Matti Nykänen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Matti Nykänen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Matti Nykänen Dört Eski Eşini Anlatıyor: "Mahvedilmiş Yarım Yüzyıl"

Kayakla atlama efsanesi ve şarkıcı Matti Nykänen, bugün 50. yaşını kutluyor.

1982 Şubat'ında Oslo'daki kayakla atlama tepesinde ciddi bir genç adam oturuyor. Heyecanlı bir seyirci topluluğunun önünde herkesten bir adım daha ileri uçmayı başarıyor bu genç adam. 19 yaşındayken kazandığı Dünya Kupası zaferinden sonra Jyväskylä'dan gelen Matti Nykänen'in hayatı kesin bir şekilde değişti. Bugün, Finladiya'nın en elit spor hikayesini yazan Nykänen'in 50. yaşını kutluyoruz. Fakat Nykänen'in aykırı karakteri sebebiyle özel yaşamı, sporculuğu kadar görkemli olamadı.

Matti Nykänen, dört farklı kadınla beş kez evlendi. Tiina Hassinen, efsane sporcunun ilk eşiydi.

                                             Matti ve ilk eşi Tiina Hassinen, yıl 1988.

Çocuk sahibi olduğu evliliği 1986'dan 1988'e dek sürdü. Nykänen ikinci evliliğini Pia Hynnisen ile yaptı. Kızı 1990 yılında dünyaya geldi.

     Matti Nykaenen ve eşi Pia Hyninnen, Jyvaeskylae'deki kilise töreninde. 3 Haziran 1989.

1991 yılında boşandılar. 1996 yılında Matti üçüncü evliliğini yaptı. Sari Paanalan ile evliliği ancak iki yıl sürdü. 2001'den 2003'e kadar Mervi Tapolalle ile beraberdi. 2004 yılında Mervi ile tekrar nikah masasına oturdu. Bu çiftin ikinci evliliği 2010 yılında mahkemede son buldu.

                                                 Matti ve Sari Paanala 1998 yılında.

                                                    Matti ve Mervi. Yıl 2001.

Nykänen ilk eşi Tiina'yı diğerlerinden ayrı tutuyor ve onun evlilikleri hakkında medayaya konuşmadığını dile getiriyor. "Bana zarar vermedi." diyormuş Tiina Matti için.

İkinci eşi Pia ile iyi ilişkileri halen devam ediyor. "Kızımız Eveliina harika bir çocuk. Onun için ayrılmamız en iyisiydi. Tabii Eveliina açısından babasının şöhreti pek iyi bir örnek oluşturmadı." diyor Nykänen.

Sari Paanalan Nykänen'i şu sözlerle anlatıyor: "Sarstı ve geçti."
"Hakkında konuşmaya artık gerek yok. Bizim evliliğimiz normal değildi, yaşadıklarımız değerlendirmesi zor şeyler."

Mervi Tapolalle, Nykänen ile evliliğini şöyle özetliyor: "Hayatımı mahvetmek üzereydi, ben de kendimi bataklığa çektim." Matti ile iki kez nikah masasına oturan Tapolalle şöyle devam ediyor: "Üçüncü kez hapishaneye girmeyeceğim."

Özel hayatında huzura kavuştuğunu umduğumuz Matti Nykänen'e nice mutlu yaşlar dileriz.

Kaynak: iltasanomat.fi

27 Mart 2013 Çarşamba

Harri Matti Elele, Hep Beraber Tepelere!

 
Oralardan döndürmeyin dedik ama, dinlemediler…
 
 
Bizim kirli Harri'nin içerideyken düşünecek bol bol vakti olmuş. Çok okumuş. Kendisini geliştirmiş. Ve bir kez daha Fin Kayakla Atlama Milli Takımı’nın kapısını aşındırmaya karar vermiş. (Bak sen)
 
“Amacım yine başarılı olmak” diyen Olli’nin de hedefi tıpkı vatandaşı Janne Ahonen gibi Soçi 2014. Bu yolda kendisine koçluk edecek kişi ise kendisi ile benzer yollardan geçmiş olan muhteşem Matti Nykänen!
 
Bakalım Harri’nin hakkından Matti gelebilecek mi, bekleyip görelim… (Di mi Ozan?)

25 Aralık 2012 Salı

61. DÖRT TEPE TURNUVASI YAKLAŞIRKEN

TURNUVA İSTATİSTİKLERİ 

28 Aralık 2012 Cuma günü Açılış Özel Programı ile başlayacak olan 61. Dört Tepe Turnuvası, kayakla atlama sporunun en prestijli organizasyonlarından birisi, hatta bence en prestijlisi! Son derece heyecanlı, uzun soluklu, istikrarın ve baskıyı kontrol edebilmenin en fazla en plana çıktığı, sürprizlere en açık turnuva diyebiliriz Dört Tepe için. Dolayısıyla da kayakla atlama severlerin her zaman merak ve heyecanla beklediği spor olaylarından birisi olma özelliğine sahip!

Böylesine önem taşıyan bu organizasyona ilişkin olarak, şimdiye kadar yapılmış olan tüm Dört Tepe Turnuvaları'nın sonuçlarını dikkate alan ilginç bir istatistik hazırlamaya çalıştım. Açıkçası bu vesileyle, ben de pek çok yeni şey öğrenmiş oldum.

* Bir kere, bu turnuvayı 5 kez(1998-99, 2002-03, 2004-05, 2005-06, 2007-08) kazanan Fin Janne Ahonen gibi bir ilahi sporcu var ve bu rekorun tek sahibi! 1998-99 sezonunda tek bir yarışı dahi kazanmadan toplamda elde ettiği puanla 1. gelerek Dört Tepe Şampiyonu olmuştur. Tıpkı 1986-87 sezonunda Avusturyalı Ernst Vettori ile 1988-89 sezonunda vatandaşı Risto Laakonen gibi.

* Alman Jens Weissflog, Dört Tepe Turnuvası'nı farklı tarihlerde 4 kez kazanan tek sporcudur. O da inanılmaz bir yetenekmiş. 1983-84 sezonunda daha 19 yaşında iken hem Dört Tepe, hem Dünya Kupası, hem de Normal Tepe Yarışı Olimpiyat Şampiyonu olmuş! İnanılmaz değil mi?

* Dört Tepe Turnuvası'nı 3 kez(1966-67, 1967-68, 1968-69) üst üste kazanan sporcu Norveçli Bjorn Wirkola ve bu rekor halen kırılmış ya da egale edilmiş değil!

* 2001-02 sezonunda Dört Tepe Turnuvası'nın 4 yarışını birden kazanarak Turnuva Şampiyonu olan tek sporcu efsane isim Alman Sven Hannawald!

* Dört Tepe Turnuvası'nı farklı tarihlerde 3 kez kazanan sporcular:
- Norveçli Bjorn Wirkola(üst üste)(1966-67, 1967-68, 1968-69)
- Doğu Alman Helmut Recknagel(1957-58, 1958-59, 1960-61)

* Tek bir yarışı kazanıp Dört Tepe Şampiyonu olan isimler, sondan başa doğru gidecek olursak:
- Avusturyalı Andreas Kofler, 2009-10 sezonu, Oberstdorf yarışı
- Norveçli Anders Jacobsen, 2006-07 sezonu, Innsbruck yarışı
- Çek Jakub Janda, 2005-06 sezonu, GAPA yarışı
- Fin Janne Ahonen, 2002-03, Innsbruck yarışı
- Sloven Primoz Peterka, 1996-97, GAPA yarışı
-  Alman Jens Weissflog, 1984-85, GAPA yarışı
- Avusturyalı Anders Goldberger, 1994-95, Bischofshofen yarışı
- Fin Matti Nykaenen- 1982-83, Innsbruck yarışı
- Norveçli Bjorn Wirkola, 1967-68, GAPA yarışı
- Doğu Alman Helmut Recknagel, 1960-61, Bischofshofen yarışı

* Dört Tepe Turnuvaları'nda en fazla yarış kazanan sporcular ve yarış sayıları:
- Alman Jens Weissflog, 10 yarış
- Norveçli Bjorn Wirkola, 10 yarış
- Fin Janne Ahonen, 9 yarış
- Fin Matti Nykaenen, 7 yarış

* Dört Tepe Turnuvası'nı en çok kazanan ülke: FİNLANDİYA(16 kez) ve
   Birleşik Almanya ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'ni birleştirirsek ALMANYA da (16 kez)
   Üçüncü sırada AVUSTURYA(13 kez)
   Dördüncü sırada NORVEÇ(10 kez)

* Dört Tepe Turnuvası yarışlarına ve madalyalara göre bir dağılım yapıcak olursak:

Tepe                            En fazla altın           En fazla gümüş           En fazla bronz alan ülke

Oberstdorf                  Finlandiya (13)           Avusturya(17)               Avusturya (16)

Garmisch                    Avusturya(13)            Finlandiya(17)               Finlandiya ve Doğu
Partenkirchen                                                                                     Almanya (11)

Innsbruck                   Finlandiya(13)            Avusturya ve                 Avusturya (14)
                                                                     Finlandiya (10)

Bischofshofen            Avusturya (20)            Avusturya (13)               Norveç (11)

* Toplamda en fazla podyum yapan ülke: AVUSTURYA(154)
                                                        İkinci: FİNLANDİYA(131)
                                                     Üçüncü: NORVEÇ(96)
                                                 Dördüncü: DOĞU ALMANYA CUMHURİYETİ(89)
                                                     Beşinci: ALMANYA(47)

* 61. Dört Tepe Turnuvası'na katılan ve favori olarak gösterilen aktif sporculara göz atacak olursak:
- Avusturyalı Gregor Schlierenzauer, geçen sezon bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2011-12 sezonunda ise yine Avusturyalı Thomas Morgenstern bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2010-11 sezonunda da yine Avusturyalı Anders Kofler bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2009-2010 sezonunda ise yine Avusturyalı Wolfgang Loitzl bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2006-2007 sezonunda Norveçli Anders Jacobsen bu turnuvayı ilk kez kazandı.

* Üst üste en çok kez Dört Tepe Turnuvası'nı kazanan ülke ise Avusturya, 4 kez(2008-09, 2009-10, 2010-11, 2011-12). İkinci sırada  üst üste 3 kez kazanan Norveç yer alıyor(1966-67, 1967-68, 1968-69).

* Dört Tepe Turnuvası'nı en çok kazanan ülke: FİNLANDİYA(16 kez) ve
Birleşik Almanya ile Doğu Almanya Cumhuriyeti'ni birleştirirsek ALMANYA da (16 kez)
Üçüncü sırada AVUSTURYA(13 kez)
Dördüncü sırada NORVEÇ(10 kez)

* Dört Tepe Turnuvası yarışlarına ve madalyalara göre bir dağılım yapıcak olursak:

Tepe                    En fazla altın       En fazla gümüş       En fazla bronz alan takım

Oberstdorf             Finlandiya (13)   Avusturya(17)         Avusturya (16)

Garmisch               Avusturya(13)    Finlandiya(17)        Finlandiya ve Doğu  Almanya (11)
Partenkirchen                                                            

Innsbruck               Finlandiya(13)    Avusturya ve          Avusturya (14)
                                                     Finlandiya (10)

Bischofshofen        Avusturya (20)    Avusturya (13)       Norveç (11)

* Toplamda en fazla podyum yapan ülke: AVUSTURYA(154)
İkinci: FİNLANDİYA(131)
Üçüncü: NORVEÇ(96)
Dördüncü: DOĞU ALMANYA CUMHURİYETİ(89)
Beşinci: ALMANYA(47)

* 61. Dört Tepe Turnuvası'na katılan ve favori olarak gösterilen aktif sporculara göz atacak olursak:
- Avusturyalı Gregor Schlierenzauer, geçen sezon bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2011-12 sezonunda ise yine Avusturyalı Thomas Morgenstern bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2010-11 sezonunda da yine Avusturyalı Anders Kofler bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2009-2010 sezonunda ise yine Avusturyalı Wolfgang Loitzl bu turnuvayı ilk kez kazandı.
- 2006-2007 sezonunda Norveçli Anders Jacobsen bu turnuvayı ilk kez kazandı.

* Emekliye ayrılmış olsa da büyük efsane Polonyalı sporcu Adam Malysz'i söylemeden geçemeyiz. Malysz de 2000-01 sezonunda bu turnuvayı kazanmayı başardı.

* Üst üste en çok kez Dört Tepe Turnuvası'nı kazanan ülke ise Avusturya, 4 kez(2008-09, 2009-10, 2010-11, 2011-12). İkinci sırada üst üste 3 kez kazanan Norveç yer alıyor(1966-67, 1967-68, 1968-69).

Eminim daha gözümden kaçan pek çok istatistik vardır çünkü öyle böyle bir turnuva değil Dört Tepe. Her yarışın, hatta elemenin olay olduğu bir organizasyon! Öyle olunca, ilk elemelere kalan dakikaları sabırsızlıkla beklediğimi ifade etmeliyim. Anlı şanlı bir turnuva olması dileklerimle...

23 Aralık 2012 Pazar

Matti Nykänen: "Hayatım Cehennemden Beterdi"

Kayakla atlama efsanesi Matti Nykänen uzun yıllar alkol bağımlılığıyla gündeme geldi. Alman gazetesi "Welt am Sonntag", Nykänen'i memleketi Jyväskylä'de ziyaret etti.

Şişmiş bir surat, yağlı bir göbek ve boş gözler: Matti Nykänen uzun yıllar bu şekilde hayalet gibi gezdi. Fin medyası, kayakla atlama idolünün tüm hatalarını adım adım takip etti. Fakat bugün "Welt am Sonntag"a röportaj veren Matti Nykänen o günkü hâlinden çok uzakta. 1,77 m boya 62 kilo zayıf sayılabilir, fakat kayakla atlama dünyasında kendisi 50 yaşında bile ideal kiloda.


Nykänen'in suratı zayıf fakat alkolün etkilerini taşımıyor artık. Kariyerinin sonunda alkolikliği ve tuhaf davranışları dikkat çekmeye başlamıştı. Sporu bıraktıktan sonra tam anlamıyla dibe vurdu: Daha fazla içti, tüm parasını kaybetti ve adam yaralamadan dolayı iki kez hapse girdi.


Utangaç bir edayla "merhaba" diyor ve elini uzatıyor. Röportaja başlıyoruz.


Nykänen'in Adına Bir Tepe


Özel bir rampaya gidiyoruz. Nykänen yavaşça demir kapıyı aralıyor, kuleye giderken kayaklarla dolu dar odalar göze çarpıyor. Asansörün ilk düğmesine basıyor. Rüzgar buz gibi, hava eksi on derece. "Bu tepeye benim adım verildi" diyor Nykänen, Helsinki'nin 270 kilometre kuzeyindeki tesis hakkında.


1984 yılında ilk olimpiyat altınını kazandı, dört sene sonra Finlandiya takımı ile normal ve geniş tepede büyük bir zafere imza attı. Dört kere dünya şampiyonu oldu ve 46 bireysel yarış kazandı -kayakla atlama tarihinin en çok kazanan ismi. Fakat Avusturyalı Gregor Schlierenzauer 43 zaferle bu rekorun talibi. Eğer Schlierenzauer 4-Tepe'de kazanırsa (Nykänen de turnuvayı iki kere kazanmıştı), Finliyi gölgede bırakabilir.



                                                           
                                                             Saraybosna'daki ilk olimpiyat zaferini kazanırken

Welt am Sonntag: Bay Nykänen, şu an bulunduğumuz tepeden atlayış yapmak ister miydiniz?


Nykänen: Evet! Yazın burada 104 metrelik bir atlayış yapmıştım. 20 senedir bu büyüklükteki bir tepeden atlamamıştım ama şimdi gayet formdayım. Gelecek sene benim yaş grubumdaki dünya şampiyonluğunu kazanmak istiyorum. Uçmanın tadını her zaman çıkarıyorum, tarifsiz bir his. 


Welt am Sonntag: Hangi anılarınız canlanıyor şu an, nasıl hissediyorsunuz?


Nykänen: Kendimi oldukça genç hissediyorum, ilk başladığımdaki gibi. Şu an gerçekten 20 yaşında olmak isterdim çünkü şu an hayatımı seviyorum. Dünya bir numarasıyken kayakla atlamaya büyük bir tutkuyla bağlıydım, fakat başarıların ve madalyaların keyfine varamıyordum. Neler başardığımı aslında şu an farkediyorum. O hissi yaşamak için bütün zaferleri tekrar kazanmak isterdim.



