22 Mart 2016 Salı

14 Fotoğraf ile Severin Freund

Peter Prevc'ten sonra Severin Freund'u yakın markaja aldık. O zaman Severin Freund bu sezon neler yapmış hatırlayalım:


İşte karşınızda Severin Freund!


Bu sezon ilk podyumunu üçüncülük ile Almanya(Klingenthal)'da gördü.


İlk birinciliğini ise Norveç(Lillehammer)'te aldı.




12 Aralık 2015'te Rusya(Nizhny Tagil)'da yapılan yarışı da kazanan Freund; bu yarıştan sonra Dünya Kupası'nda yapılan hiç bir yarışı kazanamadı.


29 Aralık-6 Ocak 2016 Tarihleri arasında düzenlenen Dört Tepe Turnuvası'nda ikinci oldu.


Ancak Innsbruck'taki düşüşü ona uzun süre boyunca bel ağrısıyla beraber bir çok problemi beraberinde getirdi.


14-17 Ocak 2016 Tarihlerinde düzenlenen Kayakla Uçma Dünya Şampiyonası'nda takım olarak ikinciliği elde ettiler.


Japonya(Sapparo)'da ikinci defa düştü.


Yarışmaktan çok zevk aldığı Finlandiya(Lahti)'da podyumlara geri döndü.


Kazakistan(Almatı)da sırasıyla üçüncü ve ikinci sırada yer aldı. Ayrıca 28 Şubat 2016 tarihinde yapılan ikinci yarışta 141,5 metreye giderek yeni tepe rekorunu kırdı.


Ve son olarak Dünya Kupası genel klasman ikinciğini elde etti.


Biz de kendisini tebrik ediyor;




Bir sonraki sezon kendisinden daha çok birincilik ve rekor bekliyoruz!
 


21 Mart 2016 Pazartesi

Peter Prevc Mükemmel Bir Sezonu Geride Bıraktı



Mutluluk göz yaşları döken koç Goran Janus, kartal başlığı takan Robert Kranjec, Anze Lanisek ile beraber seslendirilen Slovenya milli marşı,Slovenya'nın taçsız kralı,Peter Prevc ve muazzam bir kalabalık ile kayakla uçma tepesi Planica...

Planica'da gerçekleşen FIS Kayakla Atlama Dünya Kupası'nın finali denildiği kadar büyük bir finalle bitti. Peter Prevc bu sezon 15 kere kazanarak kendine ve Slovenya'ya hediye verdi.

Yeni şampiyon final atlayışında gittiği 241.5 metreye muhteşem bir telemark ile indi. Jürilerden üç tane 20.0 puan toplayınca, toplamda 435.0 puan ile takım arkadaşı Robert Kranjec ve Johann Andre Forfang'ın önünde 15. zaferini elde etti.



Mükemmel Bir Slovenya Finali

Prevc'in genel başarısına (Bu yıl: Dört Tepe Turnuvası kazananı, Kayakla Uçma Dünya Şampiyonu, Kayakla Uçma Dünya Kupası genel klasman kazananı ve Dünya Kupası genel klasman kazananı) inat Jurij Tepes'in Planica'da kazanmasından bir yıl sonra Prevc yeteneklerini yeniden geliştirdi ve geçen yılki çabası konusunda şüphe bırakmadı. Prevc daha ilk atlayışında gittiği 238.0 m ile liderliğini korudu. Prevc "Olağanüstü ve tekrarlanması zor bir sezondu." dedi.

 Robert Kranjec -bu hafta Slovenya'nın 2'nci duble başarısı- 234m ve 233m atlayarak ve 420.4 puanını alarak partinin lideri oldu. Bu sırada bütün Sloven takımının  -kadınlar da dahil- gururu ve başarısı vardı.Bugünün asıl sevindiren haberi Goran Janus'un takımının da Nation's Cup'ta ikinci olmasıydı -Almanya'nın birinciliğine rağmen-. Robert Kranjec "Bu hafta sonundan oldukça memnunum. Kazanmak, ikincilik ve üçüncülük çok ama çok iyi sonuçlar." dedi. "Peter için harika bir sezondu, daha iyisi olamazdı." diye de ekledi.


Prevc Rekor Kırdı

Bu yılın konusu 2303 olacak. Bu puan, Dünya Kupası genel klasman puanlamasında Gregor Schlierenzauer'in rekorunu ezip geçen Peter Prevc'e ait. Prevc 29 Bireysel yarıştan 15'ini kazandı -ayrıca bir rekor da aldı. Muhtemelen kimse Dünya Kupası şampiyonluğunu bu kadar hak etmemişti. Severin Freund 1490 puan ile ikinci ve Kenneth Gangnes 1348 puan ile üçüncü bitirdi.





Yazı: FIS
Çeviri: Melis Öztek&Berkin Tansu

29 Şubat 2016 Pazartesi

14 Fotoğraf ile Peter Prevc

Peter Prevc... Hakkında yazılacak,üstüne söylenecek o kadar çok söz var ki... İşte bu yüzden sezon bitmeden şampiyonluğunu ilan eden Peter Prevc'in bu sezon ne yaptığının üstünden fotoğraflar ile geçmek istedim:

İşte karşınızda Peter Prevc!

Onun için sezon Nizhny Tagil'de başladı:

2015-2016 Sezonunun ilk birinciliğini burada kazanan Prevc; Aynı zamanda sarı mayoyu bir daha kimseye kaptırmamak üzere Severin Freund'tan devraldı.

 İsviçre(Engerberg)de "Abi-Kardeş" ilk iki sırayı alarak Prevc egemenliği kurdular.

29 Aralık-6 Ocak 2016 Tarihleri arasında düzenlenen Dört Tepe Turnuvası'nı kazandı.

14-17 Ocak 2016 Tarihlerinde düzenlenen Kayakla Uçma Dünya Şampiyonası'nda şampiyon oldu.

Japonya(Sapparo)da ikinci defa abi kardeş podyumunu yaptılar.

Vikersund2016'da dünya rekorunu kıramasa da;

İkide iki yaparak domine etmeyi başardı.

Kısa Süreli Finlandiya molasının ardından;

Almatı'da üst üste iki galibiyet alarak sezonun bitimine altı yarış kala 2015-2016 sezonun şampiyonu oldu.

Ayrıca 13 yarış kazanarak "Bir sezonda en çok yarışma kazanma rekorunu" şu an için Gregor Schlierenzauer ile birlikte paylaşıyorlar.

Biz de buradan kendisini tebrik ediyor,

Başarılarının ve rekorlarının devamını diliyoruz!

10 Şubat 2016 Çarşamba

Vikersund 2016'ya Doğru

80 yıllık bir efsane Vikersund, başka bir deyişle Vikersundbakken tepesi. Nice düşüşlere, rekorlara, atletlere ve şampiyonalara ev sahipliği yapmış gerçek bir efsane. Bildiğiniz üzere sis nedeniyle yapılamayan Holmenkollen Dünya Kupası ayağının Vikersund’a alınmasıyla kayakla uçma keyfi üç güne çıktı. Hazır burada günleri sayarken geçen seneyi hatırlayıp, bu yıla hazırlık yapalım.


14 Şubat 2015… Dünya Kupası’nın Vikersund ayağının ilk günü. Elemelerde Anders Fannemel ve Peter Prevc’in yaptığı 246 ve 245,5 metrelik atlayışlar, sonrasında olacaklar hakkında bizi bilgilendiriyordu. Peter Prevc o gün final atlayışında 250 metreye giderek Norveçli Johan Remen Evensen’e ait 246,5 metrelik rekoru geliştirerek ülkesine ve destekçilerine sevgililer günü hediyesini vermişti.

Peter Prevc 250,0 m
 Podyum Şu Şekildeydi:
1.Peter PREVC
2.Anders FANNEMEL
3.Noriaki KASAI
4. Lük ise Severin FREUND’a gitmişti.


Fannemel-Prevc-Kasai
15 Şubat 2015’te ise durum tamamen değişti. Noriaki Kasai 240 metreye giderek Japonya, Severin Freund ise 245 metreye giderek Almanya rekorunu kırdı. Daha eleme turunda Dimitry Vassiliev’in 254 metrelik atlayışı, düşüşle sonuçlanarak buruk bir şekilde tarihe geçiyordu. Ancak Peter Prevc’in dünya rekoru sevinci kısa sürdü. Anders Fannemel ilk tur atlayışlarında gittiği 251,5 metre ile yeni dünya rekorunun sahibi olmuştu.


15 Şubattaki Podyum ise böyleydi:
1.Severin FREUND
2.Anders FANNEMEL
3.Johann Andre FORFANG
İlk yarışın galibi Peter PREVC ise 16. sırada yer alıyordu.

Fannemel-Freund-Forfang

Peki ya 2016?

Bu soru için bir kaç sporcu ile görüştüm ve onların podyum için fikrini almak istedim:


Anja Tepes: Peter Prevc, Norveçli biri ve umuyorum ki abim.

Domen Prevc: Peter’in kazanmak için büyük bir potansiyeli var sonra Fannemel ve Kraft gerçekten çok iyi kayakla uçma sporcuları ve bunun yanı sıra Freund ve Gangnes’te başarabilir.

Ayberk Demir:1-Peter Prevc 2-Anders Fannemel 3-Noriaki Kasai

Muhammed Ali Bedir:  Peter Prevc, Daniel-Andre Tande, Anders Fannemel.



Hava şartlarının çok güzel olduğu, düşüşlerin olmadığı bol rekorlu bir Vikersund 2016 diliyorum.

5 Şubat 2016 Cuma

Domen'le Peter'in İzinden

Geçtiğimiz hafta Twitter'dan bir mesaj aldık. Melis Öztek Domen Prevc'la ufak bir söyleşi yaptığını, 2012'den kalma Peter Prevc röportajımız gibi küçük kardeşe sorular sorduğunu söyledi. Malum, biz Peter'le o röportajı yapmasak Dört Tepe falan alamazdı. 

Neyse, başlık durumu anlatıyor zaten. Bakalım bu röportaj Domen'in yolunu açacak mı?



Kayakla Atlamaya Nasıl Başladın?

Kardeşlerim kayakla atlama takımındaydı ve ben de kendimi denemek istedim. Birkaç antrenmandan sonra sporu gerçekten çok beğendim ve annem beni bir kulübe yazdırdı.

Slovenlerin kayakla atlama ilgisi nereden geliyor?

