden?
Kranjec: Çünkü alçak kapıdan ve iyi olmayan şartlarda uzun atlayış yapabilmek gerçekten çok zor. Ayrıca biliyorsunuz, bir Slovenyalı olarak Slovenlere karşı sorumluluklarım var.

Basın: Rune, atlayışını yaptıktan sonra bütün takım sana koştu ve seninle birlikte sevindi. Anders Bardal müsabaka sonrası yaptığı açıklamada madalyayı senin kazandığını, fakat bu ikinciliği tüm takımın ortak başarısı olarak gördüklerini söyledi. Sen de bu şekilde mi düşünüyorsun, bu gümüş madalya tüm takım için diyebilir misin?
Velta: Evet, ben de o şekilde düşünüyorum. Biz bir takımız, her gün beraberce yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Muhakkak takımdaki herkesin bir parçası var bu başarıda.

Basın: Norveçliler bir “Alexander Stöckl etkisi”nden bahseder oldu bu günlerde. Stöckl senin için ne anlama geliyor ve bu madalyadaki rolü ne?
Velta: Alex bana ve diğer takım arkadaşlarıma güzel bir şans verdi. Kayakla atlama adına bize kattığı ve ona minnettar olduğumuz bazı yenilikler oldu. Artık yarınki takım mücadelesini bekliyoruz.



26 Şubat 2012 Pazar

Norveç Güncesi 6 | Robert Kraljetzt!





Elimde ne kadar fazla malzeme var anlatamam. Hangi birini ne ara paylaşayım şaşırmış durumdayım. Yarış sonrası morali oldukça bozuk olduğu için pek çok gazeteciyi pas geçen Schlieri'yle bile konuşma şansı buldum. Galiba ben muhabirmişim aslında.

Yine ilginç bir günü geride bıraktık. İlk turda rüzgar şiddeti tahminleri biraz aşınca, yolcu sıkıntısı çeken Harem - Gebze dolmuşu (evet, Angara dolmuşu) misali her köprü altında rüzgarın dinmesini bekledik ve yarım saatlik müsabaka için fazladan bir saat harcadık. Dolayısıyla bir tur daha kaybederek dünya kupası ayağı misali bir şampiyona tecrübe etmiş olduk. Buna ek olarak ikinci turun ilk yarısında kapıyı ısrarla yukarı çekmeyen jürinin gecikmesini de katarsak, bir buçuk turluk bir şampiyonluk mücadelesi birazcık kırıcı oldu.

Yine de adil bir podyum olduğunu düşünüyorum. Bu üç adam ilk günden beri diğerlerinden biraz daha farklı atlıyordu. Kranjec, yıllardır başarılı olduğu uçmasının karşılığını nihayet almış oldu. Rune, "Hilde ya da Evensen varken bu takımda işi ne?" diyenlere gümüş bir yanıt verdi. Koch ise altın için zorladı, yapabilirdi de, lakin olmadı. Yine de tesellisini buldu, düşmesine rağmen kazandığı üçüncülük gerçekten büyük iş.

Diğer detaylar yolda. Bir ara gelecek...