                                                         
                                                     1988 yılında Finlandiya takımı olimpiyat altınını kutluyor

Welt am Sonntag: Zaferleriniz arasında Dört Tepe Turnuvası da var. İki sene önce izleyici olarak oradaydınız. Sizi bu sene de orada görecek miyiz?


Nykänen: Büyük ihtimalle hayır. Ama hayalim tekrar turnuvanın bir parçası olmak. Test atlayıcılarından biri olmayı çok isterdim. 2014 Sochi Olimpiyatları'nda bunu yapmak da harika olurdu. Gelecek sene 50. yaşımı kutlayacağım, daha iyi bir doğum günü hediyesi düşünemiyorum!


Welt am Sonntag: 46 zaferlik rekorunuzu Gregor Schlierenzauer'e kaptırmanız olası. Rekoru kaybedeceğiniz için üzülüyor musunuz?


Nykänen: Rekor önemli tabii ki. Yine de benim için olimpiyat madalyaları ve dünya şampiyonluğu daha değerli. Rekor bir bonustu. Gregor çok yetenekli, o yüzden rekoru alması kabul edilebilir. Rekor için üzülmek yerine onun için sevinirim.


Welt am Sonntag: Sizin hakkınızda yazılmış "Cehennemden Selamlar" isimli bir kitap var. Bu kitap bugün yazılsa adı ne olurdu?


Nykänen: "Gerçeklikten Selamlar". Çünkü asıl şu an yaşadığımı hissediyorum. İçtiğiniz zaman kendinizi idrar torbasında yaşıyormuş gibi hissedersiniz, hayatın bir anlamı yoktur. Şimdi normal bir yaşantı sürüyorum ve gökyüzü benim için artık. Cehennemi ardımda bıraktım, gökyüzüne şimdi gerçekten yakınım.


Welt am Sonntag: Cehennem neye benziyordu peki?


Nykänen: Bence cehennem, bundan önceki hayatım gibidir. Hatta cehennem hayatımdan daha iyi bir yerdir muhtemelen.


Welt am Sonntag: Dibe vurma sebebiniz neydi?


Nykänen: Yıllar boyunca odak noktadaydım, çok sayıda insan benimle uğraştı, artık bıkmıştım. Mutsuzdum ve içime kapanmaya başladım. Başarıya ulaştığımda çok gençtim, medya sürekli peşimdeydi. Yardıma ihtiyacım oldu fakat bu daha bir başlangıçtı. Sonra kendimi alkole verdim, yapacak başka bir şeyim yoktu, unutmak istiyordum. Ama şu an durum çok farklı, hiçbir şeyi unutmak istemiyorum.


Welt am Sonntag: Şu an halkla daha çok iç içesiniz. Hatta sizin hakkınızdaki belgeselin ikinci bölümü çekiliyor.


Nykänen: Benim hakkımda çok şey yazıldı, çoğunlukla gerçekdışı şeyler. Kendimi sık sık yanlış anlaşılmış hissettim. Bu belgesel, olayları kendi açımdan anlatmak için büyük bir fırsat.



                             
                                                 Nykänen ve kız arkadaşı Susanna Ruotsalainen

Welt am Sonntag: Sizi uçurumun kıyısından döndüren, tepeye çeken şey neydi?


Nykänen: 20 sene boyunca içim büyük bir boşlukla kaplıydı, Susanna ile tanışıncaya kadar. O duygularımı ve endişelerimi korkusuzca anlatabildiğim, tanıdığım tek dürüst ve güvenilir insan.


Welt am Sonntag: Onunla nerede ve nasıl tanıştınız?


Susanna Ruotsalainen: Helsinki'de yaşıyordum, bir Nascar yarışı için Jyväskylä'de bulundum, 2010 yılıydı. Ortak bir arkadaşımız vardı, o bizi tanıştırdı.


Welt am Sonntag: Matti Nykänen hakkında, gazetelerde yazılanlardan dolayı ön yargılarınız var mıydı?


Susanna Ruotsalainen: Dürüst olmak gerekirse, Matti hakkında bildiğim tek şey gazetelerde yazılanlardı. Ama yazılanlara hiç inanmadım. Konuşmaya başladığımızda onun kalbini görebildiğimi farkettim ve ondan çok hoşlandım.


Nykänen: Herkesin bir hayali vardır ve benim hayalim, Susanna gibi biriyle tanışmaktı. Şu an hiç olmadığım kada mutluyum. Bir prensesle birlikte olduğum için tabii ki formumu korumalıyım!


Welt am Sonntag: Kaç kilo verdiniz?


Nykänen: Son iki sene içerisinde en azından 20 kilogram. Ama Susanna beni önceki hâlimle sevdi. Hiçbir sportif başarım bu aşktan değerli değil benim için.


Susanna Ruotsalainen: Çoğu insana göre Matti çok değişti. Fakat bence değişmedi, artık gerçek Matti'yi görebiliyoruz.


Welt am Sonntag: Şu an hayatınızı bu kadar değerli kılan şey -aşk dışında- nedir?


Nykänen: En büyük değişiklik, kendimi artık bezgin hissetmemem. Önceden mola vermeksizin oradan oraya koştururdum. Sürekli bir şeyler yapmam gerekiyormuş gibi. Artık çok daha dingin olduğumu söyleyebilirim.


Welt am Sonntag: Kariyeriniz boyunca büyük sansasyonlara imza attınız. Geçmişe yönelik bir şeyi değiştirme imkanınız olsaydı, neyi değiştirirdiniz?


Nykänen: Çok şey var. Bunlardan biri hapse girmem. Suçsuzdum halbuki.


Welt am Sonntag: ...ama cezalandırıldınız.


Nykänen: Daha iyi avukatlara ihtiyacım vardı. Tüm yaptığım nefsi müdafaaydı. Ve tabii bu kadar çok içmemeliydim.


Welt am Sonntag: Eskiden altın madalyalar almak isterdiniz. Dünya şampiyonluğu dışındaki hayaliniz ne gelecek için?


Nykänen: En önemlisi, hayatımı kontrol altında tutabilmek. Ve şu anda olduğum gibi mutlu kalabilmek istiyorum. Ama gelecek yıl için başka bir hayalim daha var.


Welt am Sonntag: Bizimle paylaşır mısınız?


Nykänen: Tekrar evlenmek (Nykänen 3 kere boşandı). Ve en önemlisi, bu sefer düğünde ayık olmak istiyorum, öncekilerde değildim!


Kaynak: www.welt.de







8 Aralık 2012 Cumartesi

Olimpiyat Testini Schlierenzauer Kazandı




Matti Nykaenen'in rekoru için kaygılanma vakti geldi. Efsane Fin sporcu 46 Dünya Kupası yarışı kazandı. 2014 Sochi Olimpiyatının testini Gregor Schilierenzauer kazandı ki bu 42. zaferi. Olimpiyatlar yaklaşırken Avusturyalı sporcu Rusya'daki tepede iyi bir iş çıkardığını görmek onu mutlu edecektir.

Schlierenzauer 270.7 puanla rahatça Alman Severin Freund'un (265.4 puan) önünde yarışı tamamladı. " Daha şimdiden 42 dünya Kupası yarışı kazandığımı düşündükçe kendimi daha büyük hissediyorum. Nykaenen'in rekoru benim için çok büyük bir motivasyon. Burdaki tepe çok enteresan ve burada deneyim kazanmak çok güzel." dedi Schileri.


"Buranın benzersiz ve kendine has bir karakeri var ve bu bana çok ilginç geldi. İkinci atlayış benim en iyi atlayışımdı ve iniş de mesafeye göre iyiydi." dedi 295 puanla Schlierenzauer'in (282 puan) önünde sarı mayoyu giyen Freund. Bu ikili şimdiden listenin geri kalanı ile arayı açmış durumdalar.


Andreas Kofler 264,8 puanla podyumun üçüncü basamağında yer aldı. Böylece Almanya-Avusturya duellosu devam etti. Avusturyalı Thomas Morgenstern dördüncü sırada tamamladı ve onu Norveçli Anders Bardal ve Alman Richard Freitag izledi. "Tesis beni çok etkiledi. Bence Ruslar söz konusu inşaat olunca çok iyi iş çıkarıyorlar. Sezon başlangıcı benim için çok iyi olmamıştı, fakat iyiye gidiyor." dedi Kofler.

Sloven Jaka Hvala koçunu memnun ederek, tecrübeli Alman Michael Neumayer'in önünde yedinci olarak yarışmayı tamamladı. Italyan Sebastian Colloredo dokuzuncu, ve Japon Reruhi Shimizu onun ardından onuncu geldi. Bulgar Vladimir Zografski 15. olarak bu sezonki en iyi derecesini elde etti. Simon Ammann Sochi'de beşinci Olimpiyat altınını almak istiyorsa biraz gelişim göstermeli, bu sefer İsviçreli 17. oldu.

Atlamacıların ortak kararı: Tepe iyi durumda

Rusya-Gürcistan sınırında çok büyük bir yapıda çok güzel bir hava şartları vardı, çok rüzgarlı değil ve hava sıcaklığı 5°C civarlarındaydı. Genel olarak atletler RusSki Gorki Kayakla Atlama Merkezi'ni beğendiler. "Bu kadar büyük bir yapı inanılmaz. Ama tamamen bittiği zaman devasa olacak." diye anlattı Alman Neumayer. Bardal da, deniz seviyesinin 500m yukarısında ve Sochi'nin 50km dışında konumlanmış kayakla atlama merkezinden çok etkilendi.

Fakat bazı atletler önümüzdeki kış Olimpiyat madalyası verilecek bu yeni tesise alışmakta zorluk çektiler. Wolfgang Loitzl, daha çok geniş tepeleri seven Martin Koch gibi, final turuna çıkamadı. Şaşırtıcı olarak Dünya Kupası ilk onu içinde yer alan Anders Jacobsen de final turuna çıkmayı başaramadı.

Yedi Alman sporcu puan aldı, ki bunların beşi ilk 11deydi.

Çek Roman Koudelka ve Sloven Jurij Tepes de bu sefer iyi bir gün geçirdiler. Kuusamo'da podyumda yer alan yerel kahraman Dimitri Vassiliev Sochi'de sadece bir atlayış yapabildi. 32 yaşındaki sporcunun kendi evinde yapılan ilk Dünya Kupası yarışında beklentileri kesinlikle çok daha fazlaydı.

Ama takım arkadaşları Denis Kornilov (14.) ve Alexey Romashov (27.) iyi performanslar sergiledi: İkisi de Dünya Kupası puanı aldılar. Ama Almanlar ne kadar güçlüler? Finalde yedi atletleri vardı ve genç atlamacı Karl Geiger (29.), Danny Queck (19.) ve Andeas Wellinger (11.) çok iyi gidiyorlar ve deneyimli sporculara en iyiler arasındalar. En iyi 11 içinde beş Alman yer aldı. Alman takımı Olimpik tepede çok iyi işler yapıyor ve Sochi'den pozitif duygular ve harika anılarla ayrılacaklar.

Finler için de umut var. Ville Larinto 24. olarak bu kışki ilk puanlarını aldı. Aynı zamanda Lauri Asikainen (26) de final turuna çıkmayı başardı. Hayal kırıklıklarının ardından Fin takımı için güzel bir gün oldu.


Kaynak: http://www.fisskijumping.com/

25 Haziran 2011 Cumartesi

Matti Nykänen Bir Türlü Uslanmıyor



Turku Temyiz Mahkemesi, kayakla atlamanın efsane isimlerinden olan ve sporu bıraktığından beri hem sanat hayatıyla, hem de karıştığı sıradışı olaylarla gündemden bir türlü inemeyen Matti Nykänen'i ağırlaştırılmış saldırı yüzünden 16 ay hapis cezasına mahkum etti.

Nykänen, 2009 Noel'inde eşi Mervi Tapola'ya saldırıda bulunduğu iddiasıyla yargılanıyordu. Yasal ücretler için 7700 €, Tapola'ya yaşattığı sıkıntı ve acı için 5000 € ve sağlık masrafları için 800 € ödemeye mahkum olan Nykänen, geçmişte de benzer bir suçtan mahkum olmuştu.

Her ne kadar başarılı bir atlamacı olsan da, biz burada kadına şiddet uygulayanları pek sevmeyiz Matti... Perkele!