Oh! Bilmiyorum. Kayakla atlama muhteşem bir spor ve Slovenya Milli Takımı şu anda oldukça yüksek bir seviyede. Tüm ülke biz yarışırken ekran başında oluyor ve iyi bir atlayış yaptığımızda çok seviniyor.

2018 Kış Olimpiyatı hakkında bir şeyler sormak istiyorum. Çalışmalarında Pyeongchang'e özel,  orası için belirlediğin bir hedef var mı?

Bir gün olimpiyatlarda yarışmak ve madalya almak istiyorum. Ama henüz kariyerimin başındayım ve olimpiyat madalyası için önümde uzun bir zaman var. Doğrusunu söylemek gerekirse bunun hakkında çok fazla düşünmüyorum.

Yarışlardan önce kendini nasıl motive ediyorsun?

Genelde kendimi özel bir yolla motive etmiyorum. Yarışlar öncesinde gerçekten kendime bir hedef belirlemiyorum, işin stres boyutunu artırmamaya çalışıyorum. Sadece olabildiğince uzağa atlamaya çalışıyorum hepsi bu. Sadece atlayışımdan hemen önce kendi kendime "Herkese ne yapabildiğini göster" diyorum 

Çok gençsin ve senin yaşıtların kayakla atlama severlerin büyük çoğunluğunu oluşturuyor artık. Bu nasıl bir duygu? Hayranlarının olması neler hissettiriyor?

Fanlarım olduğu gerçeği hakkında ne düşünmem gerek bilmiyorum. Hem kariyerimin başındayım, hem de bu çok yeni ve garip bir duygu. Ama sanırım yavaş yavaş alışmaya başladım.

Bunu çok merak ediyorum: Soyadın nasıl telaffuz ediliyor? Ülke ikiye bölündü: Prevuc ya da Prewc?

Soyadım Prewts gibi telaffuz ediliyor.

Senin için tek kelimelik/cümlelik sorularım var. Sende uyandırdığı ilk hissiyatı söyleyebilir misin?
Bilime Bayılırım! ( I Love Science dedi gerçekten)

Kayakla Atlama - Her şeydir.

Türkiye - “Renkli” aklıma gelen ilk kelime.

Kayakla Uçma - Bir gün denemek istiyorum

En iyi Atlamacı arkadaşın - Yerel kayakla atlama kulübümden Jan. Ama eğer Dünya Kupası'ndan bahsediyorsak Daniel Andre Tande.

En sevdiğin tepe hangisi - Engelberg

Peki Engelberg - İnanılmaz bir deneyim 

Kranj - En iyi kent!

Genç kayakla atlamacılara tavsiye - Koçunuzu dinleyin!

Emoji - Emojileri seviyorum 



Teşekkürler! Son olarak Türk atlamacılara ve fanlara söylemek istediğin bir şey var mı?
Türkiye... Ziyaret etmeyi çok isterim! Ve Türk fanlar; kayakla atlama izlemeye devam edin!

Söyleşi: Melis Öztek 

PS: You can find the interview in English here

7 Ocak 2016 Perşembe

Kar Kristalleri'ni Kazananlar

Kurayı çektik. Bakın bakalım kim kazanmış.






Kazananlar iletişim bilgilerini oldgrungeman@gmail.com'a yollasınlar da romanlarına kavuşsunlar.

6 Ocak 2016 Çarşamba

Kitap Ödüllü Yarışmamızda Doğru Tahminleri Yapan İsimler

Blog ve twitter hesabımızdan Peter Prevc yarışı kazanır, Michael Hayboeck de Dört Tepe Turnuvası'nı üçüncü bitirir diyen isimler şöyle;

Uğur Aksu
Seçil Şentürk
Kıvanç Akdeniz
Yavuz Yavuz
Zeynep Karatatar
Aslı Çelik

Bu altı isimden iki kişi bizden kitap kazanacak. Kura çekimi ise yarın Ozan tarafından yapılıp buradan ve twitter hesabndan duyurulacak.

Bischofshofen | Bir Sene Sonra...

Nick Fairall, 2015:




                                                        Nick Fairall, 2016:




Bu da kayakla atlamanın pek de göz önünde olmayan diğer yüzü. Nick kayakla atlamaya geri dönebilmek için varını yoğunu ortaya koyuyor, bizler de kendisinin yüreğini ayakta alkışlıyoruz. 

3 Ocak 2016 Pazar

Ödüllü Kapanış

Millet selam.

Bir Dört Tepe'nin daha sonuna geliyoruz. Dedik ki, madem insanımız kayakla atlamaya bu kadar alıştı da gidip TT listesine soktu sosyal medyada, o zaman hediye verelim.

İki sorumuz var, tahmin edeceksiniz. Doğru tahmin eden iki kişi biri Eren'den, biri benden Thorvald Steen'in kayakla atlama romanı Kar Kristalleri'ni kazanır. Birden fazla kişi doğru cevap verirse kura olur, onu da vidyoya çeker bloga koyarız.


Sorular:

- Bischofshofen'da kim kazanır?
- Genel klasman üçüncüsü kim olur?

Cevabınızı bu yazının altındaki yorum bölümüne, twitter ya da facebook hesabımıza bırakınız.

31 Aralık 2015 Perşembe

Oberstdorf | Kapıkulu Freund

Türkiye'nin bir ucunda durmak bilmeden yağan kar yüzünden bizim metal kuş biraz gecikti. Eh madem bulduk fırsatı, Dört Tepe'nin ilk ayağındaki tartışmalara müdahil olalım. Eskimeye yüz tutan 2015'in son saatlerinde dahi blog yazısı yazabiliyoruz, kıymetimizi bilin :)

Yarışı maalesef canlı takip edemedim, ancak hemen sonrasında kopan fırtınadan derhal haberim oldu. Ozan canlı yayında ufak çaplı bir sitemde bulunmuş, facebook kayakla atlama grupları, özellikle de Slovenler isyan etmiş, Almanların yıllar sonra gelen Oberstdorf zaferi maalesef şaibeli bir hal almıştı. Yarışın tekrarını izleyinceye kadar hiçbir yorum yapamadım, çünkü resmi yarış sonuç listesine bakarak yorum yapmanın çok da bir anlamı yoktu. Neredeyse tüm yarış boyunca rüzgar arkadan esmiş olarak görünüyordu.

Yarış tekrarını seyrettikten sonraki tespitlerime gelirsek, ilk kapı değişimi iniş bölgesindeki rüzgar dengesizliğinden yapılmış, onda herhangi bir sıkıntı yok. Sonrasında Hayböck'ün atlayışından önce rüzgar karşıdan esmeye başlamış, yetkililer hemen kapı düşmüşler; ki normalde kapı düşme kararından emin olmak için bir kişiyi o rüzgarda atlatırlardı, o atlayan da uçar giderdi. Örnek vereyim, bu kapı rüzgar faktörü işleri henüz yokken yarış direktörünün alabileceği en büyük önlem atlayışlara ara vermekti. 2009 yılında yine Oberstdorf'ta yapılan kayakla uçma ayağında ilk turun sonuna doğru şartlar o kadar kötüleşmeye başlamıştı ki, hem kar yağışı hem de dengesiz rüzgar işleri tam anlamıyla çorba etmişti. Verilen her aradan sonra karşıdan rüzgarı yakalayanlar inanılmaz dereceler elde ederken (ki o gün ikinci turda Harri Olli tarafından 225,5 metre ile paramparça edilen tepe rekoru halen kırılamamıştır), ilk turda en son atlayışı yapacak olan Schlieri'den evvel yarış durmuş, her aradan sonra iyi koşullarda atlayanlar bir türlü yere inmezken bahtsız Schlieri felaket bir rüzgara yakalanıp 6. Sırada kalmıştı. (Evet, o dönemde 6.'lık Schlieri için tam bir kabustu)

Hülasa, Hayböck'ten evvel kapı düşme kararı da bence doğru. En iyi iki atlayış arka arkaya burada olmuş zaten, Hayböck ve Freund, kapılar 10 ve 9) Sonrasında Fannemel atlamadan önce rüzgar yön değiştirmiş ve bu esnada kapıyı yukarı çekmemişler, bu gecikme de ona patlamış. Ancak bunda da hakemlerin çok kabahati yok diye düşünüyorum, yeşil ışık yandıktan sonra sporcu kayana kadar geçen 2-3 saniyede bile rüzgar dönmüş olabilir. Bu da tamamen şanssızlık. Son üç atlayışın 12. kapıdan yapılması biraz adaletsiz olmuş, rüzgar değerlerine bakarsak 1-2 kapı daha çıkılabilirmiş diyorum şu anda.

Esas olay bence şu: Normalde bazı dünya kupası ayaklarında rüzgar nedeniyle direkt düşük kapıdan başlatırlar ve yarış boyunca sporcular hesaplama çizgisini zor bulur. Sürekli olarak kayakla atlama takip eden seyirciler ne kast ettiğimi çok iyi anlamıştır. Bu sefer direktör ve ekibi muhtemelen demişler ki "O kadar düşük kapıdan başlamayalım, keyifli bir yarış olsun, bir değişiklik olursa anında müdahale ederiz". Fena da iş çıkartmamışlar. En çok Domen Prevc ile Fannemel'e vurmuş talihsizlik, Freund ile Hayböck de karşıdan esen rüzgarı iyi yakalamış şanslarına. Sık kapı değişimi konsantrasyonunu bozmadıysa Peter Prevc adil koşullarda atlamış diyebilirim, 12 yerine 13 ya da 14'ten atlasa süper adil olurdu ama bu şartlarda şans hakemlerden daha çok etkili olmuş gördüğüm kadarıyla. Hatta eklemeden geçmeyim, Hayböck atlamadan önce rüzgarın döndüğünü fark edip direkt olarak kapı düşmeleri çok çok başarılı bir karar. Hayböck'ten sonra Freund var, o atlamadan hemen önce onuncu kapıda kalabilecekken bir kapı daha inmişler. Onuncu kapıda kalsalar hiç kimse bir şey diyemezdi, Freund da 2-3 metre daha uçabilirdi. Yapılan kapı değişimlerinde kötü niyet olmadığına kanıt olabilir bu da.

Dedikoduların yönü ne olursa olsun Prevc de Freund da gayet güçlü görünüyor şu anda. Garmisch - Partenkirschen'de işin rengi biraz daha belirginleşecektir. 2015'in son anlarında biçare bir şekilde uçağımı beklemeye devam ediyor, bu saçma süreçte herkese harika bir 2016 diliyorum. :)

28 Aralık 2015 Pazartesi

Dört Tepeler || Schattenberg, Oberstdorf



Oberstdorf'taki tesiste HS137m'lik geniş tepe ve HS106m'lik normal tepenin yanı sıra üç de küçük plastik kaplı tepe bulunuyor ama bizim mevzumuz geniş tepe.

Tepeyle alakalı sayısal bilgilere geçmeden biraz Oberstdorf ve kayakla atlama kulelerinin tarihine göz atalım.

Bavyera Alpleri'nin eteğinde yer alan bu tesis, 1953'ten bu yana Dört Tepe Turnuvası'nın açılış ayağına ev sahipliği yapıyor.

Oberstdorf'taki kayakla atlama tarihi 1909lar'a kadar uzanıyor. İlk tepe rekoru ise Bruno Biehler'e ait; 22m. Ancak atlayışlar doğa örtüsünün parçası olan bir tepecikten yapılıyordu o zamanlar. Rampa uzunluğunun kısacık olması yetmezmiş gibi sürekli olarak da güneş ışığına maruz kaldığından hiç de ideal değildi şartlar. Hal böyle olunca Oberstdorf kayak kulübü ve sporla alaklı diğer merciler dağın eteklerine, Oberstdorf'un en doğusuna yeni bir tesis yapmaya karar vermişler.

1925 yılında açılan bu yeni tesis dağın gölgesinde konumlandırılmış ve Hans Schwendiger tarafından tasarlanmıştı. 1930'da Almanya Ulusal Şampiyonası'na, 1936'da ise Garmisch-Partenkirchen'de yapılacak olan Kış Olimpiyatları'nın elemelerine ev sahipliği yaptı. İkinci Dünya Savaşı'nda yıkılan kuledeki son atlayış 1941 yılında gerçekleşti. Yeniden yapılan tepe 1 Ocak 1946'da tekrar açıldı. 4 Ocak 1953'te ise tarihte ilk defa Schattenbergschanze, Dört Tepe Turnuvası ayağına ev sahipliği yaptı.


Ancak yapılan iyileştirmelerle hesaplama noktası 70 metreye kadar genişletilse de tahta temelli bu kule gelişen spora ayak uyduramamaya başladı. 1973'teki Kayakla Uçma Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapabilmesi için Heini Klopfer'e yeni bir tepe yaptırıldı; güçlendirilmiş betondan ve laminant ahşaptan yapılan yeni geniş tepe K115'e kadar genişletildi, normal tepe ise K56'ya çekildi.

1987'de Kuzey Kombine Dünya Şampiyonası için normal tepe K90m'ye kadar genişletilirken kuleler de güçlendirilmiş yapı malzemelerinden inşa edildi. 1997'de iki küçük (K19 ve K30) tepe daha tesise dahil edildi, geniş tepe için uygun bir taşıma sistemi getirildi. 2003 yılında yaklaşık €16m'luk bir yatırımla kuleler yenilendi, tribünler güçlendirilerek seyirci kapasiyesi 17.000'den 27.000'e çıkarıldı. 2011 senesinde ise eski 100m'lik normal tepe 106m'ye genişletildi.

İşin tarih kısmını çok uzattık, her zamanki sayısal verileri verip toparlayayım artık postu. Doğa Ana'nın gazabından uzak, heyecanlı bir Dört Tepe olsun.

Schattenbergschanze (HS 137)
Yapım Yılı:2003
Start
Kule Yüksekliği:44 m
Uzunluk:108 m
Rampa hızı:91.4 km / h
Çıkış
Yükseklik:3.38 m
Uzunluk:6.5 m
Uçuş
Tepe Mesafesi137 m
Hesaplama Çizgisi120 m
Jüri Mesafesi137 m
Tepe
Kulenin toplam uzunluğu:140 m
Yapının toplam uzunluğu:274.5 m
Tepe Rekoru:143.5 m - Sigurd Pettersen 29,Aralık 2003

(via Umut Bulut) 

21 Aralık 2015 Pazartesi

Röportaj | Juliane Seyfarth

Blogumuz uzun süredir maalesef sessiz sayılır. Twitter üzerinden güncel haberleri paylaşmaya devam etsek de burayı biraz boşlamış gibi olmak hepimizin içinde bir yara. Bu yaraya ufak da olsun bir pansuman gerek derken blogumuza özel bir röportaj fırsatı yakaladık ve tabii ki anında değerlendirdik. Karşınızda kadınlarda Alman Milli Takımı'nın yükselen yıldızı Juliane Seyfarth!

Sertan: Kayakla atlama tarihinin ilk kadın sporcularından biri olmak nasıl bir duygu? Kendinizi bu sporun öncülerinden biri olarak addeder misiniz?


Juliane: Kadınlar kayakla atlamasının uzun yıllardır içinde bulunmak elbette güzel bir his. Ancak kendime bu sporun öncülerinden biri demezdim.

Sertan: Tarihin ilk FIS Gençler Dünya Şampiyonası’nda birinci olarak kariyerine müthiş bir başlangıç yaptın. (Kranj 2006) Bu başarı, kariyerinin ilk yıllarında üzerinde bir baskı oluşturdu mu?

Juliane: Tarihin ilk Gençler Dünya Şampiyonası’nda altın madalya almış olmak her zaman aklımın bir köşesinde olacak. Tabii ki o şampiyonadan sonra en üst seviyede atlayışlar yapacak seviyede olmak istedim, ama iniş çıkışlar her zaman oluyor. Sporun doğasında bu var.

Photo Credit: http://www.berkutschi.com

Sertan: Sochi 2014’te milli takım arkadaşın Carina Vogt tarihin ilk kadınlar kayakla atlama olimpiyat altınını kazandı. Bu müsabakayı seyrederken neler hissettin? (Seyrettiğini varsayıyorum J) PyoengChang 2018 ile ilgili neler düşünüyorsun?

Juliane: Bu şampiyonluğu bir Almanın kazanmış olması gayet güzel. 2018 Olimpiyat Oyunları’nda olmayı ve orada iyi bir sonuç almayı umuyorum.

Sertan: 2015 yılında bir sıçrama yaptın ve güzel ilk on dereceleri kazandın. Bu sezon ilk Dünya Kupası podyumunu elde edebileceğini düşünüyor musun?

Juliane: Evet, podyumda yer almak bu sezonki hedeflerimden biri.

Sertan: Şu anki en büyük amacın nedir?

Juliane: Şu anda rampadan çıkışlarım gayet iyi, ama kötü inişlerim yüzünden düşük puanlar alıyorum. Japonya’daki Dünya Kupası ayaklarına kadar bu konu üzerinde çalışmam gerekiyor.

Sertan: Kayakla atlama kariyerinden sonra ne yapmayı planlıyorsun?

Juliane: Şu anda uluslararası yönetim konusunda eğitim görüyorum, dolayısıyla muhtemelen buna yakın bir alanda çalışacağımı düşünüyorum.


Sertan: Geçtiğimiz ay Bild seninle bir röportaj yapmıştı. (Evet,  Alman tabloid basınını bile takip ediyoruz, hehe) Yazının başlığı “Bir ilişki için zamanım yok” idi. Genç, başarılı ve çekici bir sporcu olarak bu tarz “ilişki” sorularından sıkıldın mı?

Juliane: Şu anda bir erkek arkadaşım olsa bile bunu açıklamak istemem, çünkü benim için gizlilik gerçekten çok önemli. Neticede bir kayakla atlamacıyım, bu yeteri kadar medya önünde olmamı sağlıyor zaten.

Sertan: Peki neden makyajını hiç eksik etmiyorsun?

Juliane: Çünkü makyajı çok seviyorum!

Sertan: Johann Sebastian Bach ile aynı şehirde doğmuş olmak nasıl bir duygu?

Juliane: Bana hiçbir şey ifade etmiyor, çünkü artık orada yaşamıyorum ve orada yaşamamın üzerinden uzun yıllar geçti.


Sertan: Geçmişte Tom Hilde ile de yapmış olduğumuz eğlenceli bir bölüm vardı. (http://kayaklaatlama.blogspot.com.tr/2011/05/tom-hilde-soylesisi.html) Senin için on sözcük – kelime grubu seçtik, bunların sana çağrıştırdığı ilk şeyi söylemeni istiyorum. Hazır mısın?

Juliane: Elbette!

S: Kayakla Atlama
J: Sevgilim!
S: İlk atlayış deneyimin
J: Çok Heyecanlı
S: Kranj 2006
J: Büyük başarı
S: Kayakla uçma
J: Bir gün yapacağım
S: İdolün
J: Janne Ahonen
S: En iyi kayakla atlama arkadaşın
J: Andreas Wank.
S: Türkiye
J: İlginç bir ülke
S: Erkekler
J: Belki biri kalbimi çalar
S: Güzellik
J: Benim için önemli
S: Yakışıklı
J: Kedim  “Garfield”


Sertan: Juliane, içten yanıtların için "Danke Schön". Umarım bu sezon seni podyumda görebiliriz!

Juliane: Teşekkürler!


26 Kasım 2015 Perşembe

Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Erol Yarar milli kayakçı Aslı Nemutlu'nun vefatıyla ilgili açıklamada bulundu: "Tamamen ihmalle alakalı ferdi bir hata"

Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Erol Mehmet Yarar, milli kayakçı Aslı Nemutlu’nun, ihmal sonucunda hayatını kaybettiğini ifade ederek, "Güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede olması bu tür kazaları azaltacaktır" dedi.

Başkan Yarar, yaptığı açıklamada, milli kayakçının 2012’de Erzurum’da antrenman sırasında düşerek yaşamını yitirmesinin ardından güvenlik tedbirlerinin ön plana çıktığını anımsatarak, "Tamamen ihmalle alakalı ferdi bir hata. Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için yetkilileri uyardık" diye konuştu. Yarar, vefat eden milli sporcunun ailesiyle irtibatta olduğunu, anne Ayşe Elerman Nemutlu’nun, federasyonun İstanbul temsilciliğini yaptığını belirtti.

Beş çocuk babası olduğuna değinen Yarar, "Mutlaka hepimizin evladı çok kıymetli. Onlara en iyi şekilde bakmamız lazım, diğer taraftan da federasyonlar yapması gerekenler konusunda bir ders çıkarmalı. Biz de o dersi en iyi şekilde yapma arzusundayız" şeklinde konuştu.

"2011 Kış Oyunları’nda oyun yerinin seçimi hatalıydı"
2011’de Erzurum’da düzenlenen 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’nda kente yapılan tesislerin büyük kısmının şu an kullanılmadığını vurgulayan Erol Mehmet Yarar, spor alanı için yer seçiminde hata yapıldığını kaydetti.

Parkur inşasında kontrollerin doğru yapılmadığını, buna bağlı olarak da sorunlarla karşılaştıklarını dile getiren Yarar, "Devletimiz bu konuda da bir refleks ve bilinç geliştirdi. Bundan sonraki aşamada yanlış olan yerlerin düzeltilmesi ve eksiklerin giderilmesiyle ilgili bir gayret var" diye konuştu.

Yarar, Erzurum’da düzenlenecek 2017 Avrupa Gençlik Kış Olimpiyatları Festivali (EYOWF) için de "Erzurum’un bunu yapabileceğine inanıyorum. 2026 Kış Olimpiyatları’na aday olmayı hedefliyoruz. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve hükümet nezdinde girişimlerimiz var. 2018 yılına kadar altyapılardaki hazırlıklarımıza devam edeceğiz" değerlendirmesini yaptı.


Kaynak: AA

22 Kasım 2015 Pazar

SÜRPRİZLERLE DOLU TEPE KLINGENTHAL


Kayakla atlama 2015-2016 Kış Sezonu biraz güçlükle, ama kesinlikle pek çok sürpriz ve büyük bir heyecanla başladı.



Klingenthal Tepesi, canlı yayında Ozan'ın da belirttiği gibi, 'mimli' tepelerden birisi, diğer bir deyişle, işleri zora sokan ve hatta yarış iptal ettiren rüzgârı ile ünlü bir tepe. Buna geçen senelerde olduğu gibi, bir de beklenen ve henüz gelmemiş olan kış koşulları, yani mevsim normallerinden yüksek seyreden hava sıcaklığı ve bunun sonucunda da kâr yağışının olmayışı nedeniyle sunî kar ile pistin hazırlanması eklenince, bireysel yarışın elemeleri Cuma günü yapılamadı ve Pazar gününe hemen yarış öncesine ertelendi. Burada tüm bu olumsuz koşullara ve tecrübelere rağmen FIS Yönetimi'nin sezon açılışının Klingenthal'de yapılması konusunda ısrarcı olduğu izlenimine kapılmamak da mümkün değil. Tabi ki, fikstürün son derece dolu ve yoğun olduğunu biliyoruz ve organizatörlerin harcadığı hem finansal hem fiziksel çabalar da ortada şüphesiz, nitekim Klingenthal'de Vogtland Arena doluydu, bu manzaraya sezon boyunca pek çok yarış tepesinde rastlayamayabiliyoruz. O nedenle Klingenthal'deki organizatörler, en azından üzerlerine düşeni fazlasıyla yapmış diyebiliriz ama hava koşulları lehlerine değişmeseydi ne yaparlardı acaba diye düşünmekten de kendimi alamadım doğrusu!

Neyse bu işin başka bir yönü, gelelim asıl heyecanlı kısma yani yarışlara! Cumartesi günü oldukça heyecanlı bir takım yarışı izledik. Açıkçası 1. Tur sonunda galip durumda olan Slovenya takımı beni galibiyet için çok umutlandırmıştı. Peter Prevc'ın kardeşi Domen Prevc 132.5m.'lik atlayışı ile bir anda sahneye çıktı ve ortalığı karıştırıverdi. 2. Tur'da da 132 m.'ye giden 16 yaşındaki sporcu bütün dikkatleri üzerine çekiverdi. Buna ağabeyi Peter Prevc'un 139 m.'lik atlayışı eklenince içimden 'Tamam, bu sefer galibiyet Slovenler'in olacak' dedim. Yine Jurij Tepes 135.5 m.'lik atlayışı ile beklenen katkıyı takımına sağladı. 

Almanya, Severin Freund'un 138 m.'lik atlayışı sonrasında dahi Slovenya'nın 13.5 puan gerisinde kalarak 1.Tur'u ikinci sırada tamamladı. Avusturya ise bir zamanların efsane takımından oldukça uzakta, Slovenya'nın neredeyse 46 puan gerisinde 1. Tur'u tamamladı. Hayboeck ve Kraft bekleneni veremedi. Öte yandan takım yarışında Anders Fannemel kıyafeti sebebiyle diskalifiye olunca Norveç takımı bır anda yarış dışında kaldı, çok talihsiz bir andı.

Final Turu'nda ise işler bir anda değişiverdi. Juri Tepes ve Peter Prevc, maalesef yeterli düzeyde atlayışlar gerçekleştiremediler. Buna karşılık, Richard Freitag ve Severin Freund üst düzey performanslar sergileyerek yarışın gidişatını bambaşka bir noktaya taşıdılar ve Almanya'da, Klingenthal'de altın madalyaya uzandılar(1021.9 puan). Freitag ve Freund'un atlayışları göz doldurdu. Slovenya ikincilikte kalırken(1001.5 puan) Avusturya, her iki takımın ardından büyük bir farkla yarışı 3. sırada tamamladı(934.2 puan). Takım yarışında Schlieri'nin performansı, tabirimi umarım hayranları maruz görürler ki Schlieri' ye hayran olmayacak kimse olamaz, tam anlamıyla acınacak vaziyetteydi. Nitekim Pazar günkü bireysel yarışta 130 m.'lik ilk atlayışından sonra 119.5 m.'ye giderek yarışı 17. sırada tamamladı. Bana göre halen daha performansı çok inişli çıkışlı Schlieri'nin, ki canlı yayında Ozan yazı hem fiziksel hem mental anlamda çok iyi değerlendirdiğini söyledi. Umarım, Schlieri'den beklediğimiz, seyre doyamadığımız o seviyeye bir an önce gelir, şimdilik ısınıyordur inşallah diyelim.



Bugünkü bireysel yarışı ise nefesimi tutarak izledim. Norveçli sporcu Daniel Andre Tande ilk turda 142 m.'lik atlayış yaptı ve ikinci sıraya yerleşti. Sloven Peter Prevc ise 139 m.'lik atlayışı ile ilk turu Alman Severin Freund'un önünde 1. sırada tamamladı ve diğer rakipleri ile arasını oldukça açtı. Norveçli sporcular bu hafta sonu inanılmazdı. Vatandaşı Johann Andre Forfang da, eleme turunu 141 m.'lik atlayışı ile kazanarak 1000 Avro'luk ödülün sahibi oldu. 1. Tur'da Noriaki Kasai(136.5 m.) ve Kamil Stoch(137 m.) da göz dolduran atlayışlar yaptılar. Peter Prevc'un kardeşi Domen Prevc, 1. Tur'u inanılmaz bir şekilde 10. sırada tamamladı. Keza Norveçli Kenneth Gagnes(133 m.) 7. ve Alman Richard Freitag(132 m.) 8. sıraya yerleştiler.

Finalde ise inanılmaz atlayışlar birbiri ardı sıra geldi. Domen Prevc 139.5 m.'ye uçtu, Johann Andre Forfang 143 m.'ye uçtu. Stefan Kraft 142.5 m.'ye uçtu, Noriaki Kasai 139.5 m.'te uçtu ki kendisiyle aynı mesafeye giden Domen ile arasında 27 yaş fark var, buna inanabiliyor musunuz, Noriaki Almighty:), Richard Freitag 141 m.'ye uçtu, Peter Prevc 138 m.'ye uçtu ve Daniel Andre Tande 140.5 m.'ye uçtu! Sonucu kestiremiyorsunuzdur bence, çünkü herşey allak bullak oldu, tüm hesaplar şaştı. Öyle ki, Freitag atlayışından sonra ilk sıraya yükselmişti ki, Freund kendisini sadece 0.1 puanla geçerek günün sonunda onu podyum dışına çıkarmış oldu. Adam mutluluktan havalara uçarken bir anda öylece kalakaldı, inanılmazdı gerçekten. Öte yandan, Daniel'in yaptığı iş tek kelimeyle muhteşem! İlk Dünya Kupası galibiyeti ve eğer performansı böyle giderse bu sezonda ondan benzer başarılar daha görebiliriz. Peter Prevc, sadece 3 puanla Tande'nin gerisinde kaldı ve yarışı 2. sırada tamamladı. Freund her iki turda da mesafe olarak Freitag'ın gerisinde kalmasına rağmen 0.1 puanla onu safdışı etmeyi başardı ama sanırım şanslı günündeydi sadece! Noriaki Kasai, her iki turda da müthişti, ilk kez podyuma çıktığı 1992 yılında henüz doğmamış olan sporcular ile hâlâ yarışıyor ve onları geçiyor. 25 senelik bir spor kariyerine imza atmış durumda, bu adam gerçekten fenomen! Domen Prevc günün sonunda ilk kez yarıştığı Dünya Kupası yarışında 8. sırada yer alarak büyük bir sürprize imza attı ve şimdiden bu sezonda neleri başarabileceğini merakla bekliyorum.

Prevc-Freund çekişmesi kesinlikle sürecek görünüyor, her iki sporcu da formda başlangıç itibarıyla, ancak bu sürpriz yapan sporcuların bu düelloyu bozup bozmayacağını hep birlikte göreceğiz. Andreas Wellinger toparlanmış görünüyor. Kamil Stoch bekleneni veremedi, zayıf kaldı. Simi çarpışıyor, pes etmemiş belli ki, bu arada Simi, Martin Scmitt ile birlikte bir spor organizasyonu ve sporcu danışmanlığı şirketi kurmuş ve Severin Freund da ileride bu şirkette çalışacak sporculardan birisi olacakmış, biz de buradan hayırlı uğurlu olsun diyelim.



Bu detaylara belki de son olarak, bu sezon 31 tane bireysel ve 6 takım yarışı toplam 37 yarış düzenleneceğini, yarış sayısında büyük artış olduğunu ve FIS'in her zamankinden daha da azimli olduğunu eklemek isterim. Eğer hava koşulları iyi olursa dolu dolu bir sezon bizi bekliyor olacak. Sezonun öne çıkan tek organizasyonu, Ocak ayında Kulm'da gerçekleşecek olan Dünya Kayakla Uçma Şampiyonası. Öte yandan, bu organizasyon haricinde sporcuların motivasyonu ve konsantrasyonu Dünya Kayakla Atlama Kupası üzerinde olacak. İnşallah yeni şampiyonlar ve yeni rekorlar ile dolu bir sezon olur. İştahımızı kabartan yarışlar izlemek nasip olur diyorum.

Hepinizin gözlerinden öpüyorum, sağlıcakla kalınız.