Domen Prevc. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Domen Prevc. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2016 Cuma

Domen'le Peter'in İzinden

Geçtiğimiz hafta Twitter'dan bir mesaj aldık. Melis Öztek Domen Prevc'la ufak bir söyleşi yaptığını, 2012'den kalma Peter Prevc röportajımız gibi küçük kardeşe sorular sorduğunu söyledi. Malum, biz Peter'le o röportajı yapmasak Dört Tepe falan alamazdı. 

Neyse, başlık durumu anlatıyor zaten. Bakalım bu röportaj Domen'in yolunu açacak mı?



Kayakla Atlamaya Nasıl Başladın?

Kardeşlerim kayakla atlama takımındaydı ve ben de kendimi denemek istedim. Birkaç antrenmandan sonra sporu gerçekten çok beğendim ve annem beni bir kulübe yazdırdı.

Slovenlerin kayakla atlama ilgisi nereden geliyor?

Oh! Bilmiyorum. Kayakla atlama muhteşem bir spor ve Slovenya Milli Takımı şu anda oldukça yüksek bir seviyede. Tüm ülke biz yarışırken ekran başında oluyor ve iyi bir atlayış yaptığımızda çok seviniyor.

2018 Kış Olimpiyatı hakkında bir şeyler sormak istiyorum. Çalışmalarında Pyeongchang'e özel,  orası için belirlediğin bir hedef var mı?

Bir gün olimpiyatlarda yarışmak ve madalya almak istiyorum. Ama henüz kariyerimin başındayım ve olimpiyat madalyası için önümde uzun bir zaman var. Doğrusunu söylemek gerekirse bunun hakkında çok fazla düşünmüyorum.

Yarışlardan önce kendini nasıl motive ediyorsun?

Genelde kendimi özel bir yolla motive etmiyorum. Yarışlar öncesinde gerçekten kendime bir hedef belirlemiyorum, işin stres boyutunu artırmamaya çalışıyorum. Sadece olabildiğince uzağa atlamaya çalışıyorum hepsi bu. Sadece atlayışımdan hemen önce kendi kendime "Herkese ne yapabildiğini göster" diyorum 

Çok gençsin ve senin yaşıtların kayakla atlama severlerin büyük çoğunluğunu oluşturuyor artık. Bu nasıl bir duygu? Hayranlarının olması neler hissettiriyor?

Fanlarım olduğu gerçeği hakkında ne düşünmem gerek bilmiyorum. Hem kariyerimin başındayım, hem de bu çok yeni ve garip bir duygu. Ama sanırım yavaş yavaş alışmaya başladım.

Bunu çok merak ediyorum: Soyadın nasıl telaffuz ediliyor? Ülke ikiye bölündü: Prevuc ya da Prewc?

Soyadım Prewts gibi telaffuz ediliyor.

Senin için tek kelimelik/cümlelik sorularım var. Sende uyandırdığı ilk hissiyatı söyleyebilir misin?
Bilime Bayılırım! ( I Love Science dedi gerçekten)

Kayakla Atlama - Her şeydir.

Türkiye - “Renkli” aklıma gelen ilk kelime.

Kayakla Uçma - Bir gün denemek istiyorum

En iyi Atlamacı arkadaşın - Yerel kayakla atlama kulübümden Jan. Ama eğer Dünya Kupası'ndan bahsediyorsak Daniel Andre Tande.

En sevdiğin tepe hangisi - Engelberg

Peki Engelberg - İnanılmaz bir deneyim 

Kranj - En iyi kent!

Genç kayakla atlamacılara tavsiye - Koçunuzu dinleyin!

Emoji - Emojileri seviyorum 



Teşekkürler! Son olarak Türk atlamacılara ve fanlara söylemek istediğin bir şey var mı?
Türkiye... Ziyaret etmeyi çok isterim! Ve Türk fanlar; kayakla atlama izlemeye devam edin!

Söyleşi: Melis Öztek 

PS: You can find the interview in English here

22 Kasım 2015 Pazar

SÜRPRİZLERLE DOLU TEPE KLINGENTHAL


Kayakla atlama 2015-2016 Kış Sezonu biraz güçlükle, ama kesinlikle pek çok sürpriz ve büyük bir heyecanla başladı.



Klingenthal Tepesi, canlı yayında Ozan'ın da belirttiği gibi, 'mimli' tepelerden birisi, diğer bir deyişle, işleri zora sokan ve hatta yarış iptal ettiren rüzgârı ile ünlü bir tepe. Buna geçen senelerde olduğu gibi, bir de beklenen ve henüz gelmemiş olan kış koşulları, yani mevsim normallerinden yüksek seyreden hava sıcaklığı ve bunun sonucunda da kâr yağışının olmayışı nedeniyle sunî kar ile pistin hazırlanması eklenince, bireysel yarışın elemeleri Cuma günü yapılamadı ve Pazar gününe hemen yarış öncesine ertelendi. Burada tüm bu olumsuz koşullara ve tecrübelere rağmen FIS Yönetimi'nin sezon açılışının Klingenthal'de yapılması konusunda ısrarcı olduğu izlenimine kapılmamak da mümkün değil. Tabi ki, fikstürün son derece dolu ve yoğun olduğunu biliyoruz ve organizatörlerin harcadığı hem finansal hem fiziksel çabalar da ortada şüphesiz, nitekim Klingenthal'de Vogtland Arena doluydu, bu manzaraya sezon boyunca pek çok yarış tepesinde rastlayamayabiliyoruz. O nedenle Klingenthal'deki organizatörler, en azından üzerlerine düşeni fazlasıyla yapmış diyebiliriz ama hava koşulları lehlerine değişmeseydi ne yaparlardı acaba diye düşünmekten de kendimi alamadım doğrusu!

Neyse bu işin başka bir yönü, gelelim asıl heyecanlı kısma yani yarışlara! Cumartesi günü oldukça heyecanlı bir takım yarışı izledik. Açıkçası 1. Tur sonunda galip durumda olan Slovenya takımı beni galibiyet için çok umutlandırmıştı. Peter Prevc'ın kardeşi Domen Prevc 132.5m.'lik atlayışı ile bir anda sahneye çıktı ve ortalığı karıştırıverdi. 2. Tur'da da 132 m.'ye giden 16 yaşındaki sporcu bütün dikkatleri üzerine çekiverdi. Buna ağabeyi Peter Prevc'un 139 m.'lik atlayışı eklenince içimden 'Tamam, bu sefer galibiyet Slovenler'in olacak' dedim. Yine Jurij Tepes 135.5 m.'lik atlayışı ile beklenen katkıyı takımına sağladı. 

Almanya, Severin Freund'un 138 m.'lik atlayışı sonrasında dahi Slovenya'nın 13.5 puan gerisinde kalarak 1.Tur'u ikinci sırada tamamladı. Avusturya ise bir zamanların efsane takımından oldukça uzakta, Slovenya'nın neredeyse 46 puan gerisinde 1. Tur'u tamamladı. Hayboeck ve Kraft bekleneni veremedi. Öte yandan takım yarışında Anders Fannemel kıyafeti sebebiyle diskalifiye olunca Norveç takımı bır anda yarış dışında kaldı, çok talihsiz bir andı.

Final Turu'nda ise işler bir anda değişiverdi. Juri Tepes ve Peter Prevc, maalesef yeterli düzeyde atlayışlar gerçekleştiremediler. Buna karşılık, Richard Freitag ve Severin Freund üst düzey performanslar sergileyerek yarışın gidişatını bambaşka bir noktaya taşıdılar ve Almanya'da, Klingenthal'de altın madalyaya uzandılar(1021.9 puan). Freitag ve Freund'un atlayışları göz doldurdu. Slovenya ikincilikte kalırken(1001.5 puan) Avusturya, her iki takımın ardından büyük bir farkla yarışı 3. sırada tamamladı(934.2 puan). Takım yarışında Schlieri'nin performansı, tabirimi umarım hayranları maruz görürler ki Schlieri' ye hayran olmayacak kimse olamaz, tam anlamıyla acınacak vaziyetteydi. Nitekim Pazar günkü bireysel yarışta 130 m.'lik ilk atlayışından sonra 119.5 m.'ye giderek yarışı 17. sırada tamamladı. Bana göre halen daha performansı çok inişli çıkışlı Schlieri'nin, ki canlı yayında Ozan yazı hem fiziksel hem mental anlamda çok iyi değerlendirdiğini söyledi. Umarım, Schlieri'den beklediğimiz, seyre doyamadığımız o seviyeye bir an önce gelir, şimdilik ısınıyordur inşallah diyelim.



Bugünkü bireysel yarışı ise nefesimi tutarak izledim. Norveçli sporcu Daniel Andre Tande ilk turda 142 m.'lik atlayış yaptı ve ikinci sıraya yerleşti. Sloven Peter Prevc ise 139 m.'lik atlayışı ile ilk turu Alman Severin Freund'un önünde 1. sırada tamamladı ve diğer rakipleri ile arasını oldukça açtı. Norveçli sporcular bu hafta sonu inanılmazdı. Vatandaşı Johann Andre Forfang da, eleme turunu 141 m.'lik atlayışı ile kazanarak 1000 Avro'luk ödülün sahibi oldu. 1. Tur'da Noriaki Kasai(136.5 m.) ve Kamil Stoch(137 m.) da göz dolduran atlayışlar yaptılar. Peter Prevc'un kardeşi Domen Prevc, 1. Tur'u inanılmaz bir şekilde 10. sırada tamamladı. Keza Norveçli Kenneth Gagnes(133 m.) 7. ve Alman Richard Freitag(132 m.) 8. sıraya yerleştiler.

Finalde ise inanılmaz atlayışlar birbiri ardı sıra geldi. Domen Prevc 139.5 m.'ye uçtu, Johann Andre Forfang 143 m.'ye uçtu. Stefan Kraft 142.5 m.'ye uçtu, Noriaki Kasai 139.5 m.'te uçtu ki kendisiyle aynı mesafeye giden Domen ile arasında 27 yaş fark var, buna inanabiliyor musunuz, Noriaki Almighty:), Richard Freitag 141 m.'ye uçtu, Peter Prevc 138 m.'ye uçtu ve Daniel Andre Tande 140.5 m.'ye uçtu! Sonucu kestiremiyorsunuzdur bence, çünkü herşey allak bullak oldu, tüm hesaplar şaştı. Öyle ki, Freitag atlayışından sonra ilk sıraya yükselmişti ki, Freund kendisini sadece 0.1 puanla geçerek günün sonunda onu podyum dışına çıkarmış oldu. Adam mutluluktan havalara uçarken bir anda öylece kalakaldı, inanılmazdı gerçekten. Öte yandan, Daniel'in yaptığı iş tek kelimeyle muhteşem! İlk Dünya Kupası galibiyeti ve eğer performansı böyle giderse bu sezonda ondan benzer başarılar daha görebiliriz. Peter Prevc, sadece 3 puanla Tande'nin gerisinde kaldı ve yarışı 2. sırada tamamladı. Freund her iki turda da mesafe olarak Freitag'ın gerisinde kalmasına rağmen 0.1 puanla onu safdışı etmeyi başardı ama sanırım şanslı günündeydi sadece! Noriaki Kasai, her iki turda da müthişti, ilk kez podyuma çıktığı 1992 yılında henüz doğmamış olan sporcular ile hâlâ yarışıyor ve onları geçiyor. 25 senelik bir spor kariyerine imza atmış durumda, bu adam gerçekten fenomen! Domen Prevc günün sonunda ilk kez yarıştığı Dünya Kupası yarışında 8. sırada yer alarak büyük bir sürprize imza attı ve şimdiden bu sezonda neleri başarabileceğini merakla bekliyorum.

Prevc-Freund çekişmesi kesinlikle sürecek görünüyor, her iki sporcu da formda başlangıç itibarıyla, ancak bu sürpriz yapan sporcuların bu düelloyu bozup bozmayacağını hep birlikte göreceğiz. Andreas Wellinger toparlanmış görünüyor. Kamil Stoch bekleneni veremedi, zayıf kaldı. Simi çarpışıyor, pes etmemiş belli ki, bu arada Simi, Martin Scmitt ile birlikte bir spor organizasyonu ve sporcu danışmanlığı şirketi kurmuş ve Severin Freund da ileride bu şirkette çalışacak sporculardan birisi olacakmış, biz de buradan hayırlı uğurlu olsun diyelim.



Bu detaylara belki de son olarak, bu sezon 31 tane bireysel ve 6 takım yarışı toplam 37 yarış düzenleneceğini, yarış sayısında büyük artış olduğunu ve FIS'in her zamankinden daha da azimli olduğunu eklemek isterim. Eğer hava koşulları iyi olursa dolu dolu bir sezon bizi bekliyor olacak. Sezonun öne çıkan tek organizasyonu, Ocak ayında Kulm'da gerçekleşecek olan Dünya Kayakla Uçma Şampiyonası. Öte yandan, bu organizasyon haricinde sporcuların motivasyonu ve konsantrasyonu Dünya Kayakla Atlama Kupası üzerinde olacak. İnşallah yeni şampiyonlar ve yeni rekorlar ile dolu bir sezon olur. İştahımızı kabartan yarışlar izlemek nasip olur diyorum.

Hepinizin gözlerinden öpüyorum, sağlıcakla kalınız.