14 Aralık 2011 Çarşamba

David Zauner Röportajı

Dört Tepe Turnuvası yaklaşırken yazılar artacak illa ki. Tepeler tanıtılır, her bir yazarımızın favorilerini açıkladığı yazılar olur yahut Dört Tepe'nin tarihi anlatılır... Ondan önce bir röportaj girip ısıtayım ben ortamı.

David Zauner'e pek de umursamayacağını, umursayacak vaktinin olmayacağını düşünerek attığım mesaja "Aaa tamam, nasıl yapacağız, soruları buradan gönder istersen" şeklinde aldığım cevap sonrasında hemen hazırlığa giriştim. Avusturya'nın şu anki dördüncü adamından bahsediyoruz, Los Galacticos'un (Die Galaktische) bir parçası olan David Zauner... Ben kendisini çok severim zaten. Neşeli, keyif alan ve keyif veren bir adamdır, ki röportaj da öyle oldu.



9 Nisan 1985 Leoben doğumlu David. Çok küçükken merak saldığı kış sporlarından kuzey kombine olanında karar kılıp, ona başlamış. Hem kayaklı koşu çalışmak, hem de kayakla atlamak zor tabii, ama pek umursamamış. İşler fena başlamamış aslında başta, katıldığı ilk yarışta ilk 50'ye girmiş, sonra 34., 29. diye diye yukarılara tırmanmış Kuzey Kombine Dünya Kupası genel klasmanında. Ancak yıllar, sezonlar geçtikçe ve başarı da gelmedikçe arayış içine girmiş desem yanlış olmaz. "Bir gün Anton İnnauer'den (Martin Koch'un amcası, eski kayakla atlamacı) telefon aldım. Sadece kayakla atlamaya odaklanır, kayakla atlama çalışırsam en iyilerden biri olabileceğimi söyledi. Açıkçası uzun süre düşündüm, kolay bir karar değil çünkü bu. 2 aylık bir düşünme süreci sonrasında denemeye karar verdim. Tabii ki çok büyük bir riskti, dünyanın en iyi atletlerinin arasına daldım bir anda ama hemen kararımın ne kadar doğru olduğunun farkına vardım açıkçası." diyor David. Dediği gibi, kendisini ateşe atmış neredeyse. Ama pişman değil.


Çabuk ısındı kayakla atlamaya, kendisinin de söylediği gibi. Fakat en iyi döneminde geçirdiği ciddi sakatlık, onu tepelerden uzun bir süre uzak tuttu. Fazla konuşmak istemediğinden emindim diz bağı sakatlığı hakkında, biraz da korkarak sordum aslında. "Başta zordu tabii. En tepeye çıktığım dönemdi. Ancak ailemin, arkadaşlarımız ve takımın desteğiyle toparlandım. Bu güzel geri dönüşteki tek sırrım kayakla atlamaya olan sevgim ve devam etme isteğim kesinlikle. Bu sporu çok seviyorum ve aynı zamanda bu benim en büyük hobim. Atlarken aldığım keyfi tekrar alabilme düşüncesi iyileşmemi hızlandırdı..."



Dönüşü muhteşem oldu Zauner'in. En iyi derecesini tekrarladı geçtiğimiz hafta Harrachov'daki dördüncülükle. Sanki hiç ara vermemiş gibi geri döndüğü bu sezonda, yine takımdaki yerini aldı ve günden güne sağlamlaştırıyor. Takım demişken sahi, "Bilader siz nasıl yapıyorsunuz bu işi yahu?" demekten alamadım kendimi maalesef, sırlarını sordum. Hayır bileyim, olay sporcularda mı, Pointner'de mi... Nedir? "Takımda ince ama önemli bir çizgi var. Çok çok iyi arkadaşız hepimiz. Ancak aynı zamanda iş yarışmaya geldiğinde birbirine aşırı saygı duyan rakipleriz. Rekabetimizi takım arkadaşlığımız bozmuyor, arkadaşlığımızı rekabetimiz... Önemli olan bunu yapabilmek işte. Alex müthiş bir arkadaş ve koç. Her zaman "Nasıl daha fazla gelişiriz?" diye düşünür ve her konuşmada "Neden şunu denemiyoruz?" diye bir fikir atar ortaya. Çok özel bir adam, ona çok saygı duyuyorum." Bu kadar mı yani? İlla vardır başka bir sırrınız bir şeyiniz demeye getirdim. Bence bu kadar olamazdı çünkü. Değilmiş zaten. "Şu da önemli tabii, hepimizin bir takım koçu var, aynı zamanda bir de özel koçu var. Yani hepimiz özel antrenmanlarla çalışıyoruz. Takımı kalıba sokmaksızın çalıştırıyorlar, böylece hepimiz kişiliğimize, fiziksel yapımıza ve yeteneğimize uygun şekilde antrenman yapıyoruz."


Malum çok fazla zamanı yok, çok da zorlamak istemiyorum, ileriye yatırım yapıyorum biraz... Bari son olarak klişeleri bir sıralayalım dedim. Bu seneki hedeflerini, bu seneki favorilerini sordum. Dedim ya, eğlenen, eğlendiren bir adam David, hedefi de tam kendisine uygun: "Keyif almak ve sağlıklı kalmak. Onun dışında başka bir hedefim yok bu sene". Ama favorilerini sıralama konusunda bayağı bir istekli çıktı neyse ki. "Dünya Kupası için favori belirtmek zor. Birçok aday var, özellikle de bizim takımdan çok fazla kişi şampiyonluğa aday. İsim söyleyemeyeceğim ama bir Avusturyalı kazanır bence bu sene de. Dört Tepe'ye favori belitmek her şeyden zor zaten. Senin de belli bir favorin yoktur herhalde... Ama ben bu sene Almanların çok iyi hazırlandığını ve çok güçlü geleceklerini düşünüyorum. Favori onlar gibi. Kayakla Uçma Dünya Şampiyonası ise bana göre birkaç kişinin arasında gidip gelecek. Schlieri'nin kazanabileceğini düşünüyorum, birincil favorim o. Kayakla uçma deyince Robert Kranjec de otomatik olarak favori oluyor. Bu ikisi favori gibi."







Yaparken büyük sakatlık yaşadığı şeyden keyif almaya devam eden bir adam. Korkusuzca uçan, 1.5 yıl sonra dönüp, sanki hiç bırakmamış gibi 4. olan David Zauner. Belki bu sezon içinde, belki gelecek sezon, ama mutlaka bir şekilde dünya kupası yarışı kazanacağından eminim, yeter ki keyif almaya ve keyif vermeye devam etsